umayssII
"Bir vurgun yemişim; kalbime kurşun yine sendenmiş, Fadime. Ama silah bu sefer gözlerindi."
Doldu bal rengi gözler. Tek tük, yanağından akan yaşları elinin tersiyle sildi. "Sus. Sus artık." Belinden tutulup çekildiği göğsüne sığındı Fadime. Bu, ilk değildi ve son da olmayacaktı.
Göğsünde tuttuğu sessizlik, bağırmaktan daha ağırdı. Parmakları gömleğin kumaşına istemsizce kenetlendi; sanki bırakırsa düşecek, düşerse bir daha kalkamayacaktı. O an anladı: bazı insanlar yarayı açmazdı, yara zaten onlardı. Fadime başını biraz daha gömdü, kokusunu içine çekti. Güven değildi bu, alışkanlıktı. Can acıtsa da tanıdık olanın verdiği sahte bir sığınak.
Dışarıdan bakıldığında iki bedenin sarılmasıydı bu. İçerideyse bir kalbin teslim oluşu. Kimse görmedi, kimse duymadı. Zaten en derin yaralar sessiz açılırdı. Fadime gözlerini araladı; bal rengi bakışlarında ne umut vardı ne isyan. Sadece kabulleniş...
Ve bazen en korkutucu şey, insanın buna alışmasıydı.