🕷
6 stories
BEYAZ LEKE by asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Reads 38,154,243
  • WpVote
    Votes 2,069,676
  • WpPart
    Parts 39
Yaşıyorduk, işkence çekiyorduk, idam ediliyorduk, köle gibi çalıştırılıyorduk, susuyorduk, çığlık atıyorduk ama hepsinin sonunda sesli ya da sessiz bir savaş veriyorduk çünkü seviyorduk. Şaşırtıcıydı, sevgi bazen bir savaş meydanının ortasında size uğruyordu. O an iki yolum vardı. Ya sevecektim, ya ölecektim. Sevmeyi seçtim. Onu sevmek de ölümü daima nefes gibi ensende hissetmekti. "En büyük savaşların ortasında kurak topraklardan bile bazen çiçek açar, bombalar etki etmez, kökleri sımsıkı tutunur. Bir bakarsın renkler canlanır, güzel kokar her yer. Sen bu çiçeksin diyemem, biz bu çiçeği temsil ediyoruz diyebilirim. Özgürlüğümüze." Bu kitapta geçen kişiler ve kurumlar tamamen hayal ürünü olup her ayrıntısıyla kurgudan ibarettir.
Karantina Serisi by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 113,805,607
  • WpVote
    Votes 4,586,502
  • WpPart
    Parts 181
''Birlikte belanın içine batabileceğimiz kadar battık. Ve şimdi, seni bırakmayacağım... Benimle misin?'' --- Zeynep, kendini yeni okuluna başladığı ilk gün bir felaketin ortasında buldu. Okulu, salgın bir hastalık nedeniyle karantina altına alındı. Karantinanın akşamında ise kendini okulun karanlık koridorlarında bir kız öğrencinin cesedinin başında buldu. Üstelik yalnız değil, onlar da yanında... Mahşerin üç atlısı. Bu, sadece bedenleri değil ruhları da karantinaya alınan dört kişinin hikayesi. Bu onların özgürlüklerine ulaşmak için yaşadıkları esaretin hikayesi. Bu, birbirlerinin her şeyi haline gelen, birbirlerine gökyüzündeki son yıldız yanıp kül oluncaya kadar birlikte olacaklarına söz veren dört arkadaşın hikayesi. Bu mahşerin dört atlısının hikayesi. Şimdi, bizimle misiniz? "Bizim bedenlerimizi karantinaya almadılar. Ruhlarımızı karantinaya aldılar. Bizim ruhlarımız tanıştığımızdan beri karantina altında. Ne çıkabiliyoruz bu karantinadan, ne de birbirimizden ayrılabiliyoruz. Ruhlarımızı birlikte bir karantina altına aldılar, ve bizim bundan sonraki tek savaşımız bu karantinadan kurtulmak. Kurtulduğumuzda bile birlikte olacağız, ama özgür olacağız. Savaş bitti, ve biz sağ kaldık. Savaş bitti, ve biz hala ayaktayız."
Atlantis'in Beş Kurucusu (Düzenleniyor) by whysoserious46
whysoserious46
  • WpView
    Reads 1,175,125
  • WpVote
    Votes 57,552
  • WpPart
    Parts 68
--En yüksek: Bilim Kurgu #1, Fantastik #1, Aksiyon #3 -- Claire hafızasını kaybetmiş bir biçimde kendisini yabancı bir evrende bulur. Kafasındaki bir ses sürekli olarak kaçmasını söylüyor. Ama bir yabancı. Tek bir yabancı. Kalmasını sağlayan tek şey o. Sürekli gidecek bir yeri olmadığını hatırlatıyor. Bağlanma sorunları olan yarı alkolik bir ressam, memnuniyetsiz bir teknoloji dehası, istediğini elde etmek için her şeyi yapabilecek kendinden büyük bir kaplanı olan bir hayvan sever, her şeye sırtını dönmüşken eve geri dönmek zorunda olan bir dansçı... Ülkeyi yönetenler bunlar. Bir de adından başka bir şey hatırlamayan Claire. Ne yanlış gidebilir ki?
666  (Tamamlandı) by hadizade
hadizade
  • WpView
    Reads 11,392,841
  • WpVote
    Votes 63,900
  • WpPart
    Parts 6
Patron: Yanımdayken böyle konuşamıyordun, uzaklaşınca sana bi' cesaret geliyor galiba. Ben: Diyelim ki, yanında seninle böyle konuştum. Deli gibi kızdırdım, hiç sevmediğin şeyleri yaptım, kötü sözler söyledim. Ne yaparsın? Patron: Kendini altımda bulursun. Gözlerim kocaman açıldı, hatta bacaklarım istemsizce titredi ve başımı kaldırıp dehşet içinde ona baktım. O ise telefonunu kenara bırakıp, gözlerimin içine bakarak gömleğinin düğmelerini birer birer çözmeye başladı... (Yaş farkı ve yetişkin içerik vardır.)
3391 Kilometre by beyzaalkoc
beyzaalkoc
  • WpView
    Reads 27,580,178
  • WpVote
    Votes 1,485,711
  • WpPart
    Parts 47
''O gün, bana 'Sinemaya gidelim mi?' diye sordu. 3391 kilometre öteden, şehirlerce, denizlerce uzağımdan... Yanımdaki insanlar görmezken beni, o bana imkansız olduğunu bile bile 'Sinemaya gidelim mi?' dedi...'' Aylarca sesini duymadığınız, yüzünü görmediğiniz, dokunmadığınız, kokusunu bilmediğiniz, aynı sokaktan geçme ihtimalinizin dahi olmadığı, asla aynı fotoğrafın içinde bile bulunamayacağınız, sizden kilometrelerce denizlerce adalarca şehirlerce uzakta olan bir insana aşık olur muydunuz? Bunu, kendinize yapar mıydınız? Bu bir mesafe hikayesi! İki insanın, birbirlerini görmeden duymadan aylarca gece gündüz konuştukları ; birbirlerinin en yakını oldukları, ama birbirlerinden en uzakta oldukları, aralarındaki kilometrelere rağmen birbirlerine aşık oldukları bir mesafe hikayesi! Burası bizim gezegenimiz ve burada her şey anını bekler. Burası, bizim 3391 kilometrelik gezegenimiz... - ''Seni görmem için yanımda olmana gerek yok. Ben seni gözlerim kapalıyken de görebiliyorum. Zaten ben seni sadece gözlerim kapalıyken görebiliyorum...''
UMBRA | Gölgenin Aşkı by alfabetizat
alfabetizat
  • WpView
    Reads 57,898
  • WpVote
    Votes 2,906
  • WpPart
    Parts 31
''Özür dilerim'' dedi. Pişman mıydı? ''Tahammül edemedim Eflin özür dilerim. Peş peşe arayınca kontrol edemedim kendimi.'' Elimin tersiyle yanağımdaki yaşı sildim. Gözleri ellerime, titreyen dudaklarıma takıldı. Yüzündeki pişmanlık şimdi okunabiliyordu. Pişman olacaksa neden yapıyordu? ''O adamın varlığı beni öylesine rahatsız ediyor ki...Nasıl dizginleyeceğim kendimi bilmiyorum. Sana bunları yaşatmak istemiyorum. Yanımda sürekli ağlıyorsun. Görmek istediğim bu değil.'' Kaşlarım şaşkınlıkla havalandı. ''Ağlıyorum...'' diye yeniledim sözünü. Gözlerini kapattı kısa bir süre. ''Ağlatıyorum.'' dedi. Eli yanağıma doğru yol aldığında sertçe ittim. Gözbebekleri yine titriyordu. Elime uzandı ve kalbine doğru götürdü. Gözlerine şaşkınlıkla bakıyordum. Daha önce böylesi bir duruma hiç şahit olmamıştım. Bir insanın gözbebekleri neden titrerdi? ''Gözlerindeki korkunun, hüznün sebebi olmaktan nefret ediyorum. İğrenerek bakıyorsun bana. Hakkın var Eflin. Aksi için çabalamadım ama benimde bildiğim tek yol bu...'' Kalbinin üstündeki elim yine tüm varlığıyla hissediyordu onu. Öyle hızlı atıyordu ki gözbebeklerine olan şaşkınlığımı gölgede bırakıyordu. Elimin üstünde duran elini kalbine daha da bastırdı. Diğer eli yanağımı bulduğunda bu sefer karşı çıkamadım. ''Ölmemi isteyen tek kişi değilsin'' dedi gülerek. Keyiften uzak acı bir gülüştü. ''Keşke istemesen...''