12 stories
EŞKIYA par Sitaare
Sitaare
  • WpView
    LECTURES 2,030,223
  • WpVote
    Votes 93,435
  • WpPart
    Parties 47
Gece boyu izledim; Çadıra düşen gölgesini. Peçesini indirişini, Sigarayı yakışını.. Üfleyişini geceye.. Yer yer çadıra dönüp bakışını.. Nefes alıp verişini.. Gözlerinde hiç korku yoktu, deli cesareti okunuyordu yüzünün her köşesinden. Büyük kalabalıklarda dahi kaybolmayacak bir güce sahipti. Herkese göz gezdirirdiniz de onun duruşu dönüp tekrar bakmanıza neden olurdu. Bu farklılık gizlenemeyecek türdendi. Siyahlara bürünmesi gecede kaybolmasına yetmiyordu. Karanlıklar içinde bir karanlık, ama günden daha aydınlık.. [Gerçek kişi ve olaylarla bağlantısı yoktur. Tarihi bir değer taşımamaktadır ! Yazar Cadillac değil, at sürmek istediği için fi tarihini seçti. ] Tüm hakları saklıdır. ~31.12.2015~
Sevgili Cem Bey par mcflyb
mcflyb
  • WpView
    LECTURES 59,440
  • WpVote
    Votes 5,483
  • WpPart
    Parties 7
Huysuz ve yalnız bir adam. Münasebetsiz ve geveze bir komşu. Ve ikisini bir araya getiren sürprizlerle dolu bir akşam. "Hayatta öğrendiğim her şeyi üç kelime ile özetleyebilirim. Hayat devam ediyor." -Robert Frost Pişmanlıklarla, ikinci şanslarla ve kayıp kedilerle ilgili kısacık bir hikaye. Söyleyemediklerinden pişmanlık duyanlara, ikinci şanslara inanlara ve kedisini kaybedip gecenin bir vakti onu aramaya çıkanlara ithaf edilmiştir. Keyifli okumalar! Kapakta kullanılan çizim Pascal Campion'a aittir. Illustration Credit: Pascal Campion
Kelebek Cenazeleri (Tek Bölümlük) par mcflyb
mcflyb
  • WpView
    LECTURES 1,661
  • WpVote
    Votes 263
  • WpPart
    Parties 1
On Saniye (Tek Bölümlük) par mcflyb
mcflyb
  • WpView
    LECTURES 5,855
  • WpVote
    Votes 664
  • WpPart
    Parties 1
Hayatımızı etkileyen, dönüm noktası diyebileceğimiz çok önemli olaylar bir anda gerçekleşir. Anlayamadan, anlam veremeden biter. On saniyede mesela. Ve geriye böyle bir cümle kalır: "İlk karşılaşmamızı hatırlıyor musun?"
Çılgın Kalabalıktan Uzak'laşmak (Tek Bölümlük)  par mcflyb
mcflyb
  • WpView
    LECTURES 1,639
  • WpVote
    Votes 196
  • WpPart
    Parties 1
Yüzlerce bıkkın ve yorgun insanla birlikte bir metro vagonunun içindeydi genç kadın. Sabahın beşinde kalktığı için uyku mahmuruydu. Gözleri -açık olduğu zamanlarda elbette- kirli zemine sabitleniyor, hayata dair düşünceler hızla akıp gidiyordu zihninden. Varoluşsal bir krizle yüzleştiği söylenebilirdi belki ancak bunun için yeterli zamanı yoktu.
Radyo Gönülçelen (Tek Bölümlük) par mcflyb
mcflyb
  • WpView
    LECTURES 2,156
  • WpVote
    Votes 287
  • WpPart
    Parties 1
Tamamıyla sıradan bir akşamdı. Radyo Gönülçelen'de müzik keyfi kesintisiz olarak devam ediyordu. Ta ki dinleyicilerden biri arayıp "son bir şarkı" isteyene kadar...
Tren İstasyonu (Tek Bölümlük) par mcflyb
mcflyb
  • WpView
    LECTURES 8,866
  • WpVote
    Votes 1,044
  • WpPart
    Parties 1
Size kendimi tanıtmayacağım. Aslında bu kısmı bilinçli olarak atlıyorum. Çünkü kendimi ne olarak tanıtacağımı bilmiyorum. Bir bedenim ya da yüzüm yok. Sesim bile yok. Sadece düşüncelerim var. Var olduğumu bu şekilde biliyorum. Tek bir görevim var: Güneş ve Umut'un birbirleri için yaratıldıklarını fark etmelerini sağlamak. Tek bölümlük bir kısa hikayedir. Kapakta kullanılan çizim Mary-Kate Thomas'a aittir. Illustration Credit: Mary-Kate Thomas
Dönüşüm(üm) Muhteşem Olamadı (Tek Bölümlük) par mcflyb
mcflyb
  • WpView
    LECTURES 319
  • WpVote
    Votes 52
  • WpPart
    Parties 1
Bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığımda, kendimi "muhteşem kadın"a dönüşmüş olarak buldum.
Evler (Tek bölümlük) par mcflyb
mcflyb
  • WpView
    LECTURES 352
  • WpVote
    Votes 43
  • WpPart
    Parties 1
Evler, sahiplerinden izler taşır derler.
Kırmızı Peçete (Tek Bölümlük) par mcflyb
mcflyb
  • WpView
    LECTURES 5,931
  • WpVote
    Votes 665
  • WpPart
    Parties 1
"Dediğim gibi, gayet sakin bir akşamdı. Ta ki o gelene kadar. O tuhaf kadın. İçeri girdiğinde saat gece yarısını geçiyordu. Bana doğru ilerledi, taburelerden birine oturdu. Dağınık ama hoş biriydi. Esmer, minyon bir tipti. Etrafa garip bir enerji yayıyordu. Davranışlarındaki bir şey "Ben buraya ait değilim!" diye bağırıyordu sanki. 'Yolun buraya nasıl düştü?' dedim, biriyle buluşacağını söyledi. Hareketleri, büyük bir beklenti içindeymiş gibi sabırsızdı. Ayaklarını huzursuzca sallayıp duruyordu. Bunu ben de çok yaparım. Özellikle gerginken, bazen de birini beklerken." "Beklediği kişi geldi mi peki?" "Hayır, uzun saatler boyu bekledi ama kimse gelmedi."