Okuman gereeekkk
7 stories
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 16,236,906
  • WpVote
    Votes 616,839
  • WpPart
    Parts 31
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,246,260
  • WpVote
    Votes 724,242
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
DÖVÜŞÇÜ KIZ ( Wattys 2017)  by xgizoliii
xgizoliii
  • WpView
    Reads 57,580
  • WpVote
    Votes 2,959
  • WpPart
    Parts 10
" bana dövüş öğretir misin? Ulaş'ı kendim pataklamak istiyorum. Malum, eğitmeniminde iyi dövüşçü olması gerekir demi. Bu gece Ulaş'ı döverek ne kadar iyi olduğunu gösterdin. Zaten dövüş eğitimi veriyorsun. Neden bende senin öğrencin olmayayım. " Söylediklerimle Arat pek tatmin olmadı. Başaramayacağımı sanıyor. Bende öyle düşünüyorum açıkçası ve kim gecenin bir vakti dövüş eğitimi almak ister ki. Özellikle bu kişi bir kızsa. " ben daha önce hiç bir kıza dövüş dersi vermedim. Zor olur. " Ellerimi önümde birleştirip yavru köpek bakışı atmaya başladım. " süper bir öğrenci olurum. Lütfen. " Arat biraz düşündükten sonra gözlerime baktı. Hayatımda hiç bu kadar çok heyecanlanmamıştım. " yarın sabah erken gel. İlk dersine geç kalmak istemezsin. "
DÖVÜŞÇÜ by hayalnara
hayalnara
  • WpView
    Reads 3,692,134
  • WpVote
    Votes 154,938
  • WpPart
    Parts 74
'Ben Ateş'im, o da Alev. Hangimiz daha çok yakıyoruz belli değil ama yandığımız kesin.' Diğer tüm hikayelerden farklı bir hikaye bu. Kız masum değil. Adam umursamaz değil. Aralarında çekim var ama bunun adı aşk mı ki? Asi, haksızlığa boyun eğmeyen, özgürlüğüne düşkün, güzel, çekici ve dövüşçü bir kız. Alev! Önüne çıkan herkesi dövebilecek güçte olan, hırslı, duygularını saklayamayan ama zeki, yakışıklı ve dövüşçü bir adam. Ateş! Aşka inanmayan iki dövüşçünün bir boks salonunda karşılaşması sonucunda hayatın onlara sunduğu tesadüfler. Sürükleyici bir anlatım. Her anı aksiyonlu ve her anı beklenmedik şeylerle dolu. Alev ve Ateş aralarındaki çekimin ne olduğunu bulabilecekler mi? Aşk mı yoksa sevgi mi? Geçici mi yoksa kalıcı mı? Bunun yanı sıra sıradışı, garip, biraz da şapşal arkadaşlar ve onların hayatları; Gökhan ve Aysu Hayatı karanlıktan ibaret iki insan. İkisi de siyahtan başka rengi üzerinde taşımayı kabul etmiyor. İkisinin de acıları çok fazla. İkisi de duygusuz. Bu iki insan birbirlerinin geçmişine karışırlarsa en fazla ne kadar acı çekerler? Orkun ve Simay İki deli insan. Çılgın, saf eğlenceli bir aşk. Fazlasıyla komedi ve fazlasıyla salaklık. İkisi de sevgi adına alışkanlıklarını bırakabilirler mi? Barış ve Berra İki masum insanın arasındaki masum bir aşk. İkisi de çocuksu, ikisi de fazlasıyla saf. İkisi de masum ve temiz duygularla birbirini çok seviyor. Peki ya engeller karşısında bu masum aşklarını korumayı başarabilecekler mi? Bu dört çiftimizin aksiyonuna kapılmaya hazır mısınız? O ZAMAN OKUMAYA DEVAM ET! DÖVÜŞÇÜ #1 DÖVÜŞ #1 BOKSÖR #1 GENÇ KURGU #5 -DÜZENLENECEKTİR.
BUZ YANIĞI by EsranurOzer
EsranurOzer
  • WpView
    Reads 2,843,271
  • WpVote
    Votes 139,141
  • WpPart
    Parts 83
"SENİN DERDİN NE?" diyerek bağırdım karşımda beni sinir eden adama, ağlamamak için kendimle mücadele veriyordum. Ama nafile bir mücadele olmuştu. Çünkü, gözyaşlarım yine bana ihanet ederek, yanaklarımdan aşağıya süzülüyordu. Arkası dönük olan Melih, bir hışımla bana döndü ve "Ne dedin tekrarlasana" dedi. Sağ dudağı yukarıya doğru kıvrılmış, ela gözlerinde küçümseyici bir bakış vardı. "Senin derdin ne?dedim." dişlerimin arasından. aslında avaz avaz bağırmak istiyordum, ama sadece sinirden dişlerimi sıkmakla yetinmek zorunda kaldım. " Ben senin kölen değilim... Bana emirler yağdırıp durma. " Oldukça öfkeliydim ve ağzımdan çıkanı kulaklarımın duymasını isteyecek hiç değildim. Melih, hızlı adımlarla aramızdaki mesafeyi kapattı. "Ahu, hep unutuyorsun... Ben sana istediğim gibi davranırım." Ela gözleri, en koyu rengini almış tehlikeliyim diye bas bas bağırıyordu. "Davranamazsın" dedim. Cılız ve kısık bir sesle, cevap vermedi. Gözleriyle, gözlerimi işgal etmeye devam etti. Arkasını dönüp çıkışa doğru ilerledi. Nereden geldiğini bilmediğim bir cesaretle; "ASLA SENİN İÇİN GÜLMEYECEĞİM! YÜZÜMDE ASLA SANA AİT BİR GÜLÜMSEME OLMAYACAK!" diyerek haykırdım.Melih, olduğu yerde bir süre durdu. Bir anda bana dönüp, ateş saçan ela gözlerini, kahve gözlerime dikti. "Ben, bencil bir adamım Ahu. Benim için asla gülmeyecek bir kadının... Gözyaşlarını bile istiyorum." Ölüm kokan bir ses tonuyla "GÖZYAŞLARI BİLE SADECE BANA AİT OLSUN İSTİYORUM."