🩷
7 stories
AŞKIN KILICI (TAMAMLANDI/DÜZENLENİYOR) by wpersephone0
wpersephone0
  • WpView
    Reads 43,434
  • WpVote
    Votes 4,854
  • WpPart
    Parts 76
19. yüzyılın sonlarında Linda, hem bir savaşçı hem de bir hanımefendi olarak kimliğini bulmaya çalışır. Babasının sayesinde aldığı kılıç ve ok dersleriyle özgür bir ruh olarak yetişmiştir, ancak annesi, onun toplumun kurallarına boyun eğen bir hanımefendi olması için baskı yapar. Linda, evlenme yaşı geldiği gerekçesiyle zorla sosyal ortamlara sürüklenirken, özgürlüğü ile tehdit edilerek kendini istemediği bir randevuya razı bulur. Linda, Nick ile bir baloda buluşur. Fakat bu randevu, sıradan bir karşılaşma değildir. Linda, bu adamın hayatını sonsuza dek değiştireceğinden habersizdir. Daha sonra ise her zaman gittiği ormanda tesadüf eseri aynı adamın kuzeni olan David ile tanışır ve kalbinin derinliklerinde bir çatışma başlar. Bir yanda kendini adadığı yol, diğer yanda David ile hissettiği çekim... Linda, tutku, ihanet ve özlemin iç içe geçtiği bir girdabın içinde kendi kaderini çizmeye kararlıdır. Aşk mı, özgürlük mü? Linda, her ikisi için de savaşmaya hazırdır.
PUSULA | Tamamlandı by fatmakaynakk
fatmakaynakk
  • WpView
    Reads 33,200
  • WpVote
    Votes 13,084
  • WpPart
    Parts 89
"Seni kaybedemem." dedim. Avuç içleriyle yanaklarındaki taze ıslaklığı yok etti. "Beni kaybedeceksin." ~ Böyle, değil mi? Sadece hatıralar Aren. Önemli olan sadece, bu dünyaya bıraktığımız hatıralar." ~ Bana yönünü kaybedip boğulan, dalgalarla boğuşup denizlerin kıyılarında hayat bulan kaplumbağalar gibi hissettiriyordu. ~ PUSULA, ETKİSİNDE KALACAĞINIZ BİR KİTAPTAN DAHA FAZLASI... KİTABA GİRİN VE ROMANTİZM, DRAMA KRALİÇENİZE SELAM VERİN. ✨ 1# tablo 1# pusula 2# resim 4# ressam 6# yara 7# psikoloji 9# yeniyetişkin 10# psikolog 23# drama TÜM TELİF HAKLARI BU HESABA,BU YAZARA AİTTİR. ÇALINMASI, KULLANILMASI VB. HALİNDE YASAL İŞLEM BAŞLATILACAKTIR. 31|07|23p
SON RUBLE by ilaydaK14
ilaydaK14
  • WpView
    Reads 5,959
  • WpVote
    Votes 2,210
  • WpPart
    Parts 42
"Sarhoşsun," dedi, sesi bir tık daha alçak ve yakındı şimdi. "Değilim!" diye bağırdım, ama hemen ardından hıçkırdım. "Sadece... dünya biraz fazla hızlı dönüyor bugün. Hem sen cevap ver. Peşimdesin değil mi? İtiraf et. Savcıyı izlemek zevkli mi geliyor sana? Bak, elimde kelepçe var... yani odamda var... yani hayır, çantamda..." "Bin şuraya Afra. Yoksa zor kullanmak zorunda kalacağım ve emin ol bu sefer o kelepçeyi ben takarım," diye fısıldadı kulağıma doğru. "Sen..." dedim, başımı koltuğun arkasına yaslayıp ona yan bir bakış fırlatarak. Sesim hala alkolün etkisiyle biraz yayılıyordu. "Sen bana kelepçe falan takamazsın. Senin kelepçen bile yok... Sen kimsin ki? Savcıyım ben, savcı!" Uygar, araba hareket ederken bana doğru hafifçe döndü. O karanlık, tehlikeli gözleri üzerimde gezindi. Yüzünde, ne zaman ne yapacağı belli olmayan o adamın ürpertici ifadesi vardı. "Ayrıca..." dedim, elimle karnımı tutup yüzümü buruşturarak. "Beni öyle baş aşağı taşıdığın için midem altüst oldu. Her şey senin suçun! Midemi mahvettin!" Uygar, o ciddiyetiyle bana yaklaştı. Aramızdaki mesafe bir anda tehlikeli bir boyuta indiğinde, sesindeki o tehditkar, derinden gelen tonu duydum: "Taktığımda görürsün Savcım," dedi, nefesi tenimi yakarken. "Kelepçem var mıymış, yok muymuş... O zaman anlarsın." Zihnim o an alkolün yarattığı o bulanık boşlukta bir bağlantı kurdu. O ses tonu, o bakışlar ve kelepçe kelimesi... Bir anda gözlerim faltaşı gibi açıldı. Hiç düşünmeden, o anki sarhoş cesaretiyle bağırdım: "Sapık!"
BU SADECE BAŞLANGIÇ by demet83
demet83
  • WpView
    Reads 15,308
  • WpVote
    Votes 4,308
  • WpPart
    Parts 42
Elimi uzatıp onun elini tuttuğumda beni kaldırıp kucağına aldı. Kendi etrafımızda dönüp duruyorduk. Sanki dans eder gibiydik.. ***** Şimdiyse burada, bu kana bulanmış savaş alanında, yer yüzüne mahşer gününü bizzat ben getirdim. Bu günün geleceğini hep biliyordum. Üzerimde savaş zırhım, elimde gümüş kılıcım ve acımasız ordum ile onlara yaptıklarımı çoktan haketmişlerdi. Ve bu onlara sunduğum en merhametli adaletti. Bu kan vadisinde yürürken, gözlerimi kapattım ve kan kokusunun ciğerlerime dolmasına izin vererek derin bir nefes aldım. Zaaflarımdan tamamen arındım. Artık beni durdurabilecek bir güç yok. Belki de geçmişte o köprüden geçmeme izin verilmeliydi. Ama artık çok geç. Ne benim, nede bir başkasının o köprüden geçmesine asla izin vermeyeceğim. Her iki alemde de onlara cehennemi yaşatacağım. Cennet artık onlar için sadece masaldan ibaret. Bu yüzden onu yakmalıyım. O köprüyü sonsuza dek yok etmeliyim. Savaş başladı... Peki ya siz; hiç ay ışığında iblis ile dans ettiniz mi? ***** Tarihteki ilk cinayet... İyi ve kötü arasında ezelden beri devam eden savaş... Kendi çocuğunu katleden bir anne... Asırlardır süren imkansız bir aşk... Henüz işlenmemiş bir cinayet... Selam, Bu tarihi fantastik kurgu içerisinde pek çok şey bulacak ve sayısız maceraya atılacaksınız. Yer yer tanıdık isimler ve mekanlar olsa da, genel olarak hikayede ki yer, mekan ve kişilerin hemen hepsi hayal ürünü ve hikaye tamamen kurgudur. Ve tüm hakları saklıdır. Çalınması veya kopyalanması durumunda yasal işlem başlatılacaktır!! Keyifli okumalar dilerim..❣️ +18 ve şiddet- küfür içerebilir*
GÖLGENİN RUHU by wpersephone0
wpersephone0
  • WpView
    Reads 577
  • WpVote
    Votes 101
  • WpPart
    Parts 13
"Benden korkmuyor musun, Eliora?" Sessizliğin içinden gelen bu fısıltı, Eliora'nın dünyasını altüst edecekti. Sislerin içinde kaybolmuş bir labirent. Çıkışı olmayan karanlık bir yolculuk. Geçmişi, ailesi ve hatta kendisi hakkında bildiği her şeyi sorgulamasına neden olan o karanlık silüet. Eliora, kabuslarında karşısına çıkan bu gölgeyle her defasında biraz daha karşı karşıya geliyor. Ve her seferinde biraz daha ona çekiliyor. Karanlıkla kurulan bu tuhaf bağ, Eliora'yı hem korkutuyor hem de büyülüyor. Ama bu gölge kim? Onu neden çağırıyor? Ve asıl soru şu: Eliora, ailesine ulaşmak için kendi ruhunun derinliklerine inmeye hazır mı? Karanlık bazen sadece korkutmaz. Bazen seni sana en çok yaklaştıran şey olabilir.
KAOSUN DİŞLİ MÜCEVHERİ by fatmakaynakk
fatmakaynakk
  • WpView
    Reads 1,172
  • WpVote
    Votes 218
  • WpPart
    Parts 19
Sert avucu bileğimi kavradığında beni kendine doğru çekti. Kendisine doğrulttuğum namlu kalbinin hemen altınayken gözlerime baktı. "Sen benim en başından beri, tek düşmanımsın." İhtiras dolu bakışlarına tezat, kanlı dudaklarından sızan sözleri, tıpkı zehirli bir yılan gibiydi. Elimde sıkı sıkıya tuttuğum soğuk silahın namlusunu, mide boşluğuna daha da bastırdım. "Hadi ama..." dedim sessizce, buna inanmak istemiyor gibi. "Bunun bir yalan olduğunu söyle." Alnını alnıma yasladığında belki de ilk kez ölmek istedim. Dudakları üzerindeki kanı diliyle temizledi. "Bu kaosun dişli mücevheri sensin, Tomris." Buna inanmak istemiyordum. Tetiğe yavaşça dokunurken yanaklarım tekrar ıslandı. Titreyen dudaklarımdan birkaç hıçkırık peyda olurken, kirli ve terli yüzüm, yüzünün çok yakınındaydı. "Hemen, bana bunun kocaman bir yalan olduğunu söyle Pars" Yaşlı gözlerim belki de ilk kez birine yalvarıyordu. "Lütfen..." Sessizdi. Uzun zaman sonra ilk kez bu kadar sessizdi. İntikam bir tutku gibiydi. Bağımlı hâle geldiğim tek tutkumdu. Ancak o an, içimdeki intikam arzusunu onunla tatmin etmemek için ne çok sebebim vardı... Peki ya şimdi, hangimiz ölecektik? ~
BİRLİKTE MİYİZ? by busrauzuun99
busrauzuun99
  • WpView
    Reads 39,837
  • WpVote
    Votes 20,907
  • WpPart
    Parts 48
En son ne zaman görmüştüm onu? 3 yıl? ya da 4? ''Bu bizim son görüşmemiz olacak Neva.'' demişti Baran. Hayatımdan tamamen çıkıp giderken sadece bir cümle söylemekle yetinmişti. Altı kelime... Daha fazlasına gerek duymamıştı. Peki ya şimdi? Ne değişmişti? Beni ona hatırlatan neydi? Ansızın yanına çağırmasının bir sebebi olmalıydı. Sözünden döndürecek bir sebep...