devam ediyor 🧚🏻‍♀️
94 stories
SEVDA ÇİÇEĞİ by murekkep1atesi
murekkep1atesi
  • WpView
    Reads 2,189,838
  • WpVote
    Votes 95,170
  • WpPart
    Parts 47
"Anlatayım mı sana? Anlayacak mısın anlatırsam?" Dedi bir anda ateş gibi bir sesle. Elleri kollarımı kavradı. "Neyi?" Dedim titrek bir nefesle. "Anlatamadıklarımı." Sesi dümdüzdü, ama gözleri... Söylediklerim onda bir alev çıkarmıştı ve şimdi beni de yakıyordu alevi. Güçlü elleri belime doğru indi, sol gözümden kayıp yanağıma doğru yol akan yaşa içi giderek baktı. "Biliyor musun sen Gonca? İçinin ateş gibi yanmasının ne demek olduğunu biliyor musun?" "Biliyorum." Dedim kendimden emin bir sesle, bunu bana o öğretmişti. Kalbim hınçla çarparken öğrenmiştim. "Senden öğrendim." "Ben sende neyi öğrendim peki biliyor musun?" Dediğinde artık gerçekten sessizce ağlıyordum, bu yıkım fazlaydı. Korkut bana yaklaştı, dudaklarıma çarpan sıcak nefes tenimi yakıyordu, elleri sertçe belimi kavradı ve beni kendine yasladı. "İçim ateş gibi yanarken, karşında buz gibi durmayı, Gonca. İçim kor olurken seni sevmeyi öğrendim ben." (+18) 22.01.2022 - Komando #1
Sadece Bir Hafta || yarı texting by vacanciies
vacanciies
  • WpView
    Reads 456,318
  • WpVote
    Votes 25,902
  • WpPart
    Parts 64
En yakın arkadaşım Simay ile girdiğim iddia sonucunda kaybettiğim için iki gün boyunca ne isterse yapmak zorunda kalmıştım. Ve benden istediği ilk şeyin ise rastgele salladığı bir numarayla bir hafta boyunca konuşmam olacağını nereden bilebilirdim ki? "Bak, sadece bir hafta tamam mı?" ✶ Siz: N'aber? Bukim: Vazgeçmeyecek misin? Siz: Sözümü tutmam gerekiyor... Bukim: Devletin askeri rahatsız etmeye hakkın var mı peki? Bukim: Hatta direkt herhangi birini rahatsız etme hakkın var mı İnci? ༄𓆉 argo, küfür, yazım hataları bulunabilir <3 ilk bölüm tarihi: 15 Mart 2026, Pazar
PAMUK ŞEKER (Mahalle Kurgusu) by gunes16hayal
gunes16hayal
  • WpView
    Reads 1,266,640
  • WpVote
    Votes 40,452
  • WpPart
    Parts 57
"Şu anda bile bana abi diyorsun!"diye söylendi biraz sinirle. Kirpiklerim titreşti, sadece bakakaldım."Canım yanıyor,yapma." Ellerini iki koluma yerleştirip yaklaştı. Bakışları gözlerime kilitlenmişken "Hâlâ anlamadın mı Defne?"diye mırıldandı. "Sana olan bakışlarımdan, sana kıyamayışımdan, yanındayken heyecanlanmamdan hâlâ anlamadın mı?" Yine o ses tonunu kullanıyordu işte! Yine tüm savunma sistemimi etkisiz hâle getirmişti. Tek yapabildiğim öylece bakmaktı. Ne bir şey söyleyebiliyor ne de hareket edebiliyordum. Belki de bu kaçmak için kalan son fırsatımdı. Belki de fırsat falan kalmamıştı. Neredeyse apaçık konuşuyordu artık, nereye kaçıyordum? Yine de denedim. Hakimiyetini kaybettiğim kalbime yeniden ulaştım. Beynime gerekli sinyali gönderebildim. Ve son kez denedim. "Anlamadım ben hiçbir şey. Gidiyorum ben!" Bir an afallamış olsa gerek ki çektiğim kollarımı kolaylıkla kurtarabilmiş ve ondan uzaklaşmıştım. Hızla atan kalbime inat ben de adımlarımı hızlandırdım. Ama kulaklarıma ulaşan ses ayaklarımın olduğu yere mıhlanmasına sebep olmuştu. "Seviyorum Defne!" Atan kalbim sekteye uğramış etrafımdaki bütün sesler susmuştu. Günlerdir kaçtığım gerçek şimdi apaçık karşımdaydı. "Seni çok seviyorum!" ••• 29/10/2023 #ask 1 29/10/2023 #genckurgu 2 23/02/2024 #macera 1
Uyumsuz (mahalle kurgusu) by Ni_Celiaa
Ni_Celiaa
  • WpView
    Reads 199,770
  • WpVote
    Votes 10,471
  • WpPart
    Parts 21
İnci: Merhaba Kartal Bey İnci: Ben İnci İnci: Lütfen annenize bizim aramızı yapmaktan vazgeçmesini söyler misiniz? İnci: Şimdiden teşekkürler ~~ Bilirsiniz mahallede günler çok yaygındır. Ve çöpçatan teyzelerle doludur. Fadime Hanım ise Pilot olan ve bu zamana kadar hayatına kimse girmemiş oğlunu evlendirmek istiyordu. Aday olarak ise Sınıf öğretmeni olan ve mahallelerine yeni gelen İnciyi seçer. ~~~~
AZE by kelebekleroldu1
kelebekleroldu1
  • WpView
    Reads 1,121,327
  • WpVote
    Votes 62,689
  • WpPart
    Parts 49
PANOMDA VE KİTABIMDA REKLAM YAPANLARI ENGELLİYORUM, YORUMLARINI SİLİYORUM. *** "Tahsin amca kim bu herif?" diye sordum. Kara gözleri avına odaklanmış bir aslan gibi keskince benim ürkek yeşillerime odaklıydı. "Behzat Kıvançlı'nın büyük oğlu Halil İbrahim Kıvançlı." dedi sesinde bariz bir gerginlik vardı. Benim tanımadığım bu adam etrafımdaki herkesi fazlasıyla germiş durumdaydı. "Onlar Karadenizli değiller mi? Ne işi varmış bu topraklarda?" diye sordum. Gözlerimi zar zor kopardım kara gözlerinden. Göz göze geldik Tahsin amcayla, "Onun olanı almaya gelmiş babandan, öyle diyorlar..." Anlamaz bir şekilde kaşlarımı çattım, "Onun olan ne varmış burada acaba? Bizim topraklarımızda hükmü geçmez onun!" dedim çirkefçe. "Benim hükmümün geçmeyeceği bir toprak yoktur küçük hanım." Arkamdan duyduğum sesle irkildim, bu kalın ve sert ses Halil İbrahim denen adama ait olamazdı değil mi? Tahsin amcanın gözlerinden dehşet geçti, arkamdaki adamın önünde hemen ellerini birleştirip başını eğdi ne oldu bilmiyorum ama sessizce yanımızdan sadece birkaç adım ayrılıp bizi baş başa bıraktı ama hala köşede tetikteydi. Cesaretimi toplayarak döndüm ona. Yakın mesafeden gördüm kara gözlerini şimdi daha bir karanlık bakıyordu. "Topraklarınızda gözüm yok. Ben benim olanı almaya geldim." dedi karanlık çıkan ses tonuyla. Yutkundum, sesimin titrememesine özen göstererek, "Senin olan neymiş?" diye sordum. O an gözlerinin parladığına yemin edebilirdim. "Aze, Aze diye bir kadın. Bey kızı Aze derlermiş buralarda ona." Gözlerim istemsiz irileşti, buzlu suyun içine düşmüş gibi titredim. Aze kızdım ben. Yüreği yiğit, gözleri güleç Aze kızdım... Bey kızı Aze derlerdi bana. *** BU KİTAPTA GEÇEN OLAYLAR VE KİŞİLER TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA ALAKASI YOKTUR.
YARINLAR ZİFİRİ KARANLIK by byzloey
byzloey
  • WpView
    Reads 1,090,249
  • WpVote
    Votes 46,863
  • WpPart
    Parts 45
Önüme bir kadeh koydu, içine şarap doldurdu ve ince uzun parmaklarıyla masa da bana doğru ittirdi. Kimse dokunmadı, sadece gözlerimiz değdi kadehe ama o kadeh devrildi, kucağıma düştü ve içinde ki şarap bedenime yayıldı. Bu şarap benim kanımdı, şarap şişesinin kırılan cam parçaları benim kalbimdi ve kucağıma düşen bu kadeh benim hayallerimdi. Kadehi bana uzatan bu adam ise ölümle aramda ki tek engeldi.
Masumiyetin Sonu (La fine dell'innocenza) by Edaxvsp
Edaxvsp
  • WpView
    Reads 253,919
  • WpVote
    Votes 10,463
  • WpPart
    Parts 34
"Ela, sabrımı sınıyorsun. Yapma... Canını yakarım!" Onu sinir edecek şekilde, dudaklarımın kenarıyla alaycı bir şekilde gülümsedim. "Ne yapacaksın, Massimo? Söylesene..." Biraz sustuktan sonra, bir şey hatırlıyormuş gibi yaptım. Gözlerimi kısarak, en zehirli sözlerimi hazırladım. "Ah, doğru! Benimle sevişirken intikam planı düşüneceksin, değil mi?" Onu gerçek anlamda sinirlendirmek istiyordum. Hiç beklemediği bir şey söyledim ve gerçek anlamda onu sinir etmeyi başarmıştım. "Tüh, şansına küs. Çünkü ben senin dışında herkesle sevişebilirim. Ama seninle asla." Ve böylece istediğimi elde etmiştim. Onu kışkırtmayı başarmıştım. "Bir daha söyle! Hadi söylesene!" Kafamı kaldırdığımda, göz göze gelmiştik. "SÖYLE DEDİM!" Beklenmedik bir anda sesi bütün evin içinde yankılandı. İlk defa ondan korkmamıştım. "Tekrar duymak istiyorsun, pekala o zaman söyleyeyim... Diyorum ki, senin dışında-" Lafımı bitirmeden, dudaklarımın üstünde hissettiğim baskıyla öylece kalakaldım.
Karanlığın Tutsağı +18 by lyrdaas
lyrdaas
  • WpView
    Reads 696,548
  • WpVote
    Votes 9,858
  • WpPart
    Parts 96
"Benden kaçabilirsin sanıyorsun, ama adımların nereye giderse gitsin, gölgen yine bana ait. Adını bile fısıldamadan yaşayamam; sen, kendini unutsan bile bende kalacaksın." Alpay Aras Demirkıran "Onun karanlığında boğulmakla, onsuz yaşayamamak arasında kaldım... ve galiba ikincisi daha korkutucu." Simay Altan Gazeteci olan Simay, kimsenin cesaret edip eline alamadığı dosya üzerinde çalışmaya başlar. Bu dosya, kimsenin dokunmaya cesaret edemediği mafya patronu Alpay Aras Demirkıran'ın dosyasıdır. Bunun hayatındaki en büyük haber olacağını sanıyordu. Oysa bu, hayatını geri dönüşsüz bir şekilde çalacak adamla tanışmasının başlangıcıydı. Sigara dumanı, yağmur kokusu ve tehlikenin çekici yüzü... Simay, her adımda daha çok karanlığa çekiliyordu. Ve bazen, en büyük hata; gerçeği ararken, onu koruyacak olanın aynı zamanda seni mahvedecek kişi olmasıydı. -Kesit- "Sana olan bu his," diye başladı, parmakları kucağındaki tenimi okşarken. "Bu, sadece bir aşk değil. Bu, benim varoluşumun tek nedeni. Sen, benim son sığınağım, ilk ve tek zaafımsın." Aras... Bu adam... O, bir mafyaydı. Kanlı elleri, karanlık sırları ve tüm dünyayı yönetme gücü vardı. Ama bana baktığında, o kehribar gözlerde gördüğüm şey... o, dünyanın en büyük zayıflığıydı. Ve o zayıflık, bendim. ​Bana "zaafım" demesi... Bu, bir milyon dolarlık mücevherden daha değerliydi. Onun laneti bendim... Eğer ben onun ilk ve tek zaafıysam, oda benim son ve tek sığınağımdı Ve biliyordum ki, bir gün o zaafı için dünyayı yakarsa, ben o alevlerin içinde gülümseyerek yanacaktım. Not:Bu kitapta bol bol smut içerik olacak yani +18 sahneler, argo kelime küfür vb. şeyler ön planda. Rahatsız olanlar okumasın lütfen. İLK 25 BÖLÜM ACEMİCE YAZILMIŞTI
Sessiz Hat by Herhalbelinaybu
Herhalbelinaybu
  • WpView
    Reads 1,424
  • WpVote
    Votes 47
  • WpPart
    Parts 4
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 4,786,453
  • WpVote
    Votes 264,367
  • WpPart
    Parts 45
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.