DerinAydoan
- Leituras 8,821
- Votos 1,212
- Capítulos 59
Bir zamanlar küçük bir şehrin lüks semtlerinde ünlü bir ressam varmış. Ressamın yanında ise bir adam oturuyormuş, onun patronuymuş. Patronu ne isterse onu çizermiş. Bir gün patronu demiş ki, "Geçmişin izlerinden kurtulmaya çalışan bir adam çiz, Carlos." Ressam kaşlarını çatmış. Bir süre anlayamamış ne demek istediğini. "Çizsene, neden öyle bakıyorsun?" demiş patron. Bakışları dalgalanmış bir an.
Ressam ikiletmemiş. Siyah renklerin hakim olduğu bir adam silueti oluşturmuş tuval üzerinde. Patron onu izlerken gülümsemiş. "Carlos?" demiş sorar gibi. "Onun hayatını biraz renklendirir misin?"
Şaşırmış Carlos. "Efendimiz," demiş. "Geçmişi kötü olan bir adamdan bahsettiniz." Ressam için kötü geçmiş, sadece siyah ve gri tonlarını yansıtıyormuş.
Patron başını sallamış. "Haklısın, Carlos." Gülümseyişi genişlemiş. "Ancak onun da hayatını renklendirmeye hakkı var, öyle değil mi?" Hiç düşünmemiş bile, patron. Kaşlarını sertçe çatıp tuvale bakmış. "Yanına bir kadın çiz. Renkleri canlı olsun."
Carlos yine ikiletmemiş, bir kadın çizmiş. Renkleri çok canlıymış. Yanındaki siyahlar içinde kalan adam halinden utanmış. Kendini böyle bir kadına layık görememiş. "Efendimiz," demiş tekrar. "Sizce de çok uyumsuz değil mi?"
Patron derin bir nefes almış. "Değil," demiş direkt. "Bir kadın renklerinden vazgeçmediği sürece canlandıramayacağı hiçbir renk yoktur." Carlos'un bakışlarından geçen cümleleri görünce sessizce burnundan gülmüş. "Evet, Carlos. Siyahı bile." Siyah her renge kasvet veren, baskın bir renkti. Onun değdiği her renk özünü kaybeder, canlılığını yitirirdi. Bir insanı simsiyah yapmak ise çok zordu. Ona bunu yapacak güç ancak ve ancak siyah bir kalp olabilirdi. Kötülük kokan siyah bir kalp...
O hâlde gelin, zorla siyaha maruz bırakılan o adamın, bir kadınla nasıl hayat bulduğunu sizlerle okuyalım.