evim yanıyo' dediklerim❤️‍🔥🙂‍↕️
10 stories
TEN BATAN DİKENLER  by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 6,643
  • WpVote
    Votes 246
  • WpPart
    Parts 1
Leyla Tunalı, özel bir opera ve bale salonunun baş sopranosuydu ve bir gece, kariyerinin zirvesini gördü. İki yıldır sürdürdüğü, ciddi olduğunu düşündüğü ilişkisi aynı gecede kuruyan bir gülün yaprakları gibi ihanetle darmadağın oldu. Leyla tanık oldu. Hem kendine, hem de ülkeye yapılan ihanete şahit oldu. Kendini birden, öyle karmakarışık bir operasyonun içinde buldu ki artık kariyeri tehlikedeydi, işyeri tehlikedeydi. Hayatı tehlikedeydi ve yaptığı işbirliği karşılığında onu koruyabilecek tek kişi, kendi karanlığından çıkıp geldi. Yavuz Selim Aladağ. Askeri üniformasının üzerine taktığı maskeyle onun yanında, evinde, odasında, bazen yatağında dururken, Leyla'nın gece karası saçlarının hep özgür tuttuğu bileklerine dolanacağını tahmin etmemişti. Yavuz'un inandığı bir şey vardı; tarih hep kötü bitenleri yazardı, iyi biten aşk da yoktu zaten. Yine de o sahip olduğu ve olacağı her şey için sonuna dek savaşmayı öğrenmiş bir askerdi. Leyla'nın hem teni hem ruhu dikenliydi, Yavuz'un elleri ise yara bereye aldırmazdı. Yara alan hep ten olmazdı, bilirdi. Şayet Leyla dikense, Yavuz dikene batan tendi. Leyla ise ten batan diken. "Ben bu gülü bile isteye kopardım, dikeni battı diye şikayet etmeyeceğim," dedi Yavuz, yüzündeki kar maskesini çekip çıkarırken. Elleri kan içindeydi. "Senin bir gülden çok diken olduğunu fark edeli de çok oldu. Sana yaklaşmayı ben istedim." Çenemi kavradı, kanın ıslaklığını tenimde hissettim ve Yavuz kapkara gözleriyle gözlerime baktı. Beni öpmeden hemen önce son cümlesini söyledi. "Ben bir dikene batan ten oldum, sen de tenin göğsüne saplı diken." YAVUZ SELİM ALADAĞ & LEYLA TUNALI
ATEŞKES | ASKIYA ALINMIŞTIR by halapenobiberi
halapenobiberi
  • WpView
    Reads 89,482
  • WpVote
    Votes 6,061
  • WpPart
    Parts 16
"Yalnız olmak zorunda değilsin, Veda. Bu süreçte tek başına olmana gerek yok." "Yalnız değilim ki," dedi Veda sesinin titremesini umursamayarak. Kaya fark ettiyse de yapacak bir şey yoktu. Sıcak parmaklar kendi elini nazikçe kavramışken, sevgiye olan ihtiyacı karnına ağırlık gibi oturdu. Bakışları ellerine kayınca yutkundu. Çekmek istemiyordu, bunun için hamle yapmadı. Hayatta seksten başka şeyler de vardı. Bunu biliyordu ama istemiyordu. İstemediğini sanıyordu. Kaya'yı yeniden görmek, her şeyin başa sarmasına neden olmuştu. Saçmalamaya devam ederken bakışları ellerinden çekilip odada dolandı. Yine de adamın gözlerine bakacak cesareti yoktu. "Yani Arhan var. Berkant var. Melda'yla Irmak var... Bir sürü arkadaşım var, bazıları yanımda değil ama onlar da hep yakınlarda yani..." "Bence onlardan bahsetmediğimi çok iyi biliyorsun Veda. Arkadaşlarından bahsetmiyorum.." "Ki-Kimden bahsediyorsun?" "Kendimden. Kendimden bahsediyorum..." • XXX.IX | texting içerir ama tam da texting değildir. ilk birkaç bölüm tamamen texting, kalanı ise ara ara texting içerecek genel kurgudur. Uyarı: Kitapta cinsel içerik, küfür vb. unsurlar filtresiz olarak yazılmaktadır. Başlayan herkesin bunu dikkate alması rica olunur.
GÜLPEMBE by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 68,822
  • WpVote
    Votes 7,001
  • WpPart
    Parts 17
Ağabeyi onu masallardaki bir prensese benzettiği için lakabını bir isim gibi üzerinde taşıyan Güzel, abisi ile birlikte küçük bir lojman dairesinde yaşayan, üniversite son sınıf öğrencisidir. Ağabeyi Harun, işi yüzünden sık sık göreve gider ve son gidişinin ardından, geri dönemez. Ölümü Güzel'in hayatına ve ruhuna bir yıldırım gibi düşer. Harun son nefesini vermeden onu en yakın arkadaşına, Cesur Yakut'a emanet eder. Ağabeyinin emaneti, lojmanda bir sivil olarak tek başına kalamayacak olması ve hayatı ile ilgili aldığı tehdit mektupları, Güzel'in kendini aniden abisinin en yakın arkadaşı ile anlaşmalı bir evliliğin içinde bulmasına sebep olur. Güzel, ismi ile değil, duygusuzluğu ve hislerinin yoksunluğu ile lanetlendiği için Çirkin olan bir adamın, camdan çiçek bahçesinin içine hapsolur. Sonra o cam kubbenin içine, adamın lanetinin üzerine, hislerini bir gül fideleri gibi ekmeye başlar. Fidelerin çiçek açacağından umutludur. Ancak ne derler bilirsiniz, Çiçek açsa da her gül, solmaya mahkûmdur. "Bileklerime kadar dikenlerle yaratmış beni Tanrı," dedi, sesinin iğne deliği kadar küçük bir boşluğundan bile bir his alamıyor, göremiyordum. "Güller için elimi tutsan bile, yara içinde kalacaksın Güzel." Dudaklarını ıslattı. "İşte bu yüzden, işte bunun için." ❧ Kurgunun temeli 2015 yılına dayanmaktadır.
ZARİNA  by gumusbirkirlangic
gumusbirkirlangic
  • WpView
    Reads 72,157
  • WpVote
    Votes 4,937
  • WpPart
    Parts 13
Yetişkin okurlar içindir!!! Karadeniz'de aşklar fırtına gibi kasıp kavurur. Mardin'de ise sessiz yaşanır. "Bana dokunmamak için bu mücadelen," dedim yavaşça. Sesim sandığımdan daha sakindi. Gözleri gözlerimi bulduğunda bastırdığı duygular oradaydı. "Hayır," dedi ve birkaç saniye duraksadı. "Evet." İkilemi karşısında kaşlarım havalandı. Demirhan tuttuğu nefesini sertçe verdi. 
"Sikeyim! Evet," diye yükseldi aniden. "Çünkü dokunursam durmam. Sahte karıma dokunursam duramam, sikerler böyle işi."
SANA UZAK YAKINLAR by halapenobiberi
halapenobiberi
  • WpView
    Reads 715,673
  • WpVote
    Votes 36,602
  • WpPart
    Parts 22
Koskoca dünyanın kendine kıyasla, küçücük bir mahallenin ismiydi Tanyeri. Kendi içinde büyük dertleri olan, onlarca insana ev sahipliği yapar ve ayrı ayrı korurdu her birini. Füsun, üniversiteyi bitirdikten sonra, evine artık mesleğini yapmaya hazır bir hemşire olarak dönmüş, senelerdir uzak kaldığı mahallenin içinde eski yerini bulmaya çalışıyordu. Korkut, onca senenin ardından annesine kavuştuğunda, beklemediği şeylerle sarsılacak, gerçeklerin ağırlığı altında ezilecekti. Onun mahalleye dönüşü ve bir fırtına edasıyla Füsun'un hayatını girişi neleri değiştirecekti? Peki ya Korkut, içine bulaştığı sorunlardan kurtulmaya çalışırken, bir de senelerdir içinde tuttukları ona ağır gelmeye başladığında neler olup bitecekti? Füsun'un yıllardır bildiğini zannettiği her şey, bambaşka gerçeklerle karşısına geçtiğinde, yaşananları nasıl karşılayacaktı? Tanyeri'nin küçük karmaşası herkesi kolları arasına çektiğinde, olacakları hiç kimse tahmin edemeyecekti. Mahallenin birbirlerine en uzak ama aynı zamanda en yakın olan iki sakini, kalplerinin karşısında kaldığında zaman nasıl bir yol izleyeceklerdi? • [V.XII.MMXXI]
LÂDEN by scaroftheocean
scaroftheocean
  • WpView
    Reads 1,056,316
  • WpVote
    Votes 66,149
  • WpPart
    Parts 42
"Cennetten kovulan her melek, şeytandan medet umar." Adı Lâin Safderun, attığı her adımda hem korku hem de savaş var. Annesinin onu küçük yaşta terk etmesinin ardından alkolik ve kumarbaz babasıyla küçük evinde hayatını idame ettirmeye çalışan biriydi. Bir sabah aldığı telefonla, gittiği kumarhanede babasının artık yalnızca kartlarla değil; kurşunlarla kumar oynadığına şahit oldu ve babasının borcunu kendi boynuna bir idam ipi gibi geçirdi. Karanlığın içine şarampole yuvarlanan bir araba gibi hazırlıksız, yaralar ve eziklerle girdi. Tan Rayiha'ya kendi ruhundaki tedavi edilemeyecek eziklerle âşık oldu, onun bu karanlığın sahibi olduğunu, borçlu olduğu kişi olduğunu bilerek yaptı bunu. Karanlıkta onun geçmişine dair parçaları ararken, bulduğu parçaların kendi hayatına ait olduğunu fark edemedi. Karanlıkların üzerine güneş doğunca, kıyamet kopunca, gerçek şeytanları gördü. "Sana güvenmiştim," derken, sesim kırgındı. Sadece kırgındım ona. "Asıl şeytan senmişsin." 2018.