eflalalinn adlı kullanıcının Okuma Listesi
13 stories
Başına Bela Olurum #Wattys2022 by _Aselisa_Lcy_
_Aselisa_Lcy_
  • WpView
    Reads 1,385,578
  • WpVote
    Votes 81,619
  • WpPart
    Parts 57
Hiç tanımadığı annesini,babasının ölüm döşeğinde sayıkladığı isimle arayan,gözü kara,kaybedecek bir şeyi kalmamış, babasının tahtına yeni geçen genç bir mafyaydı GENCER KARAN. İstediği belgelere ulaşacak tüm engelleri yok etmeye,herkese bela olmaya hazırdı. Hazırlıksız olduğu tek şey,belayla beşik kertmesi yaptığı düşünülen hırsız, arsız,patavatsız,bela mıknatısı Afitap'ın beladan kaçarken kendini onun arabasında bulması oldu. Planlar şaştı. Belalar birbiri ardına gelirken Mafi, gönlünün hırsızı Afi'ye karıştı.. Basit bir hırsızın,kaderin tuhaf cilve anlayışıyla bir anda dünyanın en karanlık tarikatlarından Mortiez Lonca'nın (Ölüm loncası) ininde kendisini bulduğu, gülmekten nefeslerinizin tıkandığı,bitti dediği yerden her seferinde bir çare bulup kaçabilenlerin hikayesi.. Erkeğin keskin zekalı,kızınsa o keskin zekada bıçağını bileyecek kadar akıllara zarar hallerine kapılıp gideceksiniz! Bildiğinden şaşmayan,boyun eğmeyen,sivri diliyle güldüren,ilk andan başlayıp sona kadar asla karakterinden ödün vermeyen belatoner AFİTAP ! Ona deli gibi aşık olan "KARAN"lık mafya GENCER! Ve tüm belalar silsilesinde kimin kime daha bela olduğunu ayırt edemeyeceğiniz olaylar serisi.. AFİTAP&GENCER --------- Copyright@Tüm telif hakları saklı ve noter onaylıdır.İzinsiz kopyalanması, dağıtılması, çoğaltılması,basılması,içerikte alıntı yapılması durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
MÜNFERİT by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 6,311,813
  • WpVote
    Votes 338,345
  • WpPart
    Parts 54
Bedenini öne doğru büktü ve koyu kahvelerini kısarak dudaklarını büyük bir yavaşlıkla alnıma dokundurdu. Tam da o anda midemin aniden kasıldığını hissettim. "Eğer benden istediğin gerçekten buysa, abin olurum." Sarfettiği sözler ile kulaklarımda bir uğultu ve hemen ardından boğazımda bir yanma meydana geldi. Onu göğüsünden tutup kendimden uzaklaştırmak ve bu yakınlığın gereksiz olduğunu savunmak istedim ancak dudakları temasını kesmeden ve onu itmemden gram etkilenmeden sürtünerek burnumun ucuna kadar indi. "İhtiyaç duyduğunda, baban olurum." Dudakları burnuma küçük bir baskı uygulayarak kısa süreliğine tenimden ayrılırken çok geçmeden sıcak dudaklarının varlığını yanan yanaklarımda hissettim. Göğüsümde binbir çabayla canlı tutmak için çabaladığım, özenle sakladığım o minik kuşun kanatlarını delicesine çırptığına şahit oldum. Yutkunuşlarım arttı. Nefes alış verişlerim hızlandı. Dudaklarını aralayıp kısa bir nefes aldığı esnada burnunu bir kedi misali usulca yanağıma sürttü. "Sığınmak isteğinde, liman olurum." Ilık nefesini sertçe dışarı bırakarak aralık dudaklarımın arasından içeri sızmasını sağlarken kollarının arasında titredim. "Korktuğunda, kalkan olurum." Dudakları temasını kesmeden bir yol izlercesine dudaklarımı es geçip çeneme ilerledi ve bir sonraki durağında yumuşak bir baskıyla çeneme yaslandı. "Ne olmamı, neyin olmamı istiyorsan o olurum." Başını aşağıya eğmeden hemen önce bakışlarını gözlerime çevirerek yüz ifademi dikkatle inceledi. Rahatsız olup olmadığımı kontrol ediyor olmalıydı. Değildim. Biraz garip hisler içindeydim ancak bu senelerdir hissettiğim huzursuzluk, rahatsızlık ya da korku hislerine hiçte benzemiyordu. "İhtiyacına, isteğine göre şekillenirim ama bu durum kocan olduğum gerçeğini değiştirmez."
Gecenin En Doğusu by Kalemimdenkitabim
Kalemimdenkitabim
  • WpView
    Reads 6,153,875
  • WpVote
    Votes 332,084
  • WpPart
    Parts 67
... "Soğuk, açlık, susuzluk, uykusuzluk, işkenceler.. Aklının alıp alamayacağı her şeyi göğüsleyebilirim. En karmaşık bombaları imha edebilir, en büyük savaşlardan tek bir sıyrık almadan çıkabilirim. Gözümü kırpmadan ölüme bile koşabilirim ama.." dedi ve susup derin bir nefes aldı. "Ama?" dedim hevesle gözlerine bakıp. Nefesini dudaklarıma verip alnını alnıma yasladı yeniden. Ve gözlerini kapattı. "Ama sensizlikle nasıl başa çıkılacağını bir türlü bulamıyorum." dedi ve sağ elimi tutup kalbinin üzerine koydu. Benimkinden farksız bir şekilde, sabırsızca çırpınıyordu güzel kalbi. "Sen olmadığında burada bir şeyler ters gidiyor. Nefes aldırmıyor. Herkesi tek bir emriyle dize getiren Fırtına, kalbine söz geçiremiyor. Çünkü.." dedi ve derin bir nefes daha aldı. Bu aldığı kaçıncı derin nefesti? Neden buna takılmıştım şu an? Hiç mi hiç sırası değildi.. "Çünkü içinde öyle bir kadın var ki.. Öyle masum, öyle güzel, öyle zeki ve.. Ve öyle benim.. Bazen çıldırtan, delirtip çileden çıkaran; boynunu sarıp sarmalayan atkısını, saçlarına değen beresini, yansımasını izleyen aynasını bile kıskandığım.. Öyle bir kadın ki; sevmemek mümkün değil. Öyle bir kadın ki; adını duyan herkese karanlık, bir bana aydınlık.." ... Not: Başlamadan önce Doğu'yu okumak mecburiyetinde değilsiniz. Gecenin En Doğusu'nu ondan bağımsız olarak da anlam kargaşası olmadan tamamlayabileceğiniz şekilde kurguladım. Ufak tefek noktaları da elimden geldiğince açıkladım. Sevgiler.
AYKIRI: 4 BAŞLANGIÇ by gul_clk
gul_clk
  • WpView
    Reads 154,008
  • WpVote
    Votes 14,937
  • WpPart
    Parts 34
AYKIRI SERİSİ'NİN SON KİTABIDIR! *** Bir, İki, Üç... Sıfır. Beria bir zamanlar terk etmek zorunda kaldığı küçük dünyasına geri döndü. Fakat artık hiçbir şey tozpembe değildi. Aklı ve kalbi geride kalmışken, şimdi bir parça eksik ama duygularına hakim başka bir kız vardı. O artık gerçek bir savaşçı! Ayaklarını bastığı yer: Şimdi, burası... Sıfır noktası. Burası her şeyin bittiği yer. En uç, en tepe, doruk noktası... Acının üst sınırı, onu hissedenin son anıdır. Tabii acının da... Burası eksinin ve artının ortası. Acının büyüdükçe büyüdüğü, sonunda kendi kendini tükettiği, bittiği nokta. İki zıt kutbun nötrleştiği, eşitlendiği nokta. Ne soğuk ne de sıcak... Ne gece ne de gündüz... Karanlık değil, tıpkı aydınlık da olmadığı gibi. Burası her şeyin bittiği yer, başladığı gibi... Her son bir başlangıçsa şayet ve efsaneler mutlu sonla bitemez diyenler çoğunluktaysa... HERKESİN SON DEDİĞİ YERDEN, BİZ YENİDEN BAŞLARIZ!
KIZIL GECE  by DuruMavii
DuruMavii
  • WpView
    Reads 5,237,205
  • WpVote
    Votes 244,555
  • WpPart
    Parts 42
Başka bir evrende hamile olarak uyanan Rozelin'in hikayesi...✨️
"BERCESTE" 🍁 (Tamamlandı)  by BursaliGelin
BursaliGelin
  • WpView
    Reads 401,973
  • WpVote
    Votes 33,663
  • WpPart
    Parts 41
🍁 -Hey!'dedi sesi atının nal seslerine bulanırken. Gelip tam önümde duraksamış, yorgun hayvan ağır ağır adımlamıştı. Bir doğan misali keskin bakışları sertçe geçti gözlerimden.'Yalnız çıkılmayacak denildi. Nereye gittiğini sanırsın?' -Yetti gayrı! Bana hesap sorup durma be adam! Kim sanırsın sen kendini?' dedim karakterimden beklenmeyecek kadar sert bir tavırla. Hafif çekik gece karası gözleri bana bakarken daha da kısılmıştı. Atına küçük bir adım attırıp atımın burnuna yanaştı. -Demirci Kasım oğlu Akın! Kutlu Kayı obasının beyi Osman Beyin alpi sanırım kendimi. Peki sen?' 'Gökten zembille inip düştün obanın ortasına. Hiçbir şey bilmem dersin, lakin ben bilirim ki bir gizlediğin var. Şimdi söyle bakalım. Asıl sen kendini kim sanırsın hatun? ' -Bildiğim yalnızca ismimdir. Hazan'ım ben. Nereden geldim, nereye gider idim bilmem. 'Sende var git yoluna. Benden size zarar gelmez Akın Alp. ' Kendinden başkasına zararı olmayan bir acizdim ben. Gizlediğim tek şey bu kitabın içine nasıl hapsolduğumdu. İki binli yıllardan bin üç yüz yılına nasıl gelebildiğimdi. Bâst-ı zamanım, tayy-i mekanımdı... Lakin bunları anlatsam ya meczup derlerdi bana veyahut büyücü. Diyemiyordum. Diyemediğim için de böyle çatıyordu bana kaşlarını. Atımın yönü obaya çevrilirken bir hamle ile kesmişti önümü. Ve geceden siyah gözleri beni alev misali yakarken fısıldadı. -Yolumun üstünde durursun Hazan hatun. Lakin bilesin ki ben dört nala giderken tökezlemem. Ne varsa acımaz, ezer geçerim...' 🍁 Hazan & Akın ......................
Kaçış by MaysaBerran
MaysaBerran
  • WpView
    Reads 337,759
  • WpVote
    Votes 23,533
  • WpPart
    Parts 51
Av oyunlarını bilir misiniz? Hani bir ormana hayvanları salarlar, en hızlı avcıyı bulabilmek için. Avcılar için bir zevk ve güç gösterisi olan bu oyun, hayvanlar için özgür olabilmek için bir umuttu. Şansları varsa avlanmazlardı, zaten şansızlarsa çoktan avlanmışlardır. İşte o ormanı Dünya, avları da biz evlenmemiş bakire kızlar olarak düşünün. Peki ya avcılar neydi? Onlar erkekler değildi, seri katiller hiç değildi. Onlar bu dünyadan değillerdi. Asırlar önce atalarımız gökyüzünün tüm sırlarını açığa çıkarmak için savaşırlarken ve yeni bir dünya arayışına girerlerken bu dünyamızın sonu oldu. Keşfedilen her gezegende yeni bir hayat aradılar ve hep şu soruyu sordular; Başka canlılar var mı? Evet, vardı. Fakat biz onları bulmadık onlar bizi buldu.
EJDERHA ATEŞİ by MaysaBerran
MaysaBerran
  • WpView
    Reads 503,600
  • WpVote
    Votes 35,824
  • WpPart
    Parts 42
Simsiyah dağılmış saçları, vahşi duran yüzü ve Onikse benzeyen gözleriyle Şifa'ya bakıyordu. Sanki onun insana dönüşmüş haliydi. Şifa'yı inceleyen gözleri yavaş yavaş öfkeyle dolmaya başladı. ''Sen onu benden çaldın. Şimdi bedelini ödeyeceksin.'' Şifa duyduklarıyla kaşlarını çattı ve etrafına baktı. Ona mı demişti? Durduğu tarafta Oniks ve kendisinden başka kimse yoktu. Acaba Oniks'e mi demişti? İyide ne çalmış olabilirdi ki? Buraya geldiklerinden beri Oniks'i gözünden ayırmamıştı. Bir ara uyumuştu o zaman çalmış olabilir miydi? Ne kadar obur olduğunu biliyordu. Kesin koyun, at ya da herhangi bir hayvanı midesine göndermiştir. Gözlerini kısıp Oniks'e baktı. Aynı anda Oniks de ateş saçan gözlerini karşısındaki adamdan ona çevirdi. Uzun dikenli kuyruğunu havaya dikmiş, her an karşısındaki gruba saldıracakmış gibi duruyordu. Oniks'in gri dumanlı gözlerine baktığında, Sıcak nefesini sinirle havaya bırakıp kuyruğunu salladı. Pekala huysuzluğu üstündeydi ama onun çalmadığını anlamıştı. Eğer o yapmış olsaydı çoktan suçlu çocuklar gibi gözlerini kaçırırdı. ''Sen neyden bahsediyorsun. Biz bir şey çalmadık.'' Şifa karşısındaki insanları süzdü hepsi de ona nefretle bakıyordu. Ama neden? Az önce konuşan adam ona doğru bir adım attığında Oniks'de dikenli kuyruğunu Şifa'nın beline sarıp onu kanatlarının altına aldı. Artık Oniks daha öfkeli nefesler alıyordu. Şifa, Oniks'in beline sarılı kuyruğunu yavaşça okşarken, ''Sakin ol Oniks'' dedi. Karşısındaki adam tekrar öfkeyle konuştuğunda ne duymayı bekliyordu bilmiyordu ama kesinlikle duymayı beklediği kelimeler bunlar değildi. ''Onu. Ejderhayı. Benim ejderhamı çaldın.''
SARFINAZAR ~İçimdeki Yıldırım~ by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 11,724,179
  • WpVote
    Votes 534,114
  • WpPart
    Parts 68
"Fazla vaktinizi almayacağım, direkt konuya gireceğim. Birçok şeyin farkındayım. Bana karşı beslediğiniz duygularınızın da, her görev emrinde dönüşümü beklediğinizin de, her yara aldığımda acı çektiğinizin de hepsinin farkındayım." Gözlerini gözlerimden ayırmadan sıkıntılı bir nefes çekti ciğerlerine. Kelimelerini özenle seçtiği o kadar belliydi ki, söyleyeceği şeyi söylemek aynı zamanda da bunu beni kırmadan yapmak için kendisini frenliyordu. "Kendinize bunu yapmayın. Size defalarca söyledim, benim hayatımda böyle bir şeye yer yok." Birkaç gündür ağlamaktan kuruyan gözlerim son cümlesiyle tekrar dolarken ona belli etmemek için başımı yere eğdim. Zorlamayacaktım, onu sevmem için onun sevgisine ihtiyacım yoktu. Ben onu, onsuz da severdim. "Anladım." dedim fısıltıyla. Eğer yüksek sesle söyleseydim ses tellerimin titrediğini anlardı. Karşısında sevgi dilenen aciz bir kız gibi durmak istemiyordum. Birini sevmek hiçbir zaman acizlik değildi. Zaaftı, her insanın tadamayacağı ama tadanın da binlerce kez şükredeceği bir duyguydu. Yaşamı boyunca bir insan için olup olabilecek en güzel zaaftı sevgi. "Başka bir şey yoksa eğer.. İyi günler." Dolu gözlerimi görmesin, bana acımasın diye başımı kaldıramadım. Yanından geçeceğim sırada kolumu tutan iri kemikli, nasırlı elleri tüm vücudumu ateşe vermiş gibi titretmişti. Sesli yutkunuşunu ve kolumdaki elinin titrediğini hissettim. Baş parmağı kolumun üzerini bilinçsizce okşarken yerde olan gözlerim kolumdaki elini buldu. Bir an için fikrini değiştirdiğini sandım ama o bunu fark ettiği gibi elini hızlıca geri çekti üzerimden. "Vazgeç.." diye mırıldandı acı çeker gibi. Sesi kısık ve pürüzlüydü. "Beni sevme. Ben ruhu olmayan, yaşamayı bilmeyen, acı hissetmeyen bir adamım. Sana acı vermek, bu hayatta isteyeceğim en son şey bile değil." 🔴 (Minimum Aksiyon/Bol Aşk)
• NAMÜTENAHİ • Hayatımın Mimarı  by RArsenDemir
RArsenDemir
  • WpView
    Reads 3,056,463
  • WpVote
    Votes 73,533
  • WpPart
    Parts 25
Yiğit, elindeki flaşı açık telefonu ışığı asansörün tavanına vuracak şekilde yere bıraktıktan hemen sonra elleri yanaklarımı kavrayarak, "Hadi Eylül, derin bir nefes al." Kulaklarım uğulduyor, görüş alanım arada bir netleşip bulanıklaşıyordu. Kendimi, aklımı toplayıp dudaklarımı aralayacak konumda hissetmiyordum. Nefesim git gide daha da daralıyor, gözlerim kapanmamak için göz kapaklarımla savaş veriyordu. "Eylül, bana bak." Söylediklerini uğultu şeklinde duysam da ne yazık ki cevap veremiyordum, sadece hafif aralık gözlerimle yüzüne bakıyor, söylediklerini dinlediğimi anlaması için gözlerimi yumup açıyordum. "Eylül!" "Eylül, sakin ol." "Eylül, nefes al." Yiğit'in git gide yükselen sesi ile tedirginliğim daha da artarken yanaklarımı kavrayan büyük, kemikli soğuk elleri ve dudaklarımda hissettiğim bir erkeğe göre oldukça dolgun i dudakları bütün sistemimi çökertmeye yetecek kadar yoğun duygular hissetmeme sebep oluyordu. Vücudumdaki kan az önce çekilmiş, vücudumu buz kaplamışken şimdi fazla miktarda pompalanan kan ile bütün vücudum sıcaklamıştı. Hareketsiz duran dudakları bir süre sonra hareket ederek ağzımı aralamamı sağlarken bir anda kontrolü tamamen eline alarak işaret ve orta parmağı ile çenemi hafifçe yukarıya kaldırdı. Burnundan aldığı derin nefesleri bir bir dudaklarımın arasına bırakırken, titreyen ellerim ve bedenimle bir süre hareketsiz kaldım. O ise durmadan aynı işlemi birkaç kez tekrarladı. Yanaklarımdaki ellerinin baş parmakları elmacık kemiklerimi aşağı yukarı okşarken göğüs kafesimi zorlayan kalbimin atışlarını duymaması imkansızdı. Saniyeler içinde ciğerlerime ulaşan onun nefesi kendimi biraz olsun sakinleştirmemi sağlarken dudakları dudaklarımın üzerindeyken gözlerimi yavaşça araladım. ~Yiğit bir adamın Eylül masalı.~ Sıradan bir mahalle hikayesidir, aksiyon içermez.