En sevdiğim/sonra okuycam
22 stories
ASLA BİZ | Yarı Texting by sessizliginnnsesi
sessizliginnnsesi
  • WpView
    Reads 144,344
  • WpVote
    Votes 8,487
  • WpPart
    Parts 37
Voleybol takım kaptanı Ceylin, aynı okulda olduğu ve nefret ettiği basketbol takım kaptanı Barış'a bir gün mesaj atar. Sürekli birbirlerine karşı hamle yapan Ceylin ve Barış kaçınılmaz sona adım adım yaklaştığının farkında değildir... Birbirlerine duydukları nefret mi daha ağır basacaktı yoksa yüreklerine düşen kor mu? ~ Ayarsız: sen nasıl bir belasın Ayarsız: düş yakamdan Ayarsız: LİMON TİKİM OLDUĞUNU NEREDEN ÖĞRENDİN SEN Ayarsız: senin yüzünden gün boyu kaşındım sinirden artık kırıp dökmediğim yer kalmadı Ayarsız: masanın altında file limon var Ayarsız: masanın üstünde limon kaplaması var Ayarsız: akıllı tahtanın arka planı YİNE KOCA BİR LİMON Ayarsız: milleti nasıl örgütledin Ayarsız: sabahtan akşama kadar durmadan birileri limon dedi Ayarsız: öğle arasında limon yeme videosu açan çocuğu dövdüm az daha disiplinlik oluyordum Ayarsız: panoya bile limon fotoğrafları asmışsın Ayarsız: sen ne çeşit bir manyaksın Siz: işte tam olarak bu çeşit bir manyağım (Düşmandan aşka sevenleri buraya alabiliriz!!!)
ankara | yarı texting by ciiillleeekkk
ciiillleeekkk
  • WpView
    Reads 163,964
  • WpVote
    Votes 12,712
  • WpPart
    Parts 25
"Bak şimdi," koltuktan yavaşça kalktı. Şu an tepemde dikiliyordu tam olarak. "Zaten evde fazla durmuyorum, okul çıkışı işe gidip gece yarısı eve dönerim. Bir yedek anahtarım var, onu sana vereceğim. Kendine bir iş bulup sana yetecek kadar birikim yaptıktan sonra ayrılabilirsin. Sonsuza kadar burada kalacağını düşünüp iş fikrinden vazgeçme." "Öyle bir şey düşünmüyorum zaten, en kısa sürede çıkarım." Yüz ifademi göremiyordum ama kaşlarım çatılı şekilde ona bakarken umarım sinirli duruyorumdur. "İyi, eve arkadaşlarını getirmek yasak. Evi dağınık bırakmak yasak. Kira ve faturalara destek olmana da gerek yok. Yüksek sesle müzik dinlemek de yasak. Komşulardan tek bir şikayet alırsam bozuşuruz." O, ev hakkındaki kuralları bir bir sıralarken yüzüne şaşkınlık ve sinirle karışık bir ifadeyle bakıyordum. Bu çocuk beni ne sanıyor, 10 yaşında falan mı? Bu yasaklar ne ya? "Sen beni 10 yaşında falan sandın herhalde. 18 yaşındayım ben, on sekiz. Bunları söylemene gerek yoktu." Sanki aklına yeni bir şey gelmiş gibi tekrar konuşmaya başladı. "Yaşını söylemişken, senden 3 yaş büyük sayılırım. Bana abi desen iyi olur." "Birincisi, 19 olmama çok az kaldı. Yani mantıken 3 değil 2 yaş büyüksün. İkincisi, zaten abi diyorum, abi." ❀࿐ Siz: isteyim ben cikcam birazdan Tuğra Abi: ne işi amk işe mi girdin sen neden haber vermiyorsun Siz: abi ne bileyim unutmusum bugun soyleyecektim zaten eve gelince niye sinirleniyosun ki hemen Tuğra Abi: çok normal değil mi sinirlenmem aq haber vermeden başına buyruk davranıyorsun nerede işe girdin sen ne kadar güvenilir bir yer biliyor musun bunları Siz: iyi misin tugra sen az sakin olsana Tuğra Abi: tugra abiye noldu Siz: kurabiye oldu
YANLIŞ KOMUTAN | Texting by melivare
melivare
  • WpView
    Reads 5,231,669
  • WpVote
    Votes 267,412
  • WpPart
    Parts 41
Siz:Bir insan kızının numarasını neden ezberlemez? Siz:Bunun için sana trip atacağım Siz:Ama şu an olmaz çünkü paraya ihtiyacım var Siz:Artık başka güne kaldı Siz:Canım babam<3 05**:Baba? 05**:O tür fantezilerim yok. #1 Romantik #1 Texting #1 Gençkurgu #1 Asker #1 Komutan #1 Mizah #1 Komedi #1 Rusya #1 Rus #1 Türk #1 Gençkızedebiyatı #1 Romantizm #1 Sevgi #1 Kısahikaye #1YanlışNumara #1 Eğlence
Yağmurları Sev | Gerçek Ailem by zerozii
zerozii
  • WpView
    Reads 487,803
  • WpVote
    Votes 32,233
  • WpPart
    Parts 28
Anne ve babasının ölümünün ardından yetimhanede yaşamaya başlayan Umay, mezar ziyaretinden dönüşte yetimhane müdüründen bir telefon alır. Ve bu telefondan sonra hayatı tepetaklak olur.
SAKA VE SANRI(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 39,903,530
  • WpVote
    Votes 1,701,296
  • WpPart
    Parts 67
"Karımı artık yanımda, odamda ve yatağımda görmek istiyorum!" diye bağırınca donup kaldım. Ne söylediğinin farkında mıydı? Bir başkasının kimliğiyle evlenmek mümkün müydü? Gerçekten nikâhta bile sahtekârlık yapılabilir miydi? Başına gelene kadar Bige Saka bunun mümkün olduğunu sanmıyordu. İlk görüşte aşktı onunkisi, bu yüzden âşık olması ve duygularına yenik düşüp evlenmesi çok hızlı olmuştu. Evlendiği gün sevgilisinin bir dolandırıcı olduğunu öğrenmişti. Üstelik zaten evliydi ve başka bir adamın adını, soyadını, kimliğini hatta gerçeğinden ayırt edilemeyecek imzasını kullanarak Bige'yi evlendiklerine inandırmaya çalışmıştı. Son ana kadar Bige bu gerçeği görememişti. Peki, nikâh cüzdanında adı geçen gerçek Karun Kalender kimdi? Evlendiğinden haberi var mıydı? Böyle bir durumda nikâh geçersiz sayılırdı değil mi? "Ne demek nikâh geçerli?" Şaşkına dönmüş bir halde avukata bakıyordum. Benden haberi bile olmayan bir adamın karısı olduğumu mu savunuyordu? "Üzgünüm Bige Hanım," dediğinde olağan bir şeyden bahseder gibi sakindi. "Nikâh memuruna kadar her şey gerçek. Eski sevgiliniz Serhat Bey ile o masaya oturduğunuzu doğrulayacak hiç görgü tanığınız yok. Bu nikâhın başka bir adamın kimliğini kullanarak kıyıldığına dair hiçbir kanıtınız yok. Böyle bir durumda yapılacak en mantıklı şey Karun Bey'i bulmak ve ona olanları anlatıp boşanma evraklarını imzalatmak." Bu adam ne dediğinin farkında mı? Bahsi geçen adamın benden haberi bile yoktu. Karşısına geçip ona ne diyeceğim? Senin ruhun bile duymadan evlendik hadi şimdi de boşanalım mı? Bu koskoca bir saçmalıktı!
MEDUSANIN ÖLÜ KUMLARI (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 9,758,499
  • WpVote
    Votes 739,903
  • WpPart
    Parts 72
Elzem Akay'ın sıradan ama güzel bir hayatı vardı. En iyi okullarda okumuş, en güzel oyuncaklara ve kıyafetlere sahip olmuştu. En değerli mücevherler daima onun boynunu süslemiştir. Lüks içinde yaşarken hayatta istediği her şeye kolayca sahip olmuştu. Üzerine titreyen iki abisi, onu hep güldüren kız kardeşi, iyi bir yengesi ve onu sürekli çıldırtan bir hizmetçisi varken hayat ona karşı fazlasıyla cömertti. Tüm bunları ne bozabilirdi ki? Bir gece korkunç bir ritüele kurban edildiğinde gözlerini bambaşka bir dünyada açar. Orta Çağın hiyerarşisinin içinde kalmışken eve dönmek hiç kolay değildi. Kendi dünyasında bir öğretmenken Ölümsüzlerin akademisinde bir hizmetçi olunca, sınıf farkının acımasız gerçekleriyle yüzleşir. Burası onun dünyası değildi, burası barbarların hüküm sürdüğü Araftı ve o, hayatta kalmak istiyorsa lüks alışkanlıklarından ödün vermeyi öğrenmeliydi. *** "Medeniyet yoksunu, vahşi barbar!" diye ona sesimi yükselttiğimde çatılan kaşları umurumda bile değildi. Tüm gün kuyudan su çeken o değildi. "Şu sivri dilin bir gün başına bela olacak." Sert bakışlarla beni uyardıktan sonra merdiveni işaret etti. "Kahyadan fırça yemek istemiyorsan işinin başına dön." "O kadın bir cadı." Ondan bahsederken bile tiksintiyle yüzümü buruşturdum. "Bence benden nefret ediyor." "Hayret." Kaşları alayla yukarı kalktı. "Oysaki çok sevilesi bir kadınsın." İğneleyici sesiyle ters ters ona baktım. "Sizde öyle Savcı Bey," dedim oyunbaz bir ifadeyle. "Sizi görenlerin yüzünde güller açıyor." "Bunu inanarak söylemiyorsun." "Tabii ki inanarak söylemiyorum." Gülerek bana ikinci kez merdiveni işaret etti. "İşinin başına dön aksi taktirde yarın seni sınıfıma almam. Bir hizmetçiye ders verdiğim için yeterince sorun yaşıyorum." Bu vahşiler kendi dünyamda ne kadar zengin ve asil olduğumu anlamak istemiyordu.
ÖYLE BİR UĞRADIM (Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 399,609
  • WpVote
    Votes 21,742
  • WpPart
    Parts 8
"Ondan hoşlanıyor musun?" Kıskanç çıkan sesine ne tepki vereceğimi bilemiyordum. "Ona sarıldın." Kaşları çatıldı. "Hoşlanmasaydın sarılmazdın. Hoşlanıyorsun ki sarıldın." Burnundan nefesini sertçe verdi. "Bana bile sarılmadın." Ters ters baktı. "Bana niye sarılmıyorsun?" Kıskandığı kişi en yakın arkadaşıydı. Ve onun arkadaşı benim babamdı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Eflah kim olduğumu bilmeden beni seviyordu ama ben, onun kim olduğunu bile bile ona âşık olmuştum. Benim günahım daha büyüktü. Bir insanın başına en kötü ne gelebilirdi? Babam gözlerimin önünde öldürüldüğünde ve onu öldüren annem olduğunda en kötüsünü yaşadığıma çok emindim. Artık annem cezaevinde, babam ise mezardaydı. Bundan daha kötü ne olabilirdi ki? 25 yıl geçmişe gitmek? Bu kötünün de kötüsü olabilir miydi? Ölümcül bir kaza sonucu kendimi 1998 yılında bulduğumda o an için bunun bir felaket olduğunu düşündüm. Felaket bir durumdu çünkü bu zaman diliminde anne ve babamla aynı yaşlardaydım. Onların hayatına bir yabancı gibi girmek zorundaydım. Ama aslında felaket sandığım şey mucize de olabilirdi. Mucizevi bir durumdu çünkü bu zaman diliminde annem cezaevinde, babam da mezarda değildi. Onların evlenmesinin nedeni annemin bana hamile kalmasıydı. Ana rahmine düşmeme sadece üç ay kaldığını anladığımda ise kendi doğumumu engellemenin nasıl olacağını düşünmeye başladım. Annemi cezaevinden, babamı da ölümden kurtarmanın tek yolu bu olabilir miydi? Belki de olabilirdi. Planını uygulamak için babamın arkadaşı Eflah'ın evine bir dadı olarak işe girmekse hayatımda verdiğim en kötü karardı. Bunu ona anlatmanın bir yolu var mıydı? Buraya ait olmadığımı, öyle bir uğradığımı anlatmanın bir yolu olmalıydı. Doğru insanı yanlış zamanda bulmak birine verilen en büyük ceza olmalı.
YARALASAR(Kitap Oldu) by Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Reads 18,010,251
  • WpVote
    Votes 713,566
  • WpPart
    Parts 56
"Soyun!" "Ne?" Yaşlı adam oturduğu masada kaşlarını çatmıştı ki yanındaki kadın tebessüm ederek bana döndü. "Sadece hırkanı çıkar ve bize sol kolunu göster." Tedirginlik içinde onlara baktığımda uzun bir masada oturan toplam on kişi görmüştüm. Ben kapıya yakın bir yerde duruyordum ve yanımda benimle aynı yaşta olan altı çocuk daha vardı. Sağımdaki kızın sol kolundaki yarasa damgasını gördüğümde sertçe yutkundum. Aynı damgadan benimde kolumda vardı. "Neyi bekliyorsun?" Bu soğuk ses yaşlı adamın sağ tarafında oturan kişiden gelmişti. Başını önündeki dosyadan hiç kaldırmadığı için yüzünü iyi göremiyorum. Hırkamı çıkardığımda benimle aynı hizada duran çocuklar koluma baktı. "Sende Yarasalardan birisin." Yaşlı adamın sesi huzursuz çıkmıştı. "Nasıl damgalandığını hatırlıyor musun?" Yine o adam konuşmuştu ve hâlâ başı önündeki dosyadaydı. İyi hatırlıyordum. "Hayır." Onlara güvenmiyorum. Cevabım ile kalem tutan eli hareketsiz kalmış fakat başını kaldırmamıştı. "Artık bizi neden buraya getirdiğinizi açıklayacak mısınız?" Yanımdaki çocuklardan biri konuşmuştu. Yaşlı adam sıkıntıyla bir nefes alarak bizlere baktı. "Aslında hepiniz aynı çocuk yurdunda bir zamanlar kaldınız. Peşinde olduğumuz biri var ve o yurttaki otuz çocuğu damgaladı. Şimdi yeniden ortaya çıktı ve Yarasaları bulup hepsini öldürüyor." Sanırım Yarasalar biz oluyorduk. "Bizimle işbirliği yapmak zorundasınız, tabii yaşamak istiyorsanız?" Masadakilere döndü. "Herkes kendi eğiteceği çocuğu seçsin. Unutmayın seçeceğiniz çaylaktan siz sorumlusunuz." Burada neler olduğunu anlamıyorum. Masadakiler bizi incelerken o başını hiç kaldırmayan adamın sesini duydum. "Gözlüklü kızı ben eğiteceğim." Burada gözlük takan sadece bendim.
Kader (tamamlandı) by FilizCiftci
FilizCiftci
  • WpView
    Reads 140,992
  • WpVote
    Votes 3,537
  • WpPart
    Parts 35
Annesinin ölümünü gördükten sonra bir daha konuşmamaya yemin etmiş, kendi sesini bile unutmuş bir kız. Çok sevdiği karısı Narin'inden çocuk sahibi olamayınca üstüne kuma getirmek zorunda olan bir ağa. Kocasına çocuk veremediği için ağalığı elinden gitmesin diye kumaya razı olan bir kadın. Üç yaralı kalbin hikayesi kiminin sonu kiminin başlangıcı olan ama mutlaka birinin kalbinin kırıldığı bir hikaye. Herkese iyi okumalar dilerim...
ZAMANIN GÖLGESİ by ebyide
ebyide
  • WpView
    Reads 4,405,926
  • WpVote
    Votes 181,116
  • WpPart
    Parts 37
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.