kubranisamm
- Reads 4,412
- Votes 819
- Parts 38
Bir gecede yıkılan şehirler, susan sokaklar ve enkazın altında kaybolan bir çocukluk...
06 Şubat gecesi, milyonlar gibi onun da hayatını ikiye böldü: Depremden önce ve depremden sonra.
Küçük yaşına rağmen üç canını kaybeden Nisa, o karanlık geceden sonra bir daha hiçbir sabaha aynı gözlerle bakamadı.
Bir şehir yok oldu, bir çocuk büyümek zorunda kaldı ve bir ruh, kendi enkazının içinden yeniden doğmayı öğrenmek zorunda bırakıldı.
Bu roman;
✔ Kaybettiklerini şiirlere saklayan bir kızın,
✔ Umudun küllerinden yeniden doğma mücadelesinin,
✔ Bir memleketin acısını omuzlarında taşıyan bir çocuğun,
✔ Karanlığa rağmen ışığı arayışının hikâyesidir.
Nisa, yıkıntıların arasında unutulan sesleri duyurmak için yazmaya sarılır.
Teyzesinin mezarı başında gözyaşına karışan yağmurla birlikte, kendi içindeki "küçük kız"ı büyütmek zorunda kalır.
Ve bir gün... Yazdığı satırlar hayata tutunmasını sağlar; ödül kazanır, alkışlanır, annesinin gururla dolan bakışlarında kendini yeniden bulur.
"Bu sadece bir felaketin değil;
bir kalbin nasıl kırıldığının ve nasıl iyileştiğinin hikâyesi..."
Karanlığın içinden gelen bir ses, enkazın altından çıkan bir umut:
"Beni duy..."
Bu kitap, yaşanmış bir felaketi unutmamak için;
susmuş tüm çocukların sesi olmak için yazıldı.