freyakaylee
Sekiz kişi başladıkları bu yolda, ışıklar söndüğünde geriye sadece altı kişi kalmıştı.
Sahnenin parıltısı, elenenlerin gözyaşlarını örtmeye yetmiyordu. Lee Minho ve Lee Felix; bir gece yarısı, ellerinde sadece siyah valizleri ve yarım kalmış hayalleriyle Seul'ün ıssız sokaklarına terk edildiler.
Bang Chan'ın veda ederken Felix'in kulağına fısıldadığı o söz, artık bir vasiyetti:
"Beni her zaman bul..."
Ama bu binanın kapıları onlara kapalıyken, Felix ve Minho bu sözü nasıl tutacaktı?
Belki daha büyük bir başarı ile geri dönerler...
Sonuçta her an her şey mümkün.
Bu onların zirveye tırmanış hikayesi değil; arkada bırakılanların, unutulanların ve sönen ışıkların ardından kendi karanlığını yaratanların hikayesi.