🩵
55 stories
Ortak Bebek by selinosa_
selinosa_
  • WpView
    Reads 54,435
  • WpVote
    Votes 3,213
  • WpPart
    Parts 16
Uzun bir geçmişi olan Devin Hilal Yeltekin ile Altay Baha Alemdar'ın yıllar sonra aynı şirkette iki yönetici olarak karşılaşması tamamen bir tesadüftü. Ancak aynı şirketin 30. yıl kutlamasında yapılan bir hata sonucunda var olan bir bebek yalnızca kaderin cilvesiydi. Birbirlerini görmezden gelmeyi ustaca beceren bu iki insanı beklenmedik bir birliktelik mecburiyeti bekliyordu.
sınır ihlali +18 by dmlavra
dmlavra
  • WpView
    Reads 1,197,704
  • WpVote
    Votes 33,282
  • WpPart
    Parts 59
(Fazla açık betimlemelerle yoğun cinsellik bulunmaktadır. Bu konuda eleştiri kabul etmiyorum, ona göre başlayınız.) Tıp 3. sınıf öğrencisi Ayla, ve hocası Yaman'a duyduğu kirli istekler. "𝘽𝙪𝙧𝙖𝙨ı 𝙨𝙚𝙣𝙞𝙣 𝙛𝙖𝙣𝙩𝙖𝙯𝙞 𝙙𝙪̈𝙣𝙮𝙖𝙣 𝙙𝙚𝙜̆𝙞𝙡. 𝙎ı𝙣ı𝙧ı 𝙖𝙨̧𝙢𝙖."
+5 more
GÜLDEN KAFES by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 5,759
  • WpVote
    Votes 637
  • WpPart
    Parts 4
"Dayan," dedi yalnızca. Enise'nin kalbi bin yerinden çatladı. "Her şey bittiğinde, benden kurtulacaksın Enise Temren. İpsiz bir çıtalı gibi, göklere salacağım seni. Yapman gereken tek şeyi biliyor musun? Yapman gereken tek şey dayanmak. Dayan. Ben bu kafesin kilidini senin için de benim için de açmak üzere geleceğim. O zamana kadar sadece dayan, Enise Temren. Sadece dayan."
Söyle Bana Çamlıkaya by alraganinsahibesi
alraganinsahibesi
  • WpView
    Reads 34,206
  • WpVote
    Votes 3,502
  • WpPart
    Parts 12
Alabildiğine havayla doldurdu ciğerini. Sonra önünde uzanan topraklara baktı, masal diyarlarından çıkmış gibi güzel topraklarına. "Söyle bana Çamlıkaya!" diye bağırdı. Sesi kayalığı, meşe ağacını, çayırlığı, küçük dereyi tuttu. Arkasındaki çalılıktan saksağanlar havalandı. Sert bir rüzgar esti. Saçındaki karahindiba tohumlarını aldı götürdü. Biraz gersinde duran kızlar kıkır kıkır gülüştü. Ne kadar da şenlerdi. Ne kadar da tasasız. Tek dertleri annelerinin onlara fazla ev işi yaptırıyor olmasıydı ya da derslerinin gitgide zorlaşması, veya gezip tozmaya vakit bulamayacakları kadar yorulacakları hasat zamanının yaklaşması. Bir zamanlar o da onlar gibiydi. Ve yaşı da öyle çok büyük değildi onlardan. Gözlerini yumdu. Yumruklarını sıktı. Sonra o uçurumun kenarında esen rüzgara geçmişte kalan tüm dertlerini bıraktı. Kendine ahdetti oracıkta. Bu, eller uğruna son ağlayışı olacaktı. Gözlerini tekrar açtı, bir kez daha baktı köyünün topraklarına. Ve Güldeniz savaşmaya işte o zaman başladı. "Bir kadının yüreğinden büyük müsün?" diyerek. "Söyle bana Çamlıkaya. Söyle! Bir Güldeniz'in yüreğinden büyük müsün sen?"
ESARET  by payiz_09
payiz_09
  • WpView
    Reads 318,731
  • WpVote
    Votes 13,518
  • WpPart
    Parts 47
LEYLA Sevgisizliğin birine verilebilecek en büyük ceza olduğunu inanlardandı.Kalbi her ne kadar sayısızca hayal kırıklıkları ile dolmuş olsa da göz kenarındaki her an akmaya hazır göz yaşıyla umut etmekten vazgeçmezdi.İnat etmişti bir kere,bir gün onunda yüreği herkes gibi sevgiyle ısınacaktı.Bu yüzden de hiç hayal kurmadı,bir gün uğruna her şeyden geçecek kadar çok seveceği adam karşısına çıkarsa şayet işte o zaman en güzel hayallerini kurmak istiyordu.Çünkü gerçek bir sevgide hayal kırıklığı yaşamayacağını inanıyordu... BAHOZ Çocukluğu ölü bir adamdı.Geçmişinde hayatına dokunan eller bugününe ve yarınlarına çoktan kara çalmışlardı.Hayatını görev ve kurallar üzerine kuran Bahozun yüreğinde sevgiye,şefkate asla yer yoktu.. Esaret ;aşkı uğruna kanatlarından vazgeçen leyla ile karanlığının içinden gelen bir adamın tutkulu hikayesi.. Not 1:Bu hikaye sevgisizliğe inatla direnen bir kadınla,tek bir aydınlığı dahi olmayan adamın hikayesidir. Not 2: kurgunun sahnesine göre içerikte her şey olabilir olabilir.Hikayede yazdığım her şey karakterlerin düşüncesi üzerine kuruludur!!Gerçek ile hiç bir bağlantısı yoktur.
kara hüküm(celladın güneşi) by manolyawq
manolyawq
  • WpView
    Reads 27,982
  • WpVote
    Votes 1,129
  • WpPart
    Parts 56
(kaderinden kaçamazsın aksine kaçmaya çalıştıkça daha da içine çekilirsin...) Amed'in kurak topraklarında, çocukluğu bir dedenin kucağında son bulan, adı ölümün gölgesiyle mühürlenmiş bir adam: Cellat Bedirşah. Amerika'nın gökdelenleri arasında hukuk okuyup adalet aramış, ringlerde yumruklarıyla kendine bir dünya kurmuştu. Ama kader, onu dedesinin vasiyeti ve sekiz amcasının gölgesiyle geri çağırdı. O artık sadece bir hukukçu ya da bir boksör değil; Bedirşah aşiretinin pimi çekilmiş bombası, dedesinin intikam yeminiydi.Kendine bile acıması olmayan, kendi canını hiçe sayan bir adamın, düşmanına vereceği tek şey ölümdür. O, Bedirşahların namlusuna sürülmüş en tehlikeli mermi; o, geri dönüşü olmayan bir yıkım. Bir kafesin içinde zarafetiyle büyüyen, okuma yazmayı gizli saklı öğrenmiş, bakışlarında fırtınalar taşıyan bir kız: Güneş Güngörmez. Babası bir can almıştı, bedelini ise Güneş'in çocukluğuyla ödetmişlerdi. O, bu karanlık kan davasının ortasında doğan, kimsenin söndüremediği ama kimsenin de ısınmasına izin vermediği o asi ışıktı. Daha on sekizine bile girmeden, iki ailenin felaketi olmaya adaydı. Güneş, gözlerinde dehşetle o caniye baktı. "Sen bir katilsin!" diye bağırdı sesi titreyerek. "Manyaksın sen! Nasıl yaparsın bunu? İnsan canı almak o kadar kolay mı?" ​Cellat, ifadesiz yüzü ve zifiri karanlık gözleriyle ona yaklaştı. Sesi, toprağın altından geliyormuş kadar derinden ve soğuktu: ​"Boşuna yakarma küçük hanım! Bizim derdimiz senin o soysuz soyunla... Ben sizin ailenizin celladı olmaya geldim. Amedi Güngörmezlere dar etmeden ölmem bile!"
ŞEHBAL by MuertoNovia
MuertoNovia
  • WpView
    Reads 385,307
  • WpVote
    Votes 14,335
  • WpPart
    Parts 68
Rivayet odur ki; Anka yanacağı vakit göğün en yüksek yerine çıkar, kanatlarını son kez karanlığa açar ve kor ateş olmadan evvel en kıymetli tüyünü yeryüzüne düşürürmüş. O tüye Şehbal denirmiş; kimin avucuna düşerse ona baht getirirmiş. Ateşe yaklaş, çünkü Anka yanmadan Şehbal olmaz. Bir borç varmış, bir anlaşma yapılmış, bir yangın çıkmış. Bir yıkımın adını Muhrip koymuşlar, bir yangının adını Alaz. Kaderlerini kor ateşle birbirine bağlamışlar, o yangının adını aşk koymuşlar. Karanlık bir sokağa bir ağıt düşmüş, bir kadın ateş olmuş yürümüş. Bir adam ölüme koşarken sevda denen ateşe düşmüş. Bir kurşun saplanmış göğsüne, bir çift göz değmiş gözüne. Yiğitmiş, dünyaya diz çöktürmüş, yiğitmiş, kızıl saçlı bir kadının önünde diz çökmüş. "Efsaneye inanıyor musun?" Yüzünde gizemli bir tebessüm belirdi. "Efsanelere mi bilmiyorum ama bazı hikayelerin insanı seçtiğine inanıyorum." Gözleri gözlerimi buldu. "Efsanelere değil, sana inanıyorum." Bir kibrit çak, yansın karanlıklar. Ateşe yaklaş çünkü yanmadan yazılmaz masallar.
BİN BİR GECE by meflower03
meflower03
  • WpView
    Reads 42,540
  • WpVote
    Votes 1,253
  • WpPart
    Parts 24
Mira & Ruslan Mira Ruslanla 3 yıldır sevgiliydi. Ruslan Rusyada doğup büyümüştü. Ruslan Miraya delicesine aşık olmuştu. Tabi Mirada Ruslana. Ruslan Rusya'nın en tehlikeli mafyalarından biriydi. Bu gerçeği Miradan saklamıştır. Peki ya Mira Ruslanın gerçek yüzünü öğrenirse? Dikkat ⚠️ Küfür ve cinsellik vardır.