Göz bebeklerim
13 historias
yara izi tacirleri por simaayss
simaayss
  • WpView
    LECTURAS 1,424,428
  • WpVote
    Votos 115,657
  • WpPart
    Partes 44
Solcu katili diye tanıtılan bir ülkücü ona atılan iftiralar sonucunda solcularla dolu bir koğuşa mahkum düşer. +18, cinsellik, argo ve olumsuz davranışlar vardır. İki erkeğin ilişkisini konu almaktadır. (ara verildi)
disiplin por simaayss
simaayss
  • WpView
    LECTURAS 3,380,381
  • WpVote
    Votos 221,837
  • WpPart
    Partes 54
Yeni mezun olmuş bir edebiyat öğretmeni, İzmirden ayrılarak körpe bir kasabaya taşınır. • İki erkeğin aşkını konu alır. Cinsellik ve argo vardır.
Yeşil [BxB]  por akrrpkralice02
akrrpkralice02
  • WpView
    LECTURAS 216,965
  • WpVote
    Votos 8,473
  • WpPart
    Partes 59
Kerem ve Demir aynı kıza aşık iki düşmanken sarhoş oldukları bir gün yanlışıkla birlikte olurlar ve işler karmaşık bir hale gelir. Uyarı Cinsellik Argo Küfür Şiddet içerir
AZİZ BEY  por yasemin_bella
yasemin_bella
  • WpView
    LECTURAS 18,365,481
  • WpVote
    Votos 679,704
  • WpPart
    Partes 58
Bu kitap +18 yetişkin içerik vardır. Kuma ve kadına şiddet aşağılama yoktur Büyük acılar dilsizdir derler, Hazalın bütün acıları da dilsiz değil miydi. Onun acılarına susan şeytanlar yok muydu, onu ateşte yakanlar yok muydu. Peki kimdi suçlu, kimdi bütün bunların sebebi, kader miydi onun boynuna mıydı ahları. Şimdi yine kaderi onu bir sevda ateşine atmamış mıydı. Kimseye boyun eğmeyen Aziz Dağıstanlı Bir tek aşka yenildi +18 yetişkin içerik. Şiddet cinsellik argo ve küfür barındırır
Kurt Bey  por yasemin_bella
yasemin_bella
  • WpView
    LECTURAS 5,065,959
  • WpVote
    Votos 298,622
  • WpPart
    Partes 60
Bu kitap +18 yetişkin içeriğe sahiptir. Kuma ve kadına şiddet aşağılama yoktur "Daha evlenmedik üç gün sonra dönünce nişan takacağız bir aya kalmadan evleniriz, ama ben can eşimi buldum." Kurt bey Neyrana bakınca yeşil kahve gözleri parladı. Uzakta onu acıyla izleyen bal rengi gözlerden bir haberdi. O gözlerin önünde canı alınmıştı Neyranın. En büyük acıyı vermişti ona, içini söküp almıştı. Ömer Mirza acıyla yutkundu, zamansız bir el ayırmıştı onları. Ömer Mirzanın gücü yetmemişti hiç bir şeye. Kurt bey eğilip Neyranın boynuna bir öpücük bıraktı. Oysa Ömer Mirza Neyranın teninin kokusunu bile bilmezdi. Onu en çok yaralayan şeyse Neyranın Kurt beye bakan gözleriydi. O gözlerde güven vardı, yeni yeni filizlenen bir aşk vardı. Yanan bir kadın Neyran Cevheri İntikam için herşeyi göze alıp yakan bir adam Ömer Mirza Altuner Sevmek için kalbi olmadığına emin olup bir çift göze tutulan Kurt Agâh Viranlı Yetişkin içerik şiddet cinsellik argo ve küfür barındırır (kitap yetişkin içerik barındırıyor. şiddet küfür argo ve cinsellik var ona göre okuyun bebekler )
YILDIRIM BEY por yasemin_bella
yasemin_bella
  • WpView
    LECTURAS 8,538,091
  • WpVote
    Votos 320,136
  • WpPart
    Partes 46
Bu kitap +18 yetişkin içeriğe sahiptir Kuma ve kadına şiddet aşağılama yoktur Dudaklarına kapanmadan hemen önce fısıldadı Mardin'in sahibi Yıldırım Aladağ. " Sen benimsin Cana sen bana aitsin" Herkesin çekindiği korktuğu Mardin'in sahibi Yıldırım Bey. Bir yaralı kadın Cana Ve onları bir araya getiren bir hata... +18 şiddet cinsellik küfür argo barındırır yetişkin içerik, küfür argo vb kelimeler var. ona göre okuyun kitabı.
BERZAN GÜMÜŞ por yasemin_bella
yasemin_bella
  • WpView
    LECTURAS 8,591,560
  • WpVote
    Votos 332,854
  • WpPart
    Partes 46
Bu kitap +18 yetişkin içeriğe sahiptir. Kuma ve kadına şiddet aşağılama yoktur. "Sana bir seçenek sunmuyorum Gümüş sen benimsin bana aitsin ne kadar çabuk kabul edersen o kadar iyi olur." Aşiretler ağası Berzan Demirhan yaralı bir kadın Gümüş Ceyhan ve ikisini bir yazan kader. Yetişkin içerik argo küfür şiddet cinsellik barındırır.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 7,880,576
  • WpVote
    Votos 194,350
  • WpPart
    Partes 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
YARALASAR(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 17,627,399
  • WpVote
    Votos 701,544
  • WpPart
    Partes 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    LECTURAS 37,908,669
  • WpVote
    Votos 1,657,063
  • WpPart
    Partes 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!