Fantastik kitaplar 🏹⚔️
18 stories
Diyarların Yazarı (Wisteria 4) by adorayagmur
adorayagmur
  • WpView
    Reads 17,313
  • WpVote
    Votes 1,874
  • WpPart
    Parts 23
Lin gözlerini kana bulanmış bir toprağın üzerinde açmıştır. Geçmişi yoktur. Hafızasını kaybetmiştir. Adını hatırlatacak bir anı, ardına dönüp bakmasını sağlayacak tek bir iz bile kalmamıştır. Bildiği tek bir şey vardır: Bu diyara bir sebeple gelmiştir. Acıların Hükümdarı Euria Vaseva karanlığını bütün diyara yaymak için ordularını yürütürken, Lin kendisini yalnızca bir savaşın değil, kaderin tam ortasında bulur. Çünkü ona artık ismiyle değil, bir unvanla seslenilmektedir. Diyarların Yazarı. Hafızası parçalanmış, hakikati sislerin ardına gömülmüş ve kudretinin sınırları kendisine bile yabancı olan Lin, bir yandan kim olduğunu hatırlamaya, bir yandan da omuzlarına yüklenen kaderin altında ezilmemeye çalışır. İmparatorluk mu ayakta kalacaktır, yoksa Acıların Hükümdarı Euria Vaseva tüm diyarı mı fethedecektir? Yaklaşan savaşta mesele sadece kimin hayatta kalacağı değildir. Mesele, hikâyenin sonunu kimin yazacağıdır.
The Fate Of Ethernatus  by Vanessa_Archeron
Vanessa_Archeron
  • WpView
    Reads 260,459
  • WpVote
    Votes 16,064
  • WpPart
    Parts 104
Lyra Veylin, sıradan bir okul gününde rastladığı bir masal kitabının ardında gizlenmiş bir geçidin varlığından habersizdi. Kitaptan yükselen bir ninni, onu kendi dünyasından koparıp Ethernatus Akademisi'ne sürükledi-beş elementin güçlerine göre yurtlara ayrılmış gizemli bir büyücülük okuluna. Ancak tören günü Kadim Kitap konuşmayı durdurdu. Onun içinde hiçbir element gücü bulamıyordu. Ne ateş, ne su, ne yıldızlar... Lyra, hiçbir yurtla eşleşmeyen ilk öğrenciydi. Peki ya Lyra'nin gücü henüz uyanmamışsa? Ya da... onun gelişi eski bir efsaneyi gerçekleştirecekse? Akademide arkadaşlık, sırlar, rekabet ve gizemli bir öğrenci ile yolları kesişen Lyra, kendi kaderini bulmak için yalnızca cevaplar değil, kendini de keşfetmek zorunda. Bilinmeyen bir evrende Uykuda bekleyen kadim bir güç. Ve her satırı karanlıkla yazılmış, unutulmuş bir masal. Bazen ait olmadığın yerde bile seni kaderin bekler. ___________________________________________ Bu isimde yazılmış ilk kitaptır.Tüm hakları bana aittir. Çalıntı veya alıntı olduğu anda yasal işlem başlatılacaktır.
BİNBİRİNCİ GECE  by kefiyyeandperi
kefiyyeandperi
  • WpView
    Reads 1,148
  • WpVote
    Votes 188
  • WpPart
    Parts 25
Binbir gece boyunca ölümü erteleyen o kadim hikayeler sona erdi. Şehrazat sustuğunda, kelimelerin gücü tükendi ve şimdi kaderin konuşma vakti geldi. Mor alevlerle yanan tekinsiz bir gökyüzünün altında, çölün altın şehri tüm ihtişamıyla kervanları yutmak için bekliyor. Ancak kumların üzerine terk edilmiş, paramparça bir el aynası, bu ışıltılı görüntünün ardındaki karanlık hakikati fısıldıyor. Görünenin ötesine bakmaya cesaret eden gizemli bir kız, o kırık yansımaların arasında sadece kendi geçmişini değil, yaklaşmakta olan felaketi de görüyor. Aynanın her bir parçası farklı bir yalanı gösterirken, doğruyu bulmak ölümcül bir oyuna dönüşecek.
Osmanlı Güneşi by mihrininbahcesi
mihrininbahcesi
  • WpView
    Reads 1,478,320
  • WpVote
    Votes 109,239
  • WpPart
    Parts 47
Gelecekten, geçmişe engebeli bir serüven! 27 yaşında olan Feride gittiği Topkapı Sarayında esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur. Gözünü açtığında ise kendini bambaşka bir hikâyenin içinde bulur. 21. yüzyıldan bir anda 15. yüzyıla yolcular yapan Feride Gencazer güçlü kişiliğiyle bu yaman savaştan kurtulabilicek mi? Henüz Osmanlı topraklarına nasıl geldiğini çözemeyen deli kızımız bir de kendi gibi deli mi deli bir adamla tanışacak. Haliyle, tavrıyla, asabiyetiyle tam bir Delibaşı olan Tuğtekin bey kendi deyimleri ile yeni dünyadan gelen bu kızla bir hayli zor günler geçirecek. Peki siz bu büyülü serüvene ne kadar hazırsınız?
Başka evrende by ftmhdv_
ftmhdv_
  • WpView
    Reads 61,993
  • WpVote
    Votes 3,900
  • WpPart
    Parts 22
"Bir gün kendini okuduğu kitabın içinde bulan bir kızın hikayesi...📚🤫" --- Yüzünde hiçbir ifade yoktu. Ne öfke, ne şaşkınlık, ne de merhamet... Sadece boşluk. Sanki gözlerimin içine bakarken bile beni görmüyordu. Yoksa tam tersi... içimi tamamen okuyordu. Acaba aklından ne geçiyordu? Düşünceleri benimkiler kadar karışık mıydı, yoksa içinde buz gibi bir soğukluk mu vardı? Bilmek istedim... ama bir yandan da öğrenmekten korktum. "Ne oldu, artık kaçmayacak mısın?" dedi, sesi alaycı bir merhametle doluydu. Dudaklarının kenarında küçümseyici bir gülümseme vardı, ama gözleri... Gözleri buz gibi soğuktu. "Hadi, durma. Koşmaya devam et." Sesi yumuşaktı ama içinde tehdit saklıydı. "Seni bulamayacağımı mı sandın?" Bu sefer sesinde alay yoktu. Ciddiydi. Beni gerçekten bulacağına başından beri emindi. "Demek pes ediyorsun." Hayır... Pes etmeyecektim! Durmayacaktım! Bedenimi saran korkuya aldırmadan hızla arkamı döndüm ve koşmaya başladım. Ayaklarımın altındaki zemini hissetmiyordum artık. Ne acıyı hissediyordum, ne soğuğu. Tek bir şey vardı içimde: Korku. Sessizlik içimi kemiriyordu. O yüzden... Dayanamadım.Başımı çevirdim.Orada değildi.Adımlarım yavaşladı. Göğsüm hızla inip kalkıyordu ama bir anlığına, sanki kurtulmuşum gibi hissettim.Sonra...Birine çarptım. Beni aniden kavrayıp sırtına attığında, onun Victor olduğunu fark ettim.Kendimi, rüzgârda savrulan bir yaprak gibi çaresiz ve kaybolmuş hissettim.Kollarım havada savrulurken, çırpınıyor, ama bir türlü kurtulamıyordum...
YOZLAŞMIŞ HARABELER by emregul_
emregul_
  • WpView
    Reads 352,018
  • WpVote
    Votes 6,450
  • WpPart
    Parts 6
Sürekli aynı kâbuslarla uykuları bölünen Rena, yine bir gece aynı kâbusun etkisinden korkuyla uyanır. Rüyanın üzerinde bıraktığı etkiden kurtulmak için banyoya; yüzünü yıkamaya gittiğinde aynada yansımasının kaybolduğunu görür. Banyo aynasında kendi yansımasını göremeyen Rena hala uyuduğunu ve kâbusun içinde olduğunu düşünerek kendi odasına kaçar. Odasındaki boy aynasına baktığında ise hayatının şokunu yaşar çünkü aynanın içinde kâbuslarında kaçtığı adamı görür. Aynanın içine hapsolan ve Kâbus Gözcüsü olduğunu öğrendiği Aryen'in kendisine sorduğu bilmeceye cevap verirken Kabus Lordu'nu insan diyarına getirdiğinden habersizdir. Aynı gece yansıması çalınan Rena, Kabus Lordu Aryen'le bir anlaşma yapmak zorunda kalınca geri dönülmesi imkansız bir yola ilk adımını atmış olur.
AY VE GÜNEŞ  by raapunzelsuu
raapunzelsuu
  • WpView
    Reads 5,566
  • WpVote
    Votes 617
  • WpPart
    Parts 42
Ben Ay'dım. O ise Güneş. O istediği gibi parlayabiliyordu. Ama benim parlayabilmek için ona ihtiyacım vardı. Unuttuğun bir şey var. Ay olmadan Güneş geceleri parlayamaz. Birbirlerini tamamlıyorlar. Aynı beyin ve vücut gibi. Ay olmadan Güneş olmaz. Güneş olmadan Ay olmaz. Özgür olmadan Deniz, Deniz olmadan Özgür olmaz. Ama unutma. Korkak olmadan cesur içindeki gücü fark edemez.
PUSULA by arvs98
arvs98
  • WpView
    Reads 6,616,714
  • WpVote
    Votes 276,535
  • WpPart
    Parts 73
Aşkın imkansızlığı kalplere dokunup, kimseyi bu kadar acıtmayacaktı. İntikamın soğukluğu damarlarınıza sokulup, sizi hiç böyle üşütmeyecekti. Ve olağanüstü yetenekler zaaflara kurban olurken, okurlar yerinde duramayacaktı. Mantığıyla aşk arasında kaldığında, ne yapardı? Sorunun cevabı kitap da.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 386,979
  • WpVote
    Votes 21,460
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.