Aşk mıydı nefrete yakın olan? Yoksa nefret miydi aşka sokulan? İpek gibi aşk dolu bir kadının ve Ateş gibi nefret dolu bir adamın hikayesi daha doğrusu hikayeleri...
Umarım hoşunuza gider ve final nedeniyle göremediğimiz sahneleri kelimelere döküp sizinde kendi zihninizde canlandırdıktan sonra bir nebze olsun tatmin edilmeniz adına...
İyi okumalaaaaaağğrrr.
İlk defa böyle bir şey yazmayı deniyorum o yüzden standartların altında bir hikaye olabilir. Okurken bazı yerlerde hızlı atlamalar ya da boş kalmışlıklar da olabilir. Akışı bozmamak için genel olarak yüz ifadeleri vs. gibi şeyleri detaylı bi şekilde yazamadım. Ama sizin okurken o kısımları kafanızda tamamlanacağınızı düşünüyorum. Elimden geldiğince bir şeyler yazmaya çabaladım. Meriç'in de kontrol ve son dokunuşlarıyla böyle bir şey çıktı ortaya. Umarım beğenirsiniz. İyi okumalar...
Taylor Swift'in All too well şarkısından esinlenerek yazılmış bir hekimoğlu öyküsü. Gençliklerinden kesitler.
"And did the twin flame bruise paint you blue?
Just between us, did the love affair maim you too?
Cause in this city's barren cold
I still remember the first fall of snow
And how it glistened as it fell
I remember it all too well.."
bu sefer tek bölümlük bir hikaye yazmak istedim umarım beğenirsiniz. kapak fotoğrafını da kimden aldığımı hatırlamıyorum o yüzden soramadım. İyi okumalarr🥰