irmak_walker
- Reads 1,123
- Votes 74
- Parts 5
+18 şiddet olabilir cinsellik içerik.!
MAHALLE KURGUSU.!
"Ben Meriç Ela. Mahallenin neşesi, babasının çilesi, Korkmazların ise can düşmanı..."
İstanbul'un o eski, cıvıl cıvıl mahallesinde beni kime sorsanız neşemi, kahkahamı, haksızlığa gelemeyen asabi damarımı anlatır. 21 yıllık hayatım bir şantiye gibi darmadağındı. Annem Leyla, mahallenin o mafya bozuntusu zengin adamına, Yıldırım Korkmaz'a platonik bir saplantıyla bağlıydı. Sonu ne mi oldu? Annem o adamı vurdu, katil oldu, hapislerde kahrından öldü. Geriye bana ne mi kaldı? Ayyaş, kumarbaz bir baba ve her gün eve ekmek parası getirmek için koşturan yorgun bir beden.
Bir de o vardı... Arman Sarp Korkmaz.
Babasının ölümüyle mahallenin başına geçen, mavi gözleriyle adeta ölüm saçan, dev gibi, heybetli o ağır abi. Mahallede ne zaman karşılaşsak birbirimizin boğazına sarılırdık. O benden, annemin günahı yüzünden nefret ederdi; ben de ondan ve o karanlık, kibirli soyadından tiksinirdim. Ben ne kadar neşeliysem, o o kadar karanlıktı. Ne kadar dik başlıysam, o beni ezmek için o kadar acımasızdı.
Ama kader, kumarbaz babamın elindeki zarlarla yazıldı.
Babam Cengiz, gitmiş Arman Sarp'ın kumarhanesinde tüm hayatımızı, evimizi, hatta canını ortaya koyup kaybetmiş. Karşıma dikildi o dev adam. Kirli sakalını sıvazlayıp, o buz gibi mavi gözlerini gözlerime dikti ve hayatımı iki kelimeyle cehenneme çevirdi:
"Babanın canı, benim nikahım altında öleceğin bir ömre karşılık Meriç Ela. Ya o herif ölecek, ya sen Korkmazların gelini olacaksın."
Şimdi soruyorum size; neşem bu karanlığı aydınlatmaya yeter miydi? Korkmazlara gelince asabileşen o yırtıcı kız, nefret ettiği o adamın soyadını parmağında bir leke gibi taşırken dik durabilir miydi?
Bu bir aşk hikayesi değil. Bu, intikam ateşiyle yanan dev bir adamla, o ateşin içinde bile kahkaha atmaya çalışan bir kızın savaşı...