gulsah_atmc88
- LECTURES 180
- Votes 24
- Chapitres 5
Derler ki, çok eski çağlarda karanlıkla ışık birbirine düşman değildi.
Karanlık, insanın sırrını saklar; ışık, gerçeği gösterirdi.
Bir gün, bir insan doğdu içinde ikisini de taşıyan.
Ne karanlık ondan tamamen vazgeçebildi,
ne ışık onu bütünüyle kabullenebildi.
O günden sonra dünya ikiye bölündü:
Biri adaletin karanlıkta kaybolduğu kalpler,
diğeri sessizce yanarken bile ışığı inkâr eden kalpler.
İki soy, aynı kaderin iki yüzü gibi büyüdü.
Ve her ne kadar birbirlerinden nefret etseler de,
her dökülen kanda, her kırılan yeminde,
karanlıkla ışık yeniden buluştu.
Belki de kader, onların düşmanlığında değil,
birbirlerini yok etmeden önce kim olduklarını hatırlamalarındaydı.