17 stories
Doktor Neyi İtiraf Edecek Hemşire Hanım?| Yarı Text by gugukkusu1001
gugukkusu1001
  • WpView
    Reads 244,473
  • WpVote
    Votes 21,789
  • WpPart
    Parts 27
0535***: Kaldır o güzel kıçını ders çalış. 0535***: Sınavın var, kaldım diye ağlama sonra Siz: Sen kimsin? Siz: Hem nereden biliyorsun sen? Kim söyledi 0535***: Sınavın olduğunu mu? 0535***: Herkesin finalleri başladığı için, sınavın olduğunu tahmin etmek zor değil. Siz: Hayır onu demiyorum 0535***: Neyi diyorsun? Siz: Kıçımın güzel olduğunu. Reddettiğim çoçuğun staja gittiğim hastanede dokor olacağını ve bana hayatı zindan edeceğini nereden bilebilirdim ki?
BAZI İNSANLAR BÖYLE YAŞAR by filizpuluc
filizpuluc
  • WpView
    Reads 3,593,323
  • WpVote
    Votes 183,966
  • WpPart
    Parts 54
Lina Kara, babasıyla ettiği kavga sonucu babasını kendi kafasına sıktığı bir kurşunla kaybeder. Bu kayıp kendisinden de birçok şey götürür. Borçlar ve vicdan azabı arasında sıkışırken zaman pek iyi davranmaz ona. On ay kadar sonra eski halinden eser yoktur artık. Hissizleşmiş ve yaşama olan hevesini kaybetmiştir. Kendisini bazı insanlar böyle yaşar diye teselli ederek annesi ve kız kardeşi için yaşamaya devam eder. Sıradan bir gün çalıştığı çiçekçiye gelen gizemli bir adamın ricası üzerine bir çiçek teslimatına çıkar. Ölüm anlamına gelen çiçekleri teslim ettiği adamın babasının otopsisini yapan adli tıp uzmanı olduğunu ertesi gün savcılıktan gelen bir telefonla babası hakkında sarsıcı gerçekle öğrenir. Adli Tıp Uzmanı Aral Çakırca'ya götürdüğü ölüm çiçeklerinin ikisi için olduğunu anlar. Babasının peşindeki birtakım organizasyon üyeleri, Lina'nın, Kadir Kara'ya gidecek olan anahtar olduğuna eminken Lina bunun ne demek olduğuna başta anlamasa da zamanla yaşananlar anlam kazanmaya başlar. Bilmediklerinin bildiklerinden fazla olduğunu Aral Çakırca ve Savcı Yiğit Atalay'la bu olayı çözmeye çalışırken keşfeder ve ailesinin kendisinden sakladığı sırlarla bir bir yüzleşmeye başlar. Saklanırım göz önünde. Gelir geçer önümden. Ben görünmez değilim. Hiçe sayar beni gözünde... Bu bir bilmece... Söyle bana Lily... cevap ne?
DUZAH by hazelnoya
hazelnoya
  • WpView
    Reads 2,474,161
  • WpVote
    Votes 149,599
  • WpPart
    Parts 40
❝Hiçbir silah sana elinde patlamayacağının garantisini vermez.❞ ASLANLAR SERİSİ, KONRULUN KAFESİ ve DUZAH kitaplarından oluşan bir seridir. Hangi kitaptan başlarsanız başlayın illa ki spoi yiyeceksinizdir. İstediğiniz kitaptan başlayabilirsiniz.
KARTAL İHTİLALİ  by aslicandemiir
aslicandemiir
  • WpView
    Reads 800,165
  • WpVote
    Votes 29,345
  • WpPart
    Parts 34
"Biz Kartalız...Ölüm kokarız, barut kokarız, kan kokarız anlıyor musun? Bu yuvaya girmek ölüm demek!" Genç kadın dolu gözlerle buruk bir şekilde tebessüm etti. Kendini büyük bir arzuyla ölümün kollarına bırakmaya razıydı; kendini yuvaya adamaya hazırdı. "Yuva ölümse ben bizzat toprak olurum... Senin için sizin için toprak olmaya hazırım." Genç adamın gözleri buğulandı, dudaklarına buruk bir tebbesüm yayıldı. Biliyordu çünkü o kan koksa da sevdiği kadın ölüm kokacaktı ve onu tamamlayacaktı. Onu kendi yuvasına almaktan başka çaresi yoktu. Kartal yuvası ölümse topraktan ayrılamazdı.. Elini genç kadının yüzüne koydu, "O zaman Kartal yuvasına hoşgeldin.." dedi. [Kitap düzenlenmektedir.] Kapak Tasarımı : theguldesign Dram#1 Komedi#1 Atatürk#1 Istihbarat#1
KAZAZEDE by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 11,256,784
  • WpVote
    Votes 519,030
  • WpPart
    Parts 52
❝Bende iki sevdanın ucu, bucağı yok, Kaza. Gönlümü almışım elime, ikiye bölmüşüm; sonu, sınırı olmayan iki sevgi sığdırmışım o iki parçaya.❞ ❝Neymiş onlar?❞ ❝Biri vatan, diğeri sen.❞ ★ KURGU, VATAN İÇİN CAN VEREN, MİLLETİNİ KORUYAN ASKERLERİN HATIRASINA YAZILMIŞTIR. GERÇEK ASKERİ OLAYLARDAN VE BİLGİLERDEN BAĞIMSIZDIR. DURUMLAR, OLAYLAR VE YERLER DEĞİŞTİRİLEREK YAZILMIŞTIR. KURGU GERÇEKLİĞİ TAMAMİYLE YANSITMAZ.
Bizden Olmaz mı? by melinsogut
melinsogut
  • WpView
    Reads 26,259
  • WpVote
    Votes 4,025
  • WpPart
    Parts 11
İki ayrı dünya, bir tesadüf ve 'bizden olmaz' denilen bir aşk "Sahi, bizden olmaz mı?"
Ölüme Tutsak by Delibalw
Delibalw
  • WpView
    Reads 48
  • WpVote
    Votes 10
  • WpPart
    Parts 2
Yıllar önceydi. İnsanoğlu dünyaya öyle bir alışmıştıki bir gerçeği unutmuşlardı. Ölüm. İnsanoğluna bir irade verilmişti. Bu irade onları ya iyiliğe ya da kötülüğe götürecekti. İnsanoğlu nankördür. İnsanoğlu gerçekliği unutmuştu. Mrakov. Rusya'nın en karanlık, en ürkütücü ve en sessiz şehriydi. Yıllardır herkes bu şehre sahip olmak için can atıyorlardı. Büyük mafya aileleri karşı karşıya gelmiş, bu şehir için savaşıyorlardı. Asırlardır bu savaş devam ediyordu. Lakin birgün bu savaşta 2 soyad kalmıştı. Asil ve Romanov. Asil baş kaldırdı. Romanov kılıç kaldırdı. Baş kaldıran mı kazanacaktı yoksa kılıç kaldıran mı? Kılıç kaldıran kazanmıştı. Asil'leri kılıçla öldürmüşlerdi. Ve bu ölüme tutsak şehre Romanov sahip olmuştu.
ZEHİRLİ GÖLGE (KİTAP OLDU!) by deppworth
deppworth
  • WpView
    Reads 1,315,135
  • WpVote
    Votes 46,129
  • WpPart
    Parts 25
•ANLAŞMALI EVLİLİK •ABİMİN ARKADAŞI •SMUT •ROMANTİK •YAŞ FARKI (7) •ÇOCUKLUK AŞKI MAİT'in infazcı ajanı Zehir, Ailesi trajik bir şekilde katledildiğinde henüz yedi yaşındaydı. Travmatik geçmişiyle birlikte, tadını almak için sabırsızlandığı intikamı en sadık dostlarıydı artık. Ettiği bozulmaz yeminle Zehir olarak yeniden doğmuş, sırlarıyla yüreğine bir kale inşa etmişti. Kan dökmez, ardında hiç iz bırakmadağı zehirleriyle imzasını atardı. Onu gerçek adıyla, Damian King olarak tanıyan insanlar, bir gün zehrinin hedefi olmamak için yalnızca dualara ve onun merhametine sığınabilirdi. Etrafına dev bir kale inşa ettiği kalbinin kapıları ise bir zamanlar yalnızca tek bir isim için açılmıştı. En yakın arkadaşının kız kardeşiydi o... Yasaktı. Fakat yıllar sonra Küçük Gölge'si hayatına tekrar girdiğinde, hiçbir şey planladığı gibi gitmeyecekti. Kapılarına dayanan anlaşmalı bir evlilik küle dönmüş ateşi harlamak için yeterli bir kıvılcımdı. Üstelik kâğıda atılan imzalar, Zehir için yalnızca bir anlaşma olmaktan çok, bozulması imkânsız bir başka yemindi. April (Nisan) Jones. Neşeli bir ruhun, çarpıcı bir güzellikle harmanlandığı kıvrak zekâsıyla kusursuz bir genç kadındı. Bir gördüğünü asla unutmayan fotografik hafızası, onun hem laneti hem de lütfuydu. MAİT başkanının kızı olmak ona ayrıcalıklı bir hayatın kapılarını açmış olsa da tüm yaşamı boyunca hissettiği eksik parçalar ona bir türlü huzur vermiyordu. Sadece tek bir isim ona kendini tamamlanmış hissettirme gücüne sahipti... Hayranlık duyarak büyüdüğü, umutsuzca âşık olduğu Zehir... Onu tanıdığında henüz çok küçüktü. Teşkilatın göz bebeği, abisi Steve'in en yakın arkadaşı ve sağ koluydu o... Fakat Nisan, Zehir için daima küçük bir gölgeydi. Yasaktı. Kırılan kalbiyle ülkeyi terk edip altı sene sonra tekr
DİLHUN by Helinmavi1
Helinmavi1
  • WpView
    Reads 9,900,358
  • WpVote
    Votes 392,216
  • WpPart
    Parts 56
"Ulan bari Polat de." dedi. Sesi yalvarır gibi çıkmış gözleri beklentiyle doluydu. "Mirza demiyorsan deme ama en azından Polat de." "Sen yengeye Elif diyor musun?" dedim alayla bir dizinin repliğine gönderme yaparak. "Sen Polat de. Gerekirse dünyadaki tüm kadınlara Elif diye seslenirim." dedi. Yayınlama tarihi: 01.05.2023
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 10,261,309
  • WpVote
    Votes 569,640
  • WpPart
    Parts 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.