🐇
3 stories
RAKUN by Alminanngg
Alminanngg
  • WpView
    Reads 56,444
  • WpVote
    Votes 2,912
  • WpPart
    Parts 9
"gece alınırsa intikam, saklanır karanlığa" Dünya harici üç farklı diyar olduğu söylenir efsanelerde. Göğe, yere ve sulara hakimiyet kuran... Diyar Efendilerinin çocuklarından biri olan Parla Tün Bozgun, kendi diyarının Aykırı olarak adlandırılan çocuklarındandır. Hayatının merkezindeki üç insan ona ihanet ettiğinde diyarının korkulan canavarına dönüşür: Rakun'a... Tünün intikamından korkan üç insan biçare Dünya'ya kaçar ancak Parla bir o kadar kararlıdır. Eğer evine zarar gelmişse Rakun'un saldırganlığı kaçınılmazdır. Parla intikamını hazırlamak için üç insanın peşinden Dünya'ya iner. Başka bir diyarın Aykırılarından olan Kuzey Par da tıpkı Parla gibi Dünya'ya inmek istemektedir. Ancak onun aradığı canavar Parla'dan çok daha tehlikelidir. Parla Tün, Dünya'ya inebilmek için Kuzey'i kandırmak zorunda kalır ve Dünya'ya indiğinde, artık yanında bir düşman daha vardır. Dünya'ya yabancı, kendi diyarlarına aykırı iki ruh, kurtarabilir mi birbirlerini öfkenin elinden? Yoksa onların öfkesi midir gündüzün sonunu getiren...
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu by gelisimciportakallar
gelisimciportakallar
  • WpView
    Reads 126,101
  • WpVote
    Votes 2,836
  • WpPart
    Parts 9
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu, ilk kez 1922'de yayınlanan, Stefan Zweig tarafından yazılan uzun öykü. Mektup biçiminde yazılan eser, ünlü bir yazarın hatırlamadığı bir kadından aldığı mektuptan oluşuyor.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,377,225
  • WpVote
    Votes 694,866
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.