Sürükleyici
13 stories
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,521,658
  • WpVote
    Votes 296,113
  • WpPart
    Parts 48
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
ZEVAHİR  by melekaydinn_56
melekaydinn_56
  • WpView
    Reads 491,133
  • WpVote
    Votes 28,253
  • WpPart
    Parts 25
Sen yaz saati uygulaması, Ben kış saati. Ortak bir takvimimiz bile olmadı. Seni bir saat ileri almışlar, Beni bir saat geri. Bu zamanlar yoksa bize düşman mı?
PEŞİMDEKİ İNTİKAM by bilinmmeyenbiri
bilinmmeyenbiri
  • WpView
    Reads 1,312,039
  • WpVote
    Votes 32,953
  • WpPart
    Parts 59
PEŞİMDEKİ İNTİKAM Bir çığlık daha özgürlüğüne kavuşmuştu o gece. Duvarlara çarpıp yankılanan haykırışlar, karanlığın içinde ikisini de esir almıştı. Bugün geri dönüş yoktu. Acı iliklerine kadar işlerken, pişmanlık gün yüzüne çıkacaktı. Acı, ikisini de yok etmek için emir almış gibiydi. Toprak ise gökyüzünden iki can daha istiyordu... ... "Ben istersem nefes alır, ben istersem yaşayabilirsin güzelim. Sen diye bir şey yok, İlya. Sen ve sana ait olan her şey bana ait, küçüğüm." Acı oydu. Acı, adamın duygusuzluğuydu. Acı, daha o doğmadan ellerine emanet edilmişti. "En acı ölüm, ruhunun öldürülmesidir." Onun da ruhu ölmüştü. Ardından bedeni esir düşmüş, gücünü yavaş yavaş kaybetmişti. İLYA SOYKIR Ateşin küçük kurbanı... Üç ay içerisinde tüm ailesini kaybetmişti. Bu koca dünyada, onu acılar içinde ölüme sürükleyen duygusuz bir adamın ellerinde esir kalmıştı. Ölümü tatabilmek için çırpınıyordu İlya. Her gece gözlerini yakan damlalar akmak için emir alırken, ölüm çoktan kara kalemle kalın bir kitaba not edilmişti. Şimdi ise yalnızca gerçekleşeceği günü bekliyordu. ATEŞ KARAHANLI Acının, duygusuzluğun ve ölümün beden bulmuş hâliydi. O, acıdan yaratılmıştı. İntikam ateşiyle büyümüş, içindeki acımasızlığa tutunarak bu yaşına kadar gelebilmişti. İçindeki intikam ateşini bu küçük bedenden çıkarmaya çalışırcasına üzerine acımasızca yüklenirken, güçsüz çığlıklar duvarlara çarpıp yankılanıyor, isyan edercesine kaçacak bir yer arıyordu. Fakat küçük bedeni artık daha fazla direnememişti. Kaderle iş birliği yapan ölüm emri, küçük kızı bu hayattan silmek için adamın emirlerine itaat ediyor, onun gölgesine boyun eğiyordu. Tam anlamıyla... ⚠ +18 bölümler bulunmaktadır. Lütfen bunu göz önünde bulundurarak okuyunuz.
HIRÇIN GÜVERCİN by sibelgns
sibelgns
  • WpView
    Reads 2,351,229
  • WpVote
    Votes 103,630
  • WpPart
    Parts 88
Geçmişin karanlığından kurtulmak isteyen küçük bir kız çocuğuydum sadece. Aynaya her baktığımda gördüğüm kesikler, geceleri ortaya çıkan kabuslarımla birlikte geçmişimden bana kalan yegane emanetlerimdi. Kaçak sürdürmeye çalıştığım hayatımı bir çırpıda dağıtan bir çift yeşil gözün esiri olduğumda, geleceğe dair kurduğum hayallerim bir bir yıkılırken, beni etkisi altına alan bu gözlerin beni geçmişime teslim etmemesi için elimden geleni yapacaktım. Aramızda ne nefretler ne korkular geçecekti, ne yangınlar kavuracaktı yüreklerimizi... Aşk; yaşanmışlıklarımızın arasında filiz veren bir gonca olacaktı sadece... Öfkemizden, bazen de çaresizliğimizden arta kalan zamanda, bizi bizden koruyan sığınağımız, birbirimizle savaşmayı bıraktığımızda bizi bir arada tutan olacaktı...
GECEYİ KURTARMAK by handanekur
handanekur
  • WpView
    Reads 1,461,981
  • WpVote
    Votes 65,612
  • WpPart
    Parts 47
İlerleyen bölümlerde YETİŞKİN İÇERİKLİ SAHNELER olacaktır. *** Kurtuluş. Kurtuluş'tu bu. Bu gözleri, benimkilerin aynısı olan bu gözleri nerede görsem tanırdım. Ama öyle değişmişti ki, yüzündeki o haylaz pırıltılardan eser yoktu. Sanki dünyanın dönmesi onun umurunda değilmiş gibi bize bakmadan kalın parmaklarının arasına kıstırdığı sigarasını içiyordu. Gözleri yere bakıyordu lakin asıl gördüğü bambaşkaydı. Kavruk teninde değerli bir çift taş gibi parlıyordu ela gözleri. Erkeksi yüzünde tanıdık tek bir mimik yoktu. Beni delirten, benimle sürekli uğraşan ve suskun dilimden kelimeler çalmaya çalışan o çocuğun yerini alan bu adama hayretle baktım. O sırada ela gözleri benimkilerle buluştu, bedenimi hatta damarlarımı hedef alarak kıvrandıran bir sızı oluştu. Kanımın akışı tersi yönüne düşerken o hayran olduğum gözleri hedefinden ayrılmayan bir avcı misali saçlarıma dokunduğunda zorlukla yutkundum. Koyu renk kaşlarını çattığında sarıya çalan ela gözleri kıstı. Kirpiklerle çevrili gözlerindeki sert ifade tüm yüzüne itinayla yayılmıştı. Küçükken de güler yüzlü, sevecen bir çocuk değildi ama o zamanlarda bile böyle hiçliğe bakar bakmıyordu. Hala o çocuğa benzeyen tek bir şey vardı yüzünde; benimkilerin ikizi olan sarıya çalan ela gözleri. Limonlu şekerlere benzeyen gözleri hala aynıydı, derinlerdeki ifade değişmiş olsa da. Kurtuluş'tu bu adam. *** Rana & Kurtuluş *** 14.05.21 *** Kapak tasarımı tamamen bana aittir.*
ZAHİR | MAHALLE by lullabyendless
lullabyendless
  • WpView
    Reads 417,892
  • WpVote
    Votes 13,046
  • WpPart
    Parts 30
Sevdiğinde gözü önünü göremeyenlerdendim. Bundandır ki aldatıldığımı isteme merasimimde öğrenmiştim. Daha doğrusu kabul edebilmiştim. Sevdiğim adam beni en yakın arkadaşımla aldatmıştı. Yıkıntılarımı onardığım bir buçuk yılın ardından tekrar karşı karşıya geldiğimizde umulmaz bir işe kalkıştım. Bir yalan söyledim. Yalanıma ise en olmayacak kişiyi ortak ettim. Devrim Karasu'yu. ... "Beni ne sanıyorsun sen?" Sesinde hafif alaylı bir tını vardı.Kaşları çatık değildi, yüzünde herhangi bir şaşkınlık yoktu. Öfkeli olup olmadığını kestiremiyordum. Ağzımı açmama izin vermeden konuşmasına devam etti. "Oradan bakınca nasıl görünüyorum? Dur ben söyleyeyim." Merakla ağzından dökülecek sözleri bekliyordum. "Eski sevgilini kıskandırmak için kullanabileceği bir oyuncak." söyledikleriyle afalladım. Geri çekildim bir parça. Sözlerini aklımda irdelemeye başladım. Onu kullandığımı düşünüyordu, hem de Yavuz için. Ama benim o yalanı söylerken öyle bir amacım yoktu. Ağzımı açtığım an konuşmaya başladı. "Bıkmadın mı o itin peşinden koşmaktan?"
VAVEYLA by binnurnigiz
binnurnigiz
  • WpView
    Reads 33,785,972
  • WpVote
    Votes 1,357,833
  • WpPart
    Parts 56
Her şey bir ölümle başladı. Ölüm, nefreti takip etti. Nefret, intikamı körükledi. Ve aşk hepsini alaşağı etti. Yüksek kayalarda uçan kartal, kayanın en dibinde yaşayan küçük kıza âşık oldu. Onların aşkı, çığlık. Onların aşkı, feryat. Onların aşkı, acı. Onların aşkı, ölüm. Onların aşkı, VAVEYLA. Karanlıkta atılan her çığlık sahipsizdir. Ben senin karanlıkta attığın çığlığım. Seninleyim ama senin değilim.
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 22,673,644
  • WpVote
    Votes 1,365,565
  • WpPart
    Parts 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
ŞAHİT by fileirep
fileirep
  • WpView
    Reads 167,807
  • WpVote
    Votes 7,234
  • WpPart
    Parts 47
Sezen ertelediği gerçeklerle yüzleştiğinde bu gerçekler sadece yüzleşmekle kalmaz hayatının merkezine oturur. "Ne bakıyorsun?" dedim dik dik. Bakışlarını kaçırmadı, yüz ifadesi de sert değildi. Bakışlarını tekrar televizyona çevirdiğinde kollarımı bağlayıp ofladım. Yine bana döndü ve tekrar televizyona baktı. Onu tanıdığım kadarıyla sadece televizyon izliyordu. Başka sosyal hayatı yoktu. Kocaman bir kitaplık vardı evde ama kitap okuduğunu hiç görmemiştim. Sürekli siyaset programları, Orta Doğu hakkında konuşulan sıkıcı tartışma programlarını ilgi ile seyrediyordu. Koltuğa başımı koyduğumda, artık utanma yok diyerek uzandım koltuğa. "Gidip odanda uyu." dedi düz bir sesle. Ona baktım. "Elimi bile vurmam taşımak için." Bana bakmadan konuştu. "Ay nolur taşı." dedim gözlerimi kısarak. Tekrar televizyona döndüğümde televizyon kablosu ve kargomu açtıktan sonra sehpaya koyduğum maket bıçağı gözüme çarptı.Ayağa kalktığımda çaktırmadan beni izlediğini biliyordum. Yavaş hareketlerle ayağa kalktığımda "Neyse uyuyayım bari. Aa, bunu da burada unutmuşum." dedim. Elime maket bıçağını alır almaz sinyal kablosunu çekip bıçakla kabloyu kestim. Ona bakmadan hızlıca odaya kaçarken bunu beklemediğinden olsa gerek birkaç saniye arkamdan hiçbir tepki gelmemişti . 10 Ocak 2020 ilk bölüm yayımlanmıştır.
SARKAÇ(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 20,350,388
  • WpVote
    Votes 766,519
  • WpPart
    Parts 42
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.