💕
44 stories
Maça Kızı 8 by dpamuk
dpamuk
  • WpView
    Reads 174,721,359
  • WpVote
    Votes 7,385,631
  • WpPart
    Parts 221
"Verdiğim acıyı silebilmek için her bir saç telini öpmek istiyorum," dedi. Önce nefes almayı bıraktım. "Ama bazen öpünce de geçmez," dedi. Buz kestim. ... BU HİKAYEDEKİ OLAYLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR VE GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA BİR İLGİSİ BULUNMAMAKTADIR! Yayınlanma Tarihi: 21 Mayıs 2017 Maça Kızı 8, üç kısımdan oluşan bir seridir; hepsi bu kitap altında toplanacaktır.
ÖRÜMCEĞİN AĞIDI by Zeynepizem
Zeynepizem
  • WpView
    Reads 926,221
  • WpVote
    Votes 61,135
  • WpPart
    Parts 24
Dikkat: +18 sahneler barındırır. • Mafya • Anlaşmalı Evlilik • "Benim hakkımda hiçbir şey bilmiyorsun, küçük köstebek." Yutkundum. O, Eymir Valen'di. Aynı otelde, yan yana odalarda kalmıştık ve ben ona yakalanmıştım. Beni bir köstebek olarak görmesinin sebebi buydu çünkü hakkında bilgi toplamaya çalıştığımı sanıyordu. Oysa benim amacımın Eymir'le hiçbir ilgisi yoktu. "Peki ya sen, benim hakkımda ne biliyorsun?" "Bir köstebek olduğunu." Kendi söylediği cümleyi düzeltti. "Güzel bir köstebek." Dudaklarım iki yana kıvrıldı. Belki harekete geçip varlığını ifşa etmem gerekirdi ama ben genelde kuralları çiğnerdim. "Burada olmamalıydın." Dedim, net bir şekilde. Abimler onu fark ederse cesedini çıkartırlardı. "Burada olmasaydım yarattığım şaheseri görme imkanını nasıl bulacaktım?" Bence benden bahsetmiyordu, elbiseden bahsediyordu. "Şaheserini bana göndermek yerine evinde muhafaza da edebilirdin." "Seni evimde muhafaza etme fikrini sevdim." 🕸 Mafya▪︎Düşman Aileler▪︎Anlaşmalı Evlilik Yayım tarihi: 22.07.2025 🕷 Romantizm #1 (10.01.2026)
leydi yaşamak istiyor by -fereh
-fereh
  • WpView
    Reads 398,711
  • WpVote
    Votes 35,276
  • WpPart
    Parts 60
"Alın kellesini!" O an son defa yaşamak için bir şeyler yapmaya çalıştım ama ne gücümün, ne de sebebimin olduğunu farkedince kafamı eğip çaresizce bekledim. Ölmek istemiyordum, kesinlikle ölmek istemiyordum...Kendimi bu konuda teselli etmeye çalışsam da yapamıyordum. En azından o zalim halkın önüde idam edilmeyecek oluşuma sevindim ve ölümümden saniyeler önce gülümsedim. 3...2...1... Gözlerimi iki kişilik yatakta açtım. Nerdeydim ben? Daha önemlisi kimim ben? Sera Albayrak mı, yoksa Valeria Ernest mi?
Can Kırıkları by dolunaygecesi06
dolunaygecesi06
  • WpView
    Reads 618,599
  • WpVote
    Votes 24,305
  • WpPart
    Parts 42
Ben seni seviyorum...kardeşimden farksız o hem 5 yaş küçük...ufaklıkla ne işim olur... Dizlerimin üzerinde eğilip kapıya biraz daha yaklaştım.. -Bin gönlüm olsa birini vermem.. Benim gözüm sadece seni görür... Hem görmedin mi erkek çocuğundan farksız.. Kıskanacağın son kişi bile değil... Titreyen dizlerimle ayağa kalktım... Perdeyi araladım.. Balkona çıktım.. Semih gelen sesle başını bana çevirdiğinde.elinde telefon öylece kaldı... Gözlerine baktığımda anlamıştı onu duyduğumu.. Balkonda duran kitabımı aldım ve tekrar içeri girdim... Kapıyı kapatıp perdeyi çekmeden son kez yüzüne baktım.. Ve o perdeyi kapattıktan sonra yıllarca onun olduğu tek bir gün açmadım...
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 9,729,792
  • WpVote
    Votes 553,359
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 2,836,114
  • WpVote
    Votes 172,221
  • WpPart
    Parts 37
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
İTİBAR PALASI by Elif_Kiriscii
Elif_Kiriscii
  • WpView
    Reads 329,067
  • WpVote
    Votes 13,667
  • WpPart
    Parts 36
Yatağın baş ucundaki küçük bir kağıt parçasına yazılan iki cümlenin içerisinde kalem delikleri vardı; harfleri bir araya getirirken kâğıdı parçalamaktan son anda vazgeçen bir saldırganlıkla yazılmıştı. Saldırganlığı yazdığı sekiz dokuz kelimeyle veda eder gibi değil, Alara'nın kalbini nefretin kollarına bırakır gibiydi. ❝Hesaplaşmamız gerekenleri şimdi hesaplaşmayacağız Alara. Geceyi de yaşanmamış say.❞ Yiğit Uygar Palaslı'nın satırlarında ihtirasa karışan bir öfke ve Alara'nın ihanetine duyduğu inanç vardı. Ve Yiğit kadar kimse, ihanetle körüklenerek yakıp yıkamazdı. Büyük bir kumpas. Palaslı'ların sergisinden çalınan değerli antikalar. Ve suçlanan Alara Yücesoy. Onların tehlikeli, 'itibar palası' oyununa ortak ol.
Leydi Charlotte: Kraliyet Kamelyası by miss-different
miss-different
  • WpView
    Reads 2,823
  • WpVote
    Votes 216
  • WpPart
    Parts 14
"Prens Valery... Bu çiçeğin anlamını biliyor musunuz?" Çiçeğe bakarken başını hayır de gibi salladı. "Her çiçeğin bir anlamı vardır. Kamelya çiçeğinin anlamı aşk demektir. Ve aynı zamanda bağlılık ve sadakat anlamına da geliyor. Majesteleri lütfen bana evlenme teklifi edin. Sizi kral yapacağım. Size söz veriyorum ki size karşı bu çiçek gibi olacağım." ... Ölüm neydi? Ölümden sonra bizi bekleyen şey neydi? Gözlerimi ölüme kapatırken bana şu sözler söylendi. "İstediğin hayatı sana vereceğim fakat bir gün bunun karşılığını senden almak için geleceğim." Gözlerimi bu sözler ile açmıştım. Uyandığım ev bana ait değildi. Kitap satırlarında okuduğum ve içimi acıtan bir dünyaya uyanmıştım. Ruhum bana ait olmayan bir bedenin içindeydi. Bu bedenin sahibi ise henüz 21 yaşındayken sevdiği için her şeyi yapan fakat yine sevdiği adamın ellerinde ölen kızın bedeniydi. Bir şekilde gelecekten geçmişe gitmiş ve burada yaşamaya başlamıştım. İlerleyen zamanlarda neler olacağını biliyordum. Bir kez ölmüştüm ve bana bir şekilde yeniden birisi şans vermişti. Bu şansı kullanarak o karanlık günleri yok edip bana verilen bu hayata devam edecektim.
TAYF by pennanoctis
pennanoctis
  • WpView
    Reads 21,622
  • WpVote
    Votes 1,459
  • WpPart
    Parts 22
Hissettiğim en derin kör noktası. O tayf gibi yaklaştı, hissizliğime dokundu. Ve ben tuttuldum,bir yalana.