Nihallimce
"Sekiz yıl... Dile kolay ama kalbe ağır."
Eylem, yıllar sonra çocukluğunun geçtiği mahalleye döndüğünde, sadece eski sokaklarla değil, sessizliğiyle duvarlar örmüş bir Aras ile karşılaşır. Aralarında hiç kurulmamış cümlelerin, hiç edilmemiş vedaların ağırlığı varken; Aras'ın dudaklarından dökülen tek bir kelime her şeyi altüst eder: "Mektup." Kayalıklara vuran hırçın dalgaların arasında, bir saatlik bir zaman dilimine sığdırılmaya çalışılan koca bir geçmiş... Okunmamış bir mektup, bir hayatın rotasını değiştirebilir miydi? Eylem, en yakın arkadaşının sakladığı o kağıt parçasının peşine düşerken, Aras'ın sekiz yıl boyunca hiç var olmamış bir vedanın yasını tuttuğunu öğrenecektir.
Peki ya o mektup zamanında ulaşsaydı, bugün kimin hayatını yaşıyor olurlardı?