wattppadsevenbiriyim adlı kullanıcının Okuma Listesi
8 stories
Kalp Hırsızı by dorttarafimsukapli
dorttarafimsukapli
  • WpView
    Reads 86
  • WpVote
    Votes 13
  • WpPart
    Parts 21
"Geçmişini unutan bir kalp, kime ait olduğunu hatırlayabilir mi?" Hazel bir kazayla sadece hafızasını değil, kendine ait ne varsa kaybetti. Gözlerini açtığında yanında Ayaz vardı. Ona yabancı ama aynı zamanda tehlikeli şekilde tanıdık... Kuzey'in sıcak gülümsemesi geçmişte saklı yalanları fısıldarken, Ayaz'ın sessiz acısı Hazel'e bir şeyleri hatırlatmaya çalışıyordu: Aşkı. Sadakati. Ve ihaneti. Ama hiçbir şey göründüğü gibi değil. Ailesi, geçmişi ve sevdiği herkesin yer aldığı bu oyun... Onun kendi hayatı üzerine kurulan kirli bir planın sadece başlangıcıydı. Hafızasını kaybeden bir genç kız. Onu korumaya yeminli bir adam. Ve geçmişten gelen karanlık bir tehdit. Aşk mı daha güçlüdür, yoksa intikam mı? Bu hikâyede herkesin bir sırrı var. Ama Hazel'in hatırlayacak zamanı yok.
ATEŞPARE (+18) by cerennmelek
cerennmelek
  • WpView
    Reads 51,322,993
  • WpVote
    Votes 2,311,915
  • WpPart
    Parts 97
Korkmuyordum, ne karanlıktan, ne gürleyen gök gürültüsünden, ne de bana zarar verebilecek bir insandan. Çünkü ben karanlıktım, ben gürleyen göktüm, ben zarar görmezdim, ben zarar verirdim. Ben bir katildim. Bu bir sıfat değildi, bu benim mesleğimdi. 🔥 Yayınlanma Tarihi: 12.04.2020 Bu kurguda geçen kişi, kurum ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. Uyarı: Eğer kurguyu spoi almadan okumak istiyorsanız, yorumları okumamanızı tavsiye ediyorum.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 36,723,066
  • WpVote
    Votes 1,612,745
  • WpPart
    Parts 58
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
İSPANYA BEYEFENDİSİ by Hayal_Dnyas
Hayal_Dnyas
  • WpView
    Reads 818,970
  • WpVote
    Votes 37,119
  • WpPart
    Parts 39
Caballero España 🌚🌝 Siz: Ben ağlamayayımda kim ağlasın. CRY MOMENT... Görüldü... +34-910-827***: ¿Quién eres? (Kimsiniz?) Siz: ¿? Siz: Derya biliyorum İspanya'dasın göze sokma. Siz: Ne diyorsun bu işe? Bulabilecek misin? +34-910-827***: ¡Dejar de enviar mensajes de texto! (Mesaj yazmayı kes!) Siz: Türkçeyi mi unuttun tühhğ Allah senin belanı versin. Vatan haini. Siz: Allah seni ne yapmasın. İşime iş katıyorsun resmen. Dur çeviri yapıp geliyorum. +34-910-827***: No puedo entender lo que escribiste (Ne yazdığın anlaşılmıyor) Siz: Ben kim miyim? Siz: Ne çabuk unuttun beni. Aşk olsun. Unudulacak biride değilim ama neyse. Siz: Oranın havası falan sana iyi gelmiş olmalı. Erkeği falan yani anlarsın. Gitmeyinle unuttun beni :) Siz: :( Siz: Benim ya komşun Işıltı ✨ +34-910-827***: ¿No puedes escribir correctamente? (Doğru dürüst yazamıyor musun?) Siz: Dur çeviri yapıp geleceğim. 21:15 Siz: Ben çokta güzel yazıyorum. 21:20 Siz: ¿Asıl sen doğru dürüst yazamıyor musun? Siz: Soruları bile karıştırdım senin yüzünden. Görüldü... Yazıyor... +34-910-827***: Si alguna vez te encuentro, te follaré (Seni bir bulursam sikerim) Siz: Of yaaa. İspanyolca yazma anlamıyoree. Siz: Dur bende İspanyolca yazıp geliyorum. Öyle anlaşalım bakalım Derya'cım. +34-910-827***: ¿Quién es Derya? (Derya kim?) 🌚🌝
MELANKOLİ  by CHERRYBERRYMANGO
CHERRYBERRYMANGO
  • WpView
    Reads 10,430,422
  • WpVote
    Votes 582,379
  • WpPart
    Parts 87
Sevdiği çocuk yerine yanlışlıkla okulun serserisine yazan Ece, başına çok büyük bir bela aldığını fark ettiği an onu engeller. Fakat her şey için çok geçti... TAMAMLANDI✔️ Yarı Texting 240723✨by CHERRYBERRYMANGO.
BÜLBÜL KAPANI by Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Reads 21,014,820
  • WpVote
    Votes 1,317,148
  • WpPart
    Parts 45
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 17,538,895
  • WpVote
    Votes 699,187
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
ÖTANAZİ OKULU(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 7,859,965
  • WpVote
    Votes 193,848
  • WpPart
    Parts 18
Dilsiz bir kızın kalbi tüm kötülükleri kendisine çekiyordu. Hiçbir kalp bu kadar değerli olmamıştır. Yeşil, Ötanazi Okulu'na sürgün edildiğinde o yıllarda henüz bir çocuktu. Öz babasının onu nasıl bir yere mahkûm ettiğini bile bilmiyordu. Ötanazi Okulu, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı olan Alaska'da açılmış karanlık bir okuldu. Bildiğiniz tüm o okulları unutun çünkü Ötanazi Okulunda öğretmenler ders vermiyordu. Her biri kendi dalında uzman bilimcilerdi ve oradaki amaçları bir okul dolusu öğrencinin üzerinde deneyler yapmaktı. Öğrenciler ise sıradan öğrenciler değildi çünkü her biri idam cezası almış mahkûmlardı. Okul onları satın alarak kendi deneylerinde kullanan karanlık bir girdaptan farklı değildi. Bir kez içine girince çıkmak mümkün değildi. Yeşil tüm o tehlikeli mahkûmların içinde göğsünde değerli bir kalple yaşamak zorundaydı. Herkes onun kalbini isterken kurtların içine atılmış bir kuzudan farklı değildi. Kalbini isteyenlerden biri de öz babasıydı. Babasının onun kalbi için okula tehlikeli bir suikastçı göndermesiyle, belki de tüm ezberler bozulmaya başlamıştı. Avcı'da her zaman bu kadar acımasız değildi. Özellikle ateşten kızıl saçları olan ve bir katile gülümseyen hasta bir kadını tanıyana kadar. Şimdi karar verme sırası ondaydı. Avını öldürmeli mi, yoksa korumalı mı? Sayfalar üzerinde konuştuğu bu dilsiz kadınla tam olarak ne yapmalıydı? "Kadın kandan korkuyordu, adam ise kan kokuyordu. Şimdi sen söyle; böyle bir durumda kadın özleyebilir mi ölüm kokan bir adamı?" dedim. "Kadın aptaldı adam ise kadına kör. Şimdi sen cevap ver; her şeye, herkese ve özellikle küçük bir kadına kör olan bir adam bekleyebilir mi kadın tarafından özlenmeyi?" diyerek bana cevap verdi.