ewlbooks adlı kullanıcının Okuma Listesi
4 stories
sinende geçen akşamlar by mirolettin
mirolettin
  • WpView
    Reads 735,393
  • WpVote
    Votes 46,042
  • WpPart
    Parts 53
Alparslan Karacan, medyaya yansıttığı İş insanı imajının arka tarafında yeraltına hükmeden, tek sözüyle düzeni bozabilecek bir mafyadır. Gelmiş geçmiş tüm mafya babalarına diz çöktürmüş bu tehlikeli adam hakkında bir gün Türkiye'nin en büyük günlük gazetesinde bir haber yayınlanır. Haberde Alparslan'ın 'mafya' kimliği kanıtlarıyla beraber yayınlanırken tüm ülke, basın ve medya şok içerisindedir. Yıllardır iş alanındaki zaferleriyle anılan adamın aslında mafya babası oluşu büyük bir sorun iken, bir diğer büyük sorun haberin gizemli bir gazeteci tarafından yazılmış olmasıdır. Alparslan da kendisi hakkında bu haberi yapan kişiyi köşe bucak aramaktayken basın ve sosyal medya kullanıcıları bu haberi yayınlayanın bir 'erkek' gazeteci olduğuna emindir. Haberi yayınlarken cinsiyetini hiçbir zaman engel görmeyen gizemli gazetecimiz Belinay Tomris Aldinç ise, kimliğini açıklamasıyla ülke gündemine bomba gibi düşmesi bir olur. Ortaya çıkardığı mafya babaları sadece Alparslan ile sınırlı kalmaz. Yeraltındaki tüm mafya babalarını tek tek ifşalarken düşman kazanması da kaçınılmazdır. --- Yayınlanan haber, beraberinde getirdiği felaketler zinciri, ve ne olursa olsun kimseye boyun eğmeyen bir gazeteci. --- 27.02.22
BRONZ SERİSİ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 13,347,887
  • WpVote
    Votes 883,919
  • WpPart
    Parts 102
Kitap oldu. Dört kitabı basıldı. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
Ruh Cinayetleri by calayss
calayss
  • WpView
    Reads 313,478
  • WpVote
    Votes 22,490
  • WpPart
    Parts 41
"Ya kimsin sen? Amacın ne senin, derdin ne? Ne yapmaya çalışıyorsun anlamıyorum." Hıçkırıkların arasından zorlukla konuşurken başımı kaldırıp yüzüne baktım. Bakışları garipti. Az önce birini öldürmemiş gibi, masum bir adammış gibi. Üzülmüş gibi. "Benim derdim sensin." Uzanıp kolumu kavradığında hiçbir şey yapamadım. Kilitlenmiş gibi yalnızca onu izliyordum. Kolumu kendine çektiğinde gözlerini benim gözlerimden çekip koluma odaklandı. Kapüşonlumu sıyırıp kolumdaki kesiklere baş parmağıyla dokunmaya başladı. Tek tek hepsinin üzerinde parmaklarını gezdirirken ne yaptığını anlamaya çalışıyordum. "Benim derdim bu kesikler. Benim derdim bu kesiklerin, bu yaraların sebepleri. Bazen yaraları iyileştirmek için sebebini yok etmek gerekir. Yara bantları fayda etmez, merhemler bile iz bırakır. Ama sebepler ortadan kalktığında yaralar artık acımaz, sızlamaz hiç."
KONUK SEVMEZ DENİZ by zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Reads 3,871,221
  • WpVote
    Votes 264,734
  • WpPart
    Parts 25
❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.