duslerr_sahnesi's Reading List Okunacaklar
52 stories
ESVED by Mihr_i
Mihr_i
  • WpView
    Reads 2,722,143
  • WpVote
    Votes 133,344
  • WpPart
    Parts 95
Esved; Karanlıkla sarılmış bir adam.... Lumina; Işığın içindeki parıltılar kadar saf bir kadın.. Hak etmediği birşeye el uzatmak bütün dinlerin ortak günahıyken.. Cehenneme birinci sınıf bileti olan bir adam bunu umursar mıydı? Umursamadı Esved... Tüm zerreleri adedince istedi kadını...
SERÇE ❦ by Esra269
Esra269
  • WpView
    Reads 7,002,381
  • WpVote
    Votes 277,581
  • WpPart
    Parts 54
"Benimle evlenir misin?"dedi genç kadın.Bir elini gergince, sallanan platin halka küpelerine götürmüş, genç adamın cevap vermesini bekliyordu.Adamın güçlü, ortama hakim duruşu karşısında bütün özgüvenine rağmen kendini küçücük bir serçe gibi hissediyordu. Genç adamın şahini andıran keskin bakışları, yaptığı teklifle donuk bir hâl aldı. "Efendim?"Dedi kulak kabartarak.Genç kadının yaptığı teklifle bozguna uğradığı belliydi.Kaskatı kesilen bedeni, elinde parçalamak istercesine sıkı sıkı kavradığı viski bardağı dışında tekliften hoşlanmadığını belli eden bir şey yoktu. Bakışları genç kadının narin yüz hatlarında ve tereddüt dolu mavi gözlerinde gezindi. Genç kadın, onun bakışlarının yoğunluğundan etkilenerek, topuklarının üzerine kıpırdandı. Müzik ortamın sessizliğini bastırıyordu ama genç kadın daimi bir sessizliğin ortasında kalmışlar gibi hissediyordu. "Benimle evlenir misin?" Hayatında ilk kez bir adama evlenme teklifi ediyordu. Evlenmesi gerektiğinden gözüne en iyi seçenek olarak, Mahir Sancak'ı kestirmişti.Babası devreye girip, ortalığı yıkıp dökmeden önce en azından adama kibarca evlilik teklifi etmeyi düşünmüştü.Babasının planladıkları yanında, genç kadının bu düşüncesi insanın kulağına dalga geçer gibi geliyordu ama Merve'nin başka bir seçeneği yoktu ne yazık ki. Mahir Sancak olmak zorundaydı. Ama gelin görün ki adam hiç de onunla evlenecek gibi görünmüyordu. Düz, sabit bakışlarla, "Siz ne dediğinizin farkında mısınız Merve Hanım?"derken sesine yansıyan hoşnutsuzluk, canını sıkmamış değildi.
ASLANAĞZI by MmeCha
MmeCha
  • WpView
    Reads 2,869,091
  • WpVote
    Votes 143,058
  • WpPart
    Parts 73
Wattys 2019 Yeni Yetişkin kategorisi kazananı Dünyanın tüm yükünü bile isteye omuzlanmış bir adam, aşkı birinci elden yaşamayı reddeden bir kızla tanıştığında; hayatları bir daha asla eskisi gibi olmayacaktı. *** Daha önce, hayal kırıklıklarımın ölüme sebebiyet verebilecek kadar ağır yaralanmalara yol açabileceğini hiç aklımdan geçirmemiştim. Ben düşerdim, hiç sızlanmadan dizlerime kendim üfler, üzerimdeki tozu silker, başım eskisinden daha dik yoluma devam ederdim. Ama atladığım bir nokta vardı. İnsan beyni pimpirikli bir ev hanımı gibiydi. Çekmecelerine sadece yıkanmış, ütülenmiş, mis gibi kokan anıları yerleştirirdi. Kötü anılar, odanın en karanlık ve gözden en uzak köşesinde çürürken kesif bir koku yayardı etrafa. Tam da şimdi anlıyordum. Gözlerinin rengi tanıdıktı. Gözlerinden geçen duygu şeridindeyse daha önce şahit olmadığım bir şeyler vardı. Ve ben bugün, burada, seneler önce yanlış kaynayan kemiğimi düzeltebilmek adına aynı yerden, yeniden kıracaktım. *** Hikayenin Başlangıç Tarihi: 23.06.2017 Hikayenin tüm hakları saklıdır ve copyrighted.com tarafından korunmaktadır.
Maça Kızı 8 by dpamuk
dpamuk
  • WpView
    Reads 174,811,657
  • WpVote
    Votes 7,387,206
  • WpPart
    Parts 221
"Verdiğim acıyı silebilmek için her bir saç telini öpmek istiyorum," dedi. Önce nefes almayı bıraktım. "Ama bazen öpünce de geçmez," dedi. Buz kestim. ... BU HİKAYEDEKİ OLAYLAR TAMAMEN HAYAL ÜRÜNÜDÜR VE GERÇEK KİŞİ VE KURUMLARLA BİR İLGİSİ BULUNMAMAKTADIR! Yayınlanma Tarihi: 21 Mayıs 2017 Maça Kızı 8, üç kısımdan oluşan bir seridir; hepsi bu kitap altında toplanacaktır.
Kurdoğlu - Kabadayı Serisi (1) (KİTAP OLDU) by UnitedByLove
UnitedByLove
  • WpView
    Reads 4,014,945
  • WpVote
    Votes 34,700
  • WpPart
    Parts 13
Aşk,uçurtmalara benzer paşam... Sen ne kadar seversen sev,ne kadar özgür bırakırsan bırak o kendi karar vermeli ne kadar yükseleceğine... Çocukluğumuz uçurtmalarımızdı bizim bir de sevdalarımız... Sevdalarımızı da böyle yaşardık,korurduk hatta kimi zaman ne kadar sıkı tutarsak tutalım elimizden kayıp giderdi ama mesele hiçbir zaman bizimle kalanlar olmazdı zaten... Bizim peşinden koştuklarımızdı. Şanslıysak beraber aynı gökyüzüne bakar,aynı gökyüzüne inanırdık... Ama inanıyordum ki o uçurtmalar gibi kimi zaman tek renk ya da rengarenk ama sevdalar da vardı, sevdayı kendine zehir edende.
Sanaldan Gerçeğe | TAMAMLANDI! by Esra269
Esra269
  • WpView
    Reads 3,731,859
  • WpVote
    Votes 169,417
  • WpPart
    Parts 46
Komik, kendi halinde dişli bir kadın karakter! Koca mavi gözü ve 'Deli Feride' lakabıyla gerçekten de sevilesi. Minyon, maskot bir dişi! Feride! Disiplin adamı, karizma, kendinden hiç taviz vermeyen ama gizli bir romantik olan adam! İsmi gibi kendisi de faziletli, olgun. Zihin gücü yüksek, kültür zengini ...yürüyen bir afet! Bera! Feride kendini pek beğenmiyor! "Güzel değilim." Papağan gibi tekrarlayıp duruyor dili. Güzel olup olmadığı kimin umrunda ki? Bu ikisi normal bir şekilde girmiyorlar birbirlerinin hayatına. Biri diğerinin kapısını çalmıyor. Ya da bir yerde çarpışmıyorlar. Ya da gözgöze gelip o gözlerde tutuklu kalmıyorlar. Birbirlerini görmeden, seslerini duymadan kapılıyorlar birbirlerine. İlk anda hem de! Tesadüf dediğimiz şey nedir ki? Bir arkadaş sitesinde başlıyor hikayeleri. Kaptırıyorlar kendilerini. Sonra sahne değişiveriyor birden! Feride, bir mesaj uzağında olan adamı karşısında kanlı canlı buluveriyor! Bera, O'nun mesajlaştığı Feride olduğundan habersiz! Feride de bir türlü söylemeye cesaret edemiyor! Ve hikaye asıl şimdi başlıyor.
Aşk Engel Tanımaz |TAMAMLANDI - AŞK SERİSİ 3 by Esra269
Esra269
  • WpView
    Reads 3,091,665
  • WpVote
    Votes 184,106
  • WpPart
    Parts 51
Genç kız burnunu çekti ve ağlamamak için direndi. Onu neyin bu kadar üzdüğünü bilmiyordu. Onun farklı olduğunu sanmıştı. Diğer erkeklerin yaptığı gibi yarı sakat bir kızı görünce arkasına bakmadan kaçmamıştı. Kalmıştı. O kalmıştı. Zeynep kendini bu fikre alıştırmamaya çalışıyordu ama Efe onunla ilgileniyor, ona nazik davranıyordu. Yavaş yürümesini ya da yavaş konuşmasını hatta bazen konuşamamasını dert etmiyor gibi görünüyordu. Ama hepsi birer aldatıcı davranıştan ibaretti. Efe sadece ablası ve eniştesini kırmamak için ona ilgili davranmıştı.Zeynep'i asıl üzen şey, bunu gözüne sokmadıkça anlamamış olmasıydı. Ve şimdi Efe'nin arkadaşına söylediği sözler kulaklarında çınlıyor canını yakıyordu. "O sakat dostum," demişti. "Zaten pek de güzel değil. Vaktini harcamaya bile değmez. Ben de ablamlara onu kırmayacağıma söz verdiğim için onunla takılıyorum. Yoksa çok istediğimden değil yani." Zeynep istemeden kulak misafiri olduğu bu konuşmayı kendisi için bir işaret saymıştı. Bir daha hiçbir erkeğe, ona güvendiği kadar kolay güvenmeyecekti.Evet Zeynep sakattı, evet bazen kekeliyor konuşmakta güçlük çekiyordu ve evet, beş dakikalık yolu yirmi dakikada yürüdüğü doğruydu ama Zeynep asla çaresiz değildi.Efe'nin sahte ilgisine, onun o müthiş gülümsemesi ile kendisini büyülemesine ihtiyacı yoktu. Bu doğum günü partisine de neden gelmişti bilmiyordu. Tek istediği onunla zaman geçirebilmekti. Kabul etmek istemese de, Efe ona iyi geliyordu ama bundan sonra böyle bir şeye ihtiyaç duymayacaktı. Efe arkadaşı ile konuşurken, ağır hareketlerle geri döndü ve doğrudan çıkışa yöneldi. Bacakları titriyor, sinirden dişleri birbirine vuruyordu.Bacaklarına dolanan beyaz elbisesine bakarken gözyaşlarını daha fazla tutamadı.Bir de süslenmişti.Tek istediği şu sakat haliyle Efe'ye güzel görünmekti. Ne kadar aptaldı!
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,585,041
  • WpVote
    Votes 1,485,868
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
Sen Giderken...  by phaselis70
phaselis70
  • WpView
    Reads 394,469
  • WpVote
    Votes 24,906
  • WpPart
    Parts 45
Sanki ben camdan bir vazoyum da birileri üzerimden tüm örtülerimi sıyırmış...açıkta kalmışımda ufacık bir sarsıntıda düşüp kırılacakmış gibi. Benim bıraktığım her şey bir başkasına yuva olmak için hazır artık.
GÜNLÜK ... by phaselis70
phaselis70
  • WpView
    Reads 36,764
  • WpVote
    Votes 2,126
  • WpPart
    Parts 14
"Gitme desem." "Kalamayacağımı biliyorsun. Beni en iyi sen tanıyorsun. Kalırsam sevdiğin erkek olmaktan çıkacağım. Bununla yaşayamam." "Döndüğünde bize ne olacak dersin? Birbirimizi şimdiki gibi sevebilecek miyiz yine?" "Bildiğim tek şey var. Ben seni şimdikinden daha çok seviyor olacağım." "Ben de, ben de seni." "Eğer dönmezsem, dönemezsem "Söyleme. Hiçbir şey söyleme. Ben bekleyeceğim." "Bak, yıldız kaydı. Bir dilek tut." "Tuttum. Her yıldız kaymasında aynı dileği tutacağım." "Şimdi bana söz vermeni istiyorum. Dönemezsem kaldığın yerden devam edeceksin hayatına." "Yapamam. Bunun için söz isteme benden. Yapamam, o kadar güçlü değilim." "Yapabilirsin ve benim için yapacaksın. Kaldığın yerden devam edeceksin hayatına. Söz ver." "Bu bir veda mı? Bir şey eksik sözlerinde." "Ben sana asla veda etmem, sadece iyi olmanı istiyorum." "Ama..." "Sus! Bir kitapta okumuştum. Hayata gözlerimizi açtığımız anda bir melek elini uzatıp işaret parmağını tam ağzımızın üstüne koyarmış: 'Sus, olur mu? Hiçbir şey söyleme!'dermiş. İşte her insanın dudağı üzerinde bulunan çukurluğun nedeni buymuş. O yüzden sus. Dudaklarından değil kalbinden geçenleri görmek yetiyor bana. Sana da yetmeli benim kalbimden geçenler." Bu onların son konuşmasıydı. Sonbahar, en sert rüzgarlarıyla kilit vurdu gönül kapılarına. Sadece yıldızların tanıklık ettiği, gökyüzünün görkemli parlaklığının mührü altında kilitlenen aşkın son demiydi bu. Rüzgar ters yönden esmiş, birini gökyüzünün parlak yıldızları arasına diğerini yeryüzünün bilinmezliklerine savurmuştu. Geride yetim kalmış bir aşk ve gökyüzüne takılmış bir yıldız kaldı.Bir de kendine düşman fısıltılar.