KESİN OKU
5 stories
OD- Kelebeğin Dönüşü (+18)  TAMAMLANDI by Senabookss
Senabookss
  • WpView
    Reads 65,293
  • WpVote
    Votes 3,357
  • WpPart
    Parts 74
Karanlık aslında bahsedildiği gibi kötü değildi. Biz ışığı iyi seçtik diye karanlık kötü olmuştu, peki karanlığı seçseydik ışık kötü olur muydu? Karanlığın iyi, ışığın kötü olduğu bu hikayede acıların bizi beslediğini ve iyilerin aslında her zaman kazanamadığını görmeye hazır mısınız? Alisa Havas... Soylusu olduğu şehri terk eden Alisa, gittiği şehirde yaşadığı olayla iki sene ardından şehrine geri dönmek zorunda kalır ve bu zorunluluk canının bedeninden ayrılma korkusundan kaynaklıdır. Şehrine dönerken peşinden getirdiği düşmanlar ve sorunlar onun ve terk ettiği insanların hayatını etkileyecek Alisa'yı amansız bir savaşın içine sokacaktı. Güç ve acımasızlığın vücut bulmuş hali olan, ruhunu şeytanla ve içindeki canavarla paylaşan Alisa, ortasında kaldığı savaştan nasıl kurtulacaktı? İçinde girdiği savaş sadece canıyla ilgili miydi yoksa kalbinin de etkisi var mıydı bu savaşta? Yağız Ertuğ... Kelebeğinin, hayatının kadının onu terk edişiyle yaşadığı ihaneti kabul edememişken sevgilisinin geri dönüşü onu ve içinde büyüttüğü aşkı nasıl etkileyecekti? Hayatını adadığı kadının ihaneti yüreğini ve benliğini karanlığın derinlerine gömmüşken gün ışığı tekrar vurabilecek miydi gömülen kayıplarına? Ya her şey aslında bununla ibaret değilse? Krallığın sırları içinde düşmanların saldırısı mı daha zordu yoksa içimizdeki savaş mı? Kimsenin göründüğü gibi olmadığını illa yaşayarak mı öğrenmeliydik? Peki en güvendiğimiz aslında en güvenmememiz gereken kişiyse... o zaman ne yapmalıydık? Silahların ve gerilimin en üst düzeyde olduğu hayatta, yaşam ve aşk bir o kadar riskliydi. Bu risk alınmaya değerdi peki biz aşkı yaşamaya değer miydik? "Bizim hikayemiz hayat gibiydi, nerde ne olacağı belli olmayan bir belirsizlik..." Hikayemizin şarkısı: Manga- Her Aşk Öl
VERA İLE VAHA by kariabenam
kariabenam
  • WpView
    Reads 8,059,785
  • WpVote
    Votes 365,136
  • WpPart
    Parts 61
!!! +18 "Geçmişin bana ait," dedi ve kulağıma yaklaşarak fısıldadı. "İstesen de beni unutamazsın." Geçmiş can yakar. Yıllar sonra karşılaştığında bile. Fakat madalyonun iki yüzü vardır. Her şey çok güzel olabilirdi; onu tekrar görmeseydim. Henüz gençliğinin baharındayken, sevdiği adam tarafından acımasızca dünyası başına yıkılan Eylül'ün ölmekten başka hiçbir planı yoktu. Gözünü kapatıp teslim olduğu adam olan Vaha, onu bir başına ve yüzüstü bırakıp gitti. Yaşadıkları anların hepsinin acı bir hatıraya gömüldüğünü dehşetle izledikten sonra ardı ardına darbe aldı. Annesinden, babasından, ağabeyinden... Bir zamanlar deli gibi sevdiği Vaha, tüm hayatını ellerinden çalmıştı. Uykusunda gördüğü dur durak bilmeyen kabuslarla, uyandığında umutsuzluğun beslediği ruhunu huzura kavuşturmaya kararlıydı. Ta ki dünyanın en kibar ve anlayışlı adamı olan Özgür'le tanışana dek... Eylül, uzun yıllarının ardından onu unuttuğunu sanıp yeni hayatının taslağını çizdikten sonra Vaha ile tekrar karşılaşır ve fitilin ucu ateşlenir. Çaresiz, umutsuz ve bir o kadar da yasak aşkın pençesine girmemek için birbirlerini mahvetmek pahasına ikisi de mücadele eder. Eylül'ün doğru sandığı yanlışları tokat gibi yüzüne çarparken, gerçekler onu dipsiz bir kuyuya atar. Fakat yazgının kesin çizgisinden çıkmak ne kadar mümkün olabilirdi ki?
MEÇHUL (Kitap oldu) by haticebariss
haticebariss
  • WpView
    Reads 1,130,991
  • WpVote
    Votes 26,524
  • WpPart
    Parts 59
Mavi gözlerini kilitlemişti gözlerime "Sende kimsin?" O kadar güzel bir kızdı ki. Silahımı ona doğrultmuştum. Korkudan yavaş adımlarla geri geri gidiyordu. Tek kelime etmedi. Çok korkmuş olmalıydı. Çok hızlı nefes alıp veriyordu. Birkaç adım daha geri gittikten sonra hızla masadan aldığı bardağı bana fırlatıp kaçarak çığlık atmaya başladı. "İmdaat! Yardım edin!" Silahımı belime yerleştirdim. Arkasından gittim. Merdivenlerden yukarı çıktı. Bir odaya girip kapıyı üzerine kilitledi. Kapının kulbunu tutup iki kere çevirdim. Açılmadı tabi. İki omuz darbesiyle açtım kapıyı. Hızla elindeki telefonu alıp sert bir şekilde yere fırlattım. Bağırıyordu, kaçmaya çalıştı. Kolundan tuttum dolaba yasladım .......... O iğrenç nefesini hissettim, boynumda gezinen iğrenç dudaklarını. Artık sessizce akıyordu göz yaşlarım. Belli belirsiz vurmaya, itmeye çalışıyordum onu. Kısık bir sesle ağlayarak celladımdan aman diliyordum ama nafile "Hayır, hayır lütfen"
G A M | 21 (TAMAMLANDI) by yazarinoykusuu
yazarinoykusuu
  • WpView
    Reads 93,407
  • WpVote
    Votes 1,306
  • WpPart
    Parts 54
"𝙰𝚒𝚕𝚎𝚖𝚒 ö𝚕𝚍ü𝚛𝚎𝚗 𝚊𝚍𝚊𝚖𝚊 𝚊şı𝚔 𝚘𝚕𝚊𝚋𝚒𝚕𝚎𝚌𝚎𝚔 𝚖𝚒𝚢𝚒𝚖?" 𝙆𝙖𝙛𝙖𝙢𝙙𝙖𝙠𝙞 𝙩𝙚𝙠 𝙨𝙤𝙧𝙪! * * * 'DEMIR GITME! DEMIR YALVARIRIM GITME. BANA SÖZ VERDIN.' Diye bağırdım yüksek bir sesle boğazım bile acıyordu ama Demir hiç bir şey olmamış gibi arabasını çalıştırıp gitmişti. Beni ölüme itmeye seçmişti... 'Yayınlama tarihi 11/06/2022'