zihnimizdekihayaller
11 stories
KAZAZEDE by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 11,687,405
  • WpVote
    Votes 528,592
  • WpPart
    Parts 52
❝Bende iki sevdanın ucu, bucağı yok, Kaza. Gönlümü almışım elime, ikiye bölmüşüm; sonu, sınırı olmayan iki sevgi sığdırmışım o iki parçaya.❞ ❝Neymiş onlar?❞ ❝Biri vatan, diğeri sen.❞ ★ KURGU, VATAN İÇİN CAN VEREN, MİLLETİNİ KORUYAN ASKERLERİN HATIRASINA YAZILMIŞTIR. GERÇEK ASKERİ OLAYLARDAN VE BİLGİLERDEN BAĞIMSIZDIR. DURUMLAR, OLAYLAR VE YERLER DEĞİŞTİRİLEREK YAZILMIŞTIR. KURGU GERÇEKLİĞİ TAMAMİYLE YANSITMAZ.
İZLER KALIR by afroditmavisi
afroditmavisi
  • WpView
    Reads 16,273,686
  • WpVote
    Votes 1,069,708
  • WpPart
    Parts 58
Pukka yayınları aracılığıyla kitap oldu! "Sana hiç söylemedim ama sana aşıktım. Bunu yüzüne karşı söyleyememek de benim ayıbım olsun." 070822 ☁️
İS KOKAN ZEYTİN AĞACI by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 2,728,723
  • WpVote
    Votes 233,510
  • WpPart
    Parts 59
"Benim topraklarımda ölmek için özel bir nedene gerek yok." Mihra Elnurova, Türkiye'nin güneyinde yer alan, ufak bir Türkmen ülkesi olan Karahan'da yaşamaktadır. Sıcacık bir ailede büyüyen Mihra, hayatın sert ve acımasız yüzüyle henüz tanışmamıştır. Ta ki ülkesinde baş gösteren iç savaşa kadar. Ülkenin çeşitli bölgelerinden ayaklanma, silahlanma haberleri gelirken hiçbir sorun olmadığına inanarak yaşayan genç kız, bir sabah bulundukları kasabaya ülkesini ve kendi topraklarını korumak için Türkiye'den askerlerin gönderildiğini öğrenir. Bu askerlerin arasında hayatının aşkının da olacağından bihaberdir. Yağmurlu bir günde şarkı söyleyip kendi kendine eğlenirken çitlerin arkasından kendini izleyen Türk askeri Yusuf Agâh Demiral'ı görünce Mihra'nın kalbi o zamana dek hiç atmadığı kadar kuvvetli atmaya başlar.
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 7,230,718
  • WpVote
    Votes 449,779
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."
BALLICA MAHALLESİ by sudedgbkn
sudedgbkn
  • WpView
    Reads 2,301,462
  • WpVote
    Votes 121,692
  • WpPart
    Parts 53
Alisa, babasıyla ettiği büyük bir kavgadan sonra bir inat uğruna şatafat dolu hayatını bir kenara bırakarak bilmediği bir mahallede ev tutar. Fakat mahalleye ayak bastığı ilk andan itibaren ne mahalleyle ne de mahallenin abisiyle yıldızları uyuşur. |Mahalle kurgusudur| 120625
SAHTE DOKUZ by merkeztandem
merkeztandem
  • WpView
    Reads 11,656,346
  • WpVote
    Votes 628,813
  • WpPart
    Parts 64
Sosyal medya hesabı üzerinden futbol yorumculuğu yapan ve hayli popüler olan Dila Aral, kullandığı rumuz dolayısıyla herkes tarafından erkek zannedilmektedir. Mesaj kutusuna düşen bir fotoğraf ve ardından katıldığı olaylı canlı yayın sonrası hayatı tamamen değişir. Sosyal medyada yerin dibine soktuğu yetenekli futbolcu Barış Akdora'yla 6 ay boyunca çalışmak zorunda bırakıldığında ikilinin arasında dinamikler değişir ve güç savaşı başlar. Beraber çalışmayı öğrenebilecekler midir?
MIHRA  by hiranurtopu
hiranurtopu
  • WpView
    Reads 4,966
  • WpVote
    Votes 340
  • WpPart
    Parts 15
Duyguların ölçüldüğü, düşüncenin suç sayıldığı bir ülkede devlet herkesi izlerken, birileri görmeyi seçti. Gözetim Adası Hapishanesi'nde bir kadın sistemin içinde yükseldi. Bir adam sistemin alt katlarında bekledi. Baykuşlar bağırmaz. Ama her şeyi görür. MIHRA, sessiz bir direnişin, ölçülemeyen bir zekânın ve kırılmayan bir iradenin hikâyesi. "Biz bağırmayız. Biz görürüz."
İNTİKAM BEDELLERİ  by hezalllll
hezalllll
  • WpView
    Reads 198,021
  • WpVote
    Votes 4,120
  • WpPart
    Parts 48
AZAZİLİN İNİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 1,242,253
  • WpVote
    Votes 73,797
  • WpPart
    Parts 21
Tesadüfün üç kurşunu vardır. İlk ikisinden kaçsan bile üçüncüsü tarafından vuruluyorsan, kaderin orada yeniden yazılıyordur. Bazen isabet eden bir kurşun, sıyıran iki kurşunun açabileceği darbeden fazlasını tek seferde açıp, hiç edebilir emeklerini ve kaderin doğan güneşi yakabilir tenini. Belçin Darya Tekin, bir gece vakti her zaman bildiği yollardan geçerken sonunun farklı olacağından, o gece kayan bir yıldızın tesadüfün ateşini yakacağından habersizdi. Hazar Cihangir Soykan, bir gece vakti ilk kez bilmediği yollardan geçerken sonunun aynı olacağından, o gece kayan bir yıldızın yaktığı tesadüf ateşinin onun ocağında söneceğinden habersizdi. Azazilin ini o gece Azazel'in kalbinde, bir kapının arkasında gizliydi. Belçin Darya, kuzeni ile eğlenmek için çıktığı gece o kapıyı aralamak ve ardındaki yabancıya yardım etmek zorunda kalırken, çevresi tarafından umutsuz gözlerle bakılan kaderi bir çift göze değince değişecekti. Hazar Cihangir Soykan'ın yolları, Belçin Darya'ya çıktı; denizde olmayan iz, onun gözlerinde saklıydı. Bir gece vakti kader yeniden yazıldı, gündüz tesadüfle yazılanı kabul etti.
KOMUTAN | YARI TEXTİNG by ilaykaraca
ilaykaraca
  • WpView
    Reads 166,473
  • WpVote
    Votes 5,255
  • WpPart
    Parts 28
Aşık olduğu yüzbaşıya müstehcen mesajlar atan Beliz Yıldırım. Bunu yaparken iki şeyi hiç hesaba katmamıştı: 1. Yüzbaşının numarasını daha ilk günden bulacak kadar kararlı olmasını, 2. O mesajları ertesi gün bizzat kapısına dayanacak kadar ciddiye almasını. && "Şimdi..." dedi Göktuğ, ses tonundaki yumuşaklık aniden yerini o flörtöz ve tehlikeli tınıya bırakırken. Dudaklarında yaramaz, hesap soran bir gülümseme belirdi. "Gelelim bana o ekranın arkasından attığın, kanımı beynime sıçratan o çıldırtıcı mesajlara..." Siktir... İçimden okkalı bir küfür savurdum. Elbette o mesajların bir bedeli, sorulacak bir hesabı olacaktı. Karşımdaki adam bir kural adamıydı ve kaçmama izin vermeyecekti. Gözlerimi zorlukla aralayıp doğrudan yüzüne baktım. Yakalanmış bir suçlu edasıyla dudaklarımı istemsizce birbirine bastırıp dişledim. Göktuğ bu hareketimle birlikte bakışlarını dudaklarıma indirdi. Benim dişlediğim, eziyet ettiğim o tam noktaya kendi dudaklarını değdirdi. Fakat beni öpmedi... Sadece dilinin ucunu yavaşça, hissettire hissettire o çizginin üzerinde gezdirdi. Adeta aklımı başımdan almak, beni tamamen çaresiz bırakmak ister gibi bir işkenceydi bu. "Onları bana yazarken, o kafandan tam olarak ne geçiyordu, hm?" Sesi fısıltı halindeydi, gülümser gibiydi ama gözlerindeki o karanlık parıltı tehlike çanlarını çalıyordu. "Her şeyi... Her şeyi böyle sorgulayacak mısın gerçekten, Göktuğ Yüzbaşı?" dedim, aldığım kesik nefeslerin arasında zar zor konuşarak. Başını hafifçe yana doğru eğdi, dudaklarının kenarı alaycı bir tavırla yukarı kıvrıldı. "Yok..." dedi, sesi erkeksi bir hırıltıya dönüştü. "Bugün sorgu odasında değiliz, bugün sorgulamak yok. Çünkü daha seninle yarım kalan çok önemli işlerimiz var. Onları bitirelim, sonrasında uzun uzun konuşuruz."