okyanusta_kayip
- Reads 2,829
- Votes 2,232
- Parts 18
Uyarı‼️ Bu kitapta argo, küfür ve +18 içerikler bulunmaktadır.
_
Bir silah namlusu. Demir ve barut kokusu zihnimi felç etti.
Dünya bir anlığına tamamen durdu. Yıllardır ringlerde aldığım o darbeler, reflekslerim, her şey bir anda sıfırlandı. Bedenim kilitlenmişti. İçimdeki his korku değildi; korkudan çok daha ilkel, vahşi bir öfkeydi. Eğer şu lanet silahı şakağımdan bir saniyeliğine bile uzaklaştırsa, tırnaklarımla onun şah damarını sökebilecek bir nefret dalgasıydı bu.
Nefesimi kontrol etmeye çalışarak, gözlerimi milim kıpırdatmadan karanlığın içindeki o kara göz bebeklerine diktim. Beni titrerken görmek istiyordu, biliyordum. Ona bu zevki vermeyecektim.
Dişlerimin arasından, düşündüğümden çok daha soğuk ve meydan okuyan bir sesle fısıldadım "Ne istiyorsunuz?"
Yüzüme doğru pis bir nefes üfledi. Sesindeki o ukala ton midemi bulandırdı. "Bence biliyorsun, Karahan..."
Bilmiyordum. Ama geçmişimin bir gün beni bu sokakta kıstıracağını hep hissediyordum.
Başımı hafifçe yana doğru eğmeye çalıştığımda silahın namlusunu derime daha sert bastırdı. "Uslu dur," dedi alaycı bir fısıltıyla. "Şu karşında duran iki binayı görüyor musun? O karanlık pencerelerin arkasına dört tane keskin nişancı yerleştirdim. Hepsinin hedefinde bir daire ve bir ara sokak var."
Donup kaldım. Bakışlarım istemsizce benim oturduğum apartmanın penceresine kaydı.
"Tahmin et bakalım..." dedi adam, tetiğin tıkırtısı kulaklarımda patlarken. "Sen bizimle sessizce gelmezsen, o tetikler mi çekildiğinde ilk kimler ölecek?"
O an içimde yıllardır ilmek ilmek ördüğüm o güçlü duvar un ufak oldu. Benim hayatımın, aldığım nefesin hiçbir önemi yoktu. Ama onlar... Ablam ve Atlas, benim bu hayattaki tek temiz sayfamdı. Onlar benim kırmızı çizgimdi.
Ve bu adam, o çizgiyi basarak geçmekle kalmamış, ailemin canını masaya sürmüştü. Gözlerimdeki o d