dolunayadar_ adlı kullanıcının Okuma Listesi
20 kuwento
Grinin Elli Tonu (+18) ni xxxznh
xxxznh
  • WpView
    MGA BUMASA 66,150
  • WpVote
    Mga Boto 555
  • WpPart
    Mga Parte 29
+18 cinsel ögeler barındırır! Kendi kendime tekrarladım. " Sakin ol Aaron bu sadece bir röportaj."
YARALASAR(Kitap Oldu) ni Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    MGA BUMASA 17,688,330
  • WpVote
    Mga Boto 703,352
  • WpPart
    Mga Parte 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
YARALASAR  ni Damzey73
Damzey73
  • WpView
    MGA BUMASA 262,927
  • WpVote
    Mga Boto 1,936
  • WpPart
    Mga Parte 15
Yetiştirme yurdunda büyüyen Sedef, bir gece kimsesiz yirmi dokuz çocukla birlikte "damgalanır".Artık bu kimsesiz çocukların tamamı Yarasa'dırve damgacıyı gören tek çocuk Sedef'tir.Sedef, o gece yaşananlardan sonra yurttankaçarak sokaklarda yaşamaya başlamış ancakkötü şans peşini bir türlü bırakmamıştır. # *ALINTILAR* #
Sırlar Okulu ni yankiiderya
yankiiderya
  • WpView
    MGA BUMASA 11,505,699
  • WpVote
    Mga Boto 532,445
  • WpPart
    Mga Parte 38
En yetenekli öğrencileri toplayarak onlara en güzel geleceği vermekle ünlü okula davet aldım ve yatılı olarak bu okula geldim.Bir anda bütün hayatın değişebilir diyorlar. Bu okula geldim ama bu okuldan sadece bir şekilde çıkabilirim. ÖL YA DA ÖLDÜR. Benim gibi her şeyden habersiz 16 çocukla birlikte hayat mücadelesi vereceğim. Fakat en büyük sorun ise, sadece bir kazanan olacak. Gerçekten öyle mi? Eğer bu hikayeyi okursanız emin olun ki bırakamayacaksınız. En sonda kimin kazandığını görmek istiyor musunuz? O zaman kitabı okumaya hemen başlayın! ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Merhaba bu hikaye benim ilk hikayem. Ben bu hikayeyi, DANGANRONPA adındaki bir animeden bakarak yazıyorum ama tabiki bazı değişiklikler yapacağım. Eğer bu animeyi izlediyseniz bu hikayeyi begenmeyebilirsiniz. Çünkü değişiklikleri kimse sevmez. Remix gibi oldu bu hikaye. Fakat Danganronpa yı izlemediyseniz gerçekten hoşunuza gidebilecek bir hikaye oldu. 》
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) ni Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    MGA BUMASA 7,895,264
  • WpVote
    Mga Boto 194,642
  • WpPart
    Mga Parte 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.
SOKAK NÖBETÇİLERİ ni asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    MGA BUMASA 58,791,104
  • WpVote
    Mga Boto 2,261,570
  • WpPart
    Mga Parte 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
Psikopat2, Psikopat3, Psikopat4, Psikopat5 ni MihriMavi
MihriMavi
  • WpView
    MGA BUMASA 1,913,817
  • WpVote
    Mga Boto 10,199
  • WpPart
    Mga Parte 1
Ben geceysem sen günüme doğan güneşsin... Simsiyah gökyüzümde parlayan yıldız, dondurucu kışımda içimi ısıtan yaz, karanlığımı aydınlatan saf ışıksın... Sen beni iyi yapan her şeyin ta kendisisin!
İcebreaker ni derooooss
derooooss
  • WpView
    MGA BUMASA 62,022
  • WpVote
    Mga Boto 437
  • WpPart
    Mga Parte 19
{İngilizceden çevrilmiştir} Hannah Grace'ın Olimpos Yayınları'ndan çıkan romanı, tutkulu bir aşk hikâyesini ele alıyor. Anastasia Allen, Amerika Birleşik Devletleri olimpiyat takımına girmek hayalini kurmuş bir genç kızdı. Kaliforniya Üniversitesi'nden tam burs alıp artistik patinaj takımında çiftler kategorisinde yer aldığında, planları yolunda gidiyordu. Ancak hiç hesaba katmadığı bir engel çıkar ortaya: hokey takımı ve Kaptan Nate Hawkins. Anastasia'nın hayatını altüst eden bu hokey takımıyla aynı pisti paylaşmak zorunda kalır. Nate, son senesinde takımını başarılı bir şekilde yönetmek isteyen bir kaptandır. Ancak artistik patinaj takımıyla pisti paylaşmak, odaklanmasını zorlaştırır. Anastasia'nın partnerinin başına gelen bir talihsizlik sonucu tek şansı Nate Hawkins'le çalışmaktır. Bu durum, Anastasia'nın hoşlanmadığı biriyle çalışmak zorunda kalacağı anlamına gelir. Buz pistinde kıvılcımlar uçuşurken, Anastasia'nın tek endişesi hedeflerini gerçekleştirmektir. Bir ilişki istemeyen ve bir hokey oyuncusuna asla aşık olamayacağını düşünen Anastasia için her şey planlandığı gibidir. Ya da değil mi?
3391 Kilometre ni beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    MGA BUMASA 27,593,561
  • WpVote
    Mga Boto 1,486,111
  • WpPart
    Mga Parte 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
BUL BENİ ni beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    MGA BUMASA 899,372
  • WpVote
    Mga Boto 55,034
  • WpPart
    Mga Parte 25
Boş kalan son sayfa dolmadan, kibritler yere saçılmadan, yanan son mum sönmeden, bu yabancı duman her yanımızı sarmadan ve onlar beni bulmadan bul beni...