✨️
6 stories
HİSARALTI MAHALLESİ (TAMAMLANDI)  by authormishel
authormishel
  • WpView
    Reads 836,260
  • WpVote
    Votes 40,980
  • WpPart
    Parts 2
"Yıllarca bekledim."dedi yenilmiş sesi. Gözlerimi karşımdaki kalabalıktan alıp yanımda ezilmiş adama çıkardım. "Sevmeni bekledim. Benim gözlerim hep sendeyken, senin gözlerin kardeş dediğime değdi." "Yapma Mahir abi." fısıltım uzaktan duyulan davul sesine karıştı. "Zehir etme bana hayatı yalvarırım." kısık gülüşü kulaklarıma vururken çoktan tutulduğum kara gözlerine değdi gözlerim. Yüzünü inceledim, bunca yıldır fark edemediğim güzelliği boğazıma dizildi. Kara gözlerinden geçen yenilgiler urgan niyetine boynuma takıldı. Olmazdı. Olamazdık artık, arkadaşının eski nişanlısı değil miydim? Nasıl severdik birbirimizi, nasıl göğüs gererdik herkese? "Bu hayatın zehrinin de tadına ben baktım, şerbetinin de." dedi şuh bir edayla. "Bu Hisaraltı var ya Ekru, bu Hisaraltı...git şurada duvara sor bakalım. 'Mahir beni ne kadar sevdi?' diye. Sonra git parktaki ceviz ağacına sor 'Adımı gövdene kim kazıdı?' diye. Ya da git, sokakta top oynayan bir çocuğa sor 'Mahir'in gözleri nasıl baktı bana?' diye. Hepsi, ama hepsinin verecek cevabı var. Yemin ederim ki." Kalbimdeki ağırlıkla gözlerimi kaçırdım. Biraz zaman önce nişanlı olduğum adamın düğününü izlerken konuştu yine. "Bir senin verecek cevabın olmadı bana. Ne acı." ******************************
AŞKIN DIŞAVURUMU by authormishel
authormishel
  • WpView
    Reads 768,839
  • WpVote
    Votes 49,076
  • WpPart
    Parts 35
MAHALLE İnsanın hayatında kimi anlar vardı ki, bir dönüm noktası ya da sıfırdan başlangıcı olabilirdi kişinin. Tek bir durum, tek bir mekan ya da tek bir insan yeterdi. Ve tek bir duygu. Kızgınlık olabilirdi, kırgınlık belki de. Kimi zaman mutluluk seni sıfırdan, yeni bir insan etmeye yeterdi. Fakat en çok aşk, dönüm noktası olabilirdi bir insanın. Nefretle başlamış, bir aşk. "Senin aklınla bir daha kuyuya inersem o kuyuda öleyim inşallah!" tek bir nefeslik kadar susup devam etti sonra. "Bula bula boynunda zincirle gezen sokak köpeğini mi buldun bana?" Tibet durdu. Adımları bir bıçağa rastlamış gibi kesilirken göğsünü yoklayan o kırgınlıkla henüz yeni tanışıyordu. "Tutku! Tutku! Tutku! Ne var? Adımı mı ezberliyorsunuz?!" dediğini işitti. Adının Tutku olduğunu ancak öğrendiği kız ondan gittikçe uzaklaşırken, son bir kulakla, zorlukla duydu sesini. "Bir daha bana boğazında zincirli bir köpeği layık görecek olursan, eve gelmeden önce bir barınağa uğrayıp sana köpek alacağım."
MAYIN  by authormishel
authormishel
  • WpView
    Reads 628
  • WpVote
    Votes 80
  • WpPart
    Parts 1
ASKERİ KURGU Ailesi tarafından örselenen, geçirdiği bir trafik kazasında kayıtlara ölü olarak geçen ve o kazada duyma ve konuşma yetisini tümüyle kaybeden Efser, oldukça varlıklı olan ailesini, babasının tatil yapması için aldığı karavan ve kiralık şoför ile terk eder. Ülkenin çeşitli bölgelerinde kamp yaparken kiralık şoför tarafından gasp edilir ve yolun geri kalanına tek başına devam eder. Nihayetinde son durağı olan şehre, Kars'a varır. Şehirden uzak bir ormanda kamp yapmak isterken farkında olmadan askeri bölgeye girer ve hikayesi başlar. Duyma ve konuşma engeli olan Efser'in yolu Astsubay Kıdemli Üstçavuş Ediz Hun Türkoğlu'yla denk düşer. Kendisini ajan olarak gören bir adamla çekişmeli bir aşkın içine düşer. Sağır, dilsiz bir sevda nereye kadar gidebilir?
KUMRU ve KUZGUN by authormishel
authormishel
  • WpView
    Reads 773
  • WpVote
    Votes 87
  • WpPart
    Parts 3
Küçük, ürkek bir kuş korkuyla irkildi. Bir kanadı kırıktı ve vücudu her ne kadar hafif de olsa geriye kalan gücü onu taşımaya yetmeyecekti. Buna rağmen kanat çırptı. Başını kaldırıp ondan çok uzakta görünen yıldızlara kadar uçabileceğini söyledi. Bir dalda, yırtıcı türünün yemeği olmamak için saklanıyordu. Onu bir kuzgun görürse, sonu olurdu. Kumru, Narin, ürkek ve hafifti. Saklandığı dalda bir gürültü duydu. Kilometrelerce öteye gidebilecek kadar gür bir sesti. Onunla aynı ağacı paylaşıyordu. Onu fark etmiş miydi? O, bir Kuzgundu. Zeki, atik, güçlü ve karaydı. Kumru, endişeyle sindi. Titriyordu. Başını kaldırıp ondan birkaç dal yukarıda olan o Azrail'in onu fark edip etmediğini anlamaya çalıştı. Kuzgun, karanlık bakışlarıyla etrafı seyrediyordu. Sonra bir an başını eğdi ve ürkek, sarıya çalan o gözlerle karşılaştı karaları. Yine genzinden çıkan derin bir ses bıraktı göğe. Boşlukta uzun süre süzüldü sesi. Kumru, kendisini korkuyla aşağı bıraktı fakat uçamadı. Bedeni saniyeler içinde yere düşmeyi beklerken Kuzgun, dalda beklemeye bir son verip açtığı yelkenleriyle kendini rüzgara bıraktı. Çok geçmedi ki Kumru, yere çakıldı. Acıyla bağırıyor ve katilinden kaçmaya çalışıyordu. Kuzgun iri, kara ayaklarıyla ona adımladı. Sonra bir an tabiata aykırı bir şey yaptı. Kumru'yu kanadının altına aldı ve onu dünyadan sakladı.