silentdeadt
- Reads 9,754
- Votes 515
- Parts 17
iso ve fadime istemeden sonra olanları başına gelenleri anlatıyo fadimenin eyüphan tarafından kaçırılmasından başlıyor
.
.
.
Karadeniz'in hırçın kıyılarında, Trabzon'da başladı Fadime'nin hikâyesi.
Koçariliydi o. Sırtını Koçari Dağı'na yaslamış bir köyde büyümüş, dalga sesleriyle uyumuştu. Ama bir gün kan davası, evlerinin kapısını çaldı. Annesi ve babası o düşmanlıkta toprağa düştü.
Geride sadece abisi ve dinmeyen bir öfke kaldı.
İki aile arasındaki kanı durdurmanın tek yolu belliydi: Fadime, Furtuna soyundan bir uşakla evlenecekti.
Bu evlilik bir sevda değil, bir barış bedeliydi.
Düğün günü, deniz kabarıktı. Karadeniz dalgalarını sertçe kıyıya vuruyor, sanki onun içindeki fırtınayı anlatıyordu. Fadime'nin kalbi buz gibiydi. O adama bakmıyor, konuşmuyor, sadece susuyordu.
Ama zaman Karadeniz gibidir; bir gün hırçın, bir gün derin ve sakindir.
Adamın sabrı, dağlar kadar sessizdi. Fadime her gün biraz daha fark etti; bu evde korku yoktu, baskı yoktu. Sadece bekleyen bir kalp vardı.
Bir gün deniz sakindi. Rüzgâr saçlarını hafifçe savururken Fadime ilk kez içinden gelen sesi dinledi.
Kalbindeki taş erimiyor belki... ama çatlıyordu.
Anladı ki bazen sevgi,
fırtınaya düşman değil;
fırtınayı dindiren rüzgârdır. 🌊✨