Kalpsayf adlı kullanıcının Okuma Listesi
Истории 4
KUTSANMIŞ VARİS на Lavinya0123
Lavinya0123
  • WpView
    Прочтений 1,099,895
  • WpVote
    Голосов 92,096
  • WpPart
    Частей 50
Ay Tanrıçasının varisi , Son ejder soyunun süvarisi Luna Santana... Cadıların laneti ve çözmesi gereken büyük bir kehanetin kor alevleri içine , anlamadığı bir anda düşen Luna , bilmediği bir çok kapıyı da beraberinde açacak ve tüm sırları açığa çıkaracak... Gelin hep birlikte Luna'nın zaten aksiyonlu ve değişik hayatının birden daha da aksiyonlu ve fantastik bir hayata dönüşmesini görelim. Kapak Tasarımı : @azureebblue
Lanetli Kaptan на Cucu44
Cucu44
  • WpView
    Прочтений 36,263
  • WpVote
    Голосов 4,167
  • WpPart
    Частей 58
Sevdiği insanları kaybeden prenses -artık kraliçe-, amacına ulaşınca her şey normale dönecek sanıyordu. Ta ki amacı için kendinden fedakarlıklar yapana kadar... Lanetli korsanların sonunu getirmek için lanetlenen kraliçe sevdiği adamdan kalan mürettebat ve iki can yoldaşı ile yalnız kalmıştır. Artık onları daha büyük sorunlar bekliyordur. Güçleri ellerinden alındı diye sinirlenen korsanlar, Kayıp Şehir Atlantis'ten güç alan canavarlar, yönetilmesi gereken bir ülke ve kendi bedeni içinde savaşan ruhlar... Korsan Prenses kitabının devamı, serinin son kitabıdır.
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK на bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Прочтений 11,058,407
  • WpVote
    Голосов 593,209
  • WpPart
    Частей 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.