İyi diyemem lakin mükemmel aile kitabı diyebilirim.
140 stories
En Baştan by renklerinacisi
renklerinacisi
  • WpView
    Reads 1,821,754
  • WpVote
    Votes 106,506
  • WpPart
    Parts 61
"Yıllar sonra anneme kavuşmuş gibiyim Eylül." diyerek sardı beni abim. "Anne kokusu..." Saçlarımı koklayan abime karşılık beline sımsıkı sarıldım. Arkamda Ömer abimi hissettim. Saçlarıma öpücük bıraktı. "Kıskandım." diyerek Utku abim de kocaman açtı kollarını. Umut abim de aynı şekilde gelip sarıldığında, bu halimize güldüm ancak gülüşüm bile titriyordu. "Kardeşimi ezdiniz, çekilin." dedi Ömer abim. Beni ortadan çekti. Ayak ucumda kucağıma gelmeye çalışan oğlumun boyuna indim. Elimdeki hırkayı tereddüt etmeden sırtına geçirip kucağıma aldım. "Ömrüm boyunca saklayacağım bunu." ❃ "Yaralayacak sanacaksın, ama hep sen kazanacaksın. Üstlerine gitmeyi öğreteceğim." 03.11.2021 - 13.12.2021
Kırık Kanatlar by callmeAlaca
callmeAlaca
  • WpView
    Reads 83,273
  • WpVote
    Votes 6,673
  • WpPart
    Parts 43
Annesini kaybettikten sonra Mira'nın hayatında geriye yalnızca suskun bir dede, yarım kalan sorular ve yıllardır anlatılan nefret hikâyeleri kalmıştı. Tek bildiği şey, Ataman ailesinden uzak durması gerektiğiydi. Ama bazı insanlardan uzak durmak sandığı kadar kolay olmuyordu. Bir kavga her şeyi değiştirdiğinde Mira kendini geçmişin ortasında buldu. Çünkü yıllardır düşman olarak anlatılan insanların bakışlarında bile saklanan gerçekler vardı. Ve bazı sırlar ortaya çıktığında insan, en çok kendi ailesinden korkuyordu. "Beni koruduklarını söylüyorlardı. Ama kimse benim neden korunmam gerektiğini söylemiyordu."
Kayıp Sancaktar by Denizmisss0
Denizmisss0
  • WpView
    Reads 44,851
  • WpVote
    Votes 3,745
  • WpPart
    Parts 16
Lizge Sancaktar; 5 yaşındayken çocukluk arkadaşının üvey babası tarafından kaçırılıp 2 yıl boyunca tutsak edilir. 2 yılın ardından özgürlüğüne sokaklarda kavuşan Lizge'nin ne adı, ne soyadı... Ne de kendisi artık eskisi gibi değildir. ~ "İsmin ne senin?" dedi kadın, gözlerini gözlerimden çekmeden. "İz." dedim tek bir solukta. İsmim gibiydi hayatım. Herkesin hayatında ufakta olsa iz bırakabilecek bir hikayeye sahiptim. "İz." dedi kadın ismini telaffuz ederek. Bir adım öne çıktı ve bana yaklaşarak tebessüm etti buruk bir şekilde. Gözlerinde ki acımayı gördüm. Bana kızsınlar, bağırsınlar, aşağılasınlar istiyordum. Acımak, derimin altına iğne batırılması gibi bir histi. Canımı yakıyordu... ~
Çalıntı Çocuk | Gerçek Ailem by benbittimaq
benbittimaq
  • WpView
    Reads 15,843
  • WpVote
    Votes 261
  • WpPart
    Parts 4
Dikkat edin okuduğunuz hiçbir aile kurgusuna benzemiyor. Normallerin dışında bir aile kurgusu... İskoçya'dan Türkiye'ye uzanan bir hikaye. "Ablacım demedim mi ben sana? Değişmezler onlar, ne sevgiden ne saygıdan anlarlar bırak mal mülk onların olsun bana siz yetersiniz. Eğer eksikliğini duyarsan annede olurum sana abla da. Abilerin de baban olur. Bırak artık inadı, anla onlar bizi istemiyorlar. Biz yine bize kaldık..." . . Yeri geldiğinde ağlayacağınız yeri geldiğinde güleceğiniz insanların birbirinin arkasından iş çevirdiği o aile kurgusuna hoş geldiniz.
SİYAHIN BEYAZI ( ARA VERİLDİ) by Mira_06_31
Mira_06_31
  • WpView
    Reads 63,989
  • WpVote
    Votes 3,512
  • WpPart
    Parts 27
Miray Aras, hastanenin yoğun kokusu ve telaşlı kalabalığı arasında, beyaz önlüğünün eteklerini uçuşturarak odasına doğru ilerliyordu. Uzun bir nöbetin yorgunluğu omuzlarına binmişti ki, genç bir hemşire nefes nefese yanına yaklaştı. "Miray Hocam, Başhekim Murat Hoca sizi odasında bekliyor. Önemli olduğunu söyledi," dedi hemşire. Miray, yorgunluğunu bir kenara itip rotasını başhekimliğe çevirdi. Murat Bey disiplinli bir adamdı; eğer çağırıyorsa bu ya yeni bir vaka ya da ciddi bir durum demekti. Koridorun sonundaki kapının önüne geldiğinde duraksadı, üzerini düzeltti ve kapıyı sertçe çaldı. İçeri girdiğinde çalışma masasının önünde, her zamanki profesyonel duruşuyla dikildi. Gözleri masanın önündeki boş koltuklara kaydı, ardından Murat Bey'in koltuğuna baktı. Koltuk arkası dönük duruyordu. Murat Hoca'nın orada olduğunu düşünerek hafifçe boğazını temizledi: "Buyurun hocam, beni çağırmışsınız?" Koltuk yavaşça, gıcırdayarak öne doğru döndü. Ancak Miray'ın karşısında görmeyi beklediği babacan Başhekim yoktu. Onun yerine, pahalı takım elbisesi içinde oldukça genç, keskin hatlı ve fazlasıyla yakışıklı bir adam oturuyordu. Adamın yüzünde, zafer kazanmışçasına kibirli bir gülümseme yayıldı. Miray kaşlarını çatarak bir adım geri gitti. "Siz kimsiniz? Murat Hoca nerede?" Genç adam, sanki karşısındaki şaşkınlıktan keyif alıyormuş gibi arkasına yaslandı. Bakışları Miray'ı tepeden tırnağa süzdü. "Murat Hoca yok, ben varım," dedi sesi buz gibi bir özgüvenle. Ardından tek kaşını kaldırarak ekledi: "Abin Civan Mirhanoğlu. Sonunda tanıştık ha, kardeşim?" Miray olduğu yerde donup kaldı. Beyni bu cümleyi idrak etmekte zorlanıyor, hastanenin uğultusu kulaklarında kesiliyordu. Sonradan düzenlenecektir!
Kesişim Sıfır by Dawn-8
Dawn-8
  • WpView
    Reads 230,348
  • WpVote
    Votes 16,281
  • WpPart
    Parts 50
(Gerçek aile kurgusudur) Annesinin yaptığı seçimle abilerinden koparılan Güz, üvey babasının koyduğu katı kurallarla büyür. Yıllarca tek umudu, abilerinin gelip onu bulması olur ama kimse gelmez. Kendi hayatını kuracak kadar başarılı olduğunda abilerinin kapısını o çalar. Aralarındaki kan bağına rağmen kesişim sıfır noktasına ulaşmaz. Her tarafında birbirine geç kalmasının çokça nedeni, çokça pişmanlığı vardır. Güz'ün hikâyesi; kaybolan bir çocukluktan, yeniden kurulan bir aileye, aşka ve özgürlüğe uzanan zorlu bir yolculuğa...
EVDEKİ YABANCI ( Gerçek Aile) by ZeynepMmuslu
ZeynepMmuslu
  • WpView
    Reads 4,480
  • WpVote
    Votes 477
  • WpPart
    Parts 12
Bir kayıp, bir sır ve hiç bilinmeyen bir ikiz... ​Şahin Ailesi için zaman, on yaşındaki kızları Mira'nın kaçırıldığı gün durmuştu. Dokuz yıl süren sessizlik, kapılarına gelen bir haberle bozuldu. Kızları bulunmuştu. ​Ama büyük bir oyun vardı: Bulunan kız Mira değil, onun varlığından bile şüphe edilmeyen ikizi Miray'dı. ​Şahin ailesi, bağırlarına bastıkları bu kızın Mira olmadığını öğrendiklerinde aynı sevgiyi sürdürebilecek miydi? Yoksa Miray'a duydukları şefkat, sadece bir hayaletten mi ibaretti? ​En önemlisi... Miray'ın yıllar sonra sığındığı bu liman, gerçekten onun ailesi miydi, yoksa en büyük hapishanesi mi olacaktı?
SARI PAPATYA| Aile by Dream0Theater
Dream0Theater
  • WpView
    Reads 445,119
  • WpVote
    Votes 20,462
  • WpPart
    Parts 51
Oldukça narin ve ürkek olan Papatya bir gün onca yıllık ailesinin öz olmadığını öğrenirse ne olur? Yeni ailesine alışabilecek mi? Peki yeni ailesi onu nasıl karşılayacak? Bir de üstüne uzun zamandır kalbinde sakladığı aşkı karşısına hiç tahmin edemeyeceği bir şekilde çıkarsa? (Tatlı bir aşkla harmanlanmış bir aile kitabı okumak istiyorsanız tam yerine geldiniz.)
KÖTÜ KIZLAR DA AĞLAR // Gerçek Ailem by solusinterra
solusinterra
  • WpView
    Reads 108,865
  • WpVote
    Votes 8,737
  • WpPart
    Parts 33
~Sıradan klişeleri aşan ama yerine bambaşka klişelikler de getiren bir "gerçek ailem" kitabı.~ Hilal Kavasoğlu İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Alparslan Kavasoğlu'nun kızıdır. Küçüklüğünden beri babasının ona karşı soğuk tavırlarıyla ve annesinin ona karşı oluşturduğu bazı dayatmalara maruz kaldığı için ikisiyle de pek iyi anlaşamaz. Onun için hayat abisi Orhan ve yakın arkadaşı Doğukan'dan ibarettir. Hilal'in sıkıcı geçen günlerinden birinde aslında gerçek bir Kavasoğlu olmadığı ortaya çıkar ve Hilal'in zaten pek yerinde gitmeyen hayatı hepten altüst olur. "Babam benden utanırdı. Beni sevmesi ve takdir etmesi için gözünün içine bakardım. Ama o gözlerime 2 saniyeden fazla bakmazdı bile. Nedenini o zamanlar anlamazdım. 'Bu ailede Melek kadar bir değerim yok mu?' diye düşünür dururdum. Sürekli kendimi Melek ile kıyaslardım. Ben..çoğu zaman kendi kardeşimi kıskanırdım. Annemse babamdan daha beterdi. Babam beni sosyal yaşamdan soyutlamaya çalışırken annem kahkahalarıma el koyardı. Giydiğim şeylerden davranışlarıma kadar her şeyime karışırdı. En çok da yediğime. O ikisi bana hayatı zehretmek istiyor gibilerdi. Şimdi bakıyorum da gibisi fazlaymış. Öyleymiş..."