alibookslibrays
Gece, kara bir pelerin gibi gökyüzüne serildiğinde, dünya eski fısıltılarla yankılanıyordu. Yüzyıllardır unutulmuş kehanetler, külleri sıcak olan savaşların küskün anıları arasında geziniyordu. Uzak diyarlarda, yıldızların göremediği vadilerde, kadim ruhlar bir kez daha uyanmaya hazırlanıyordu.
Ve o gece, kaderin çarkları yeniden dönmeye başladı.
Hiç kimse bir çağın sonunu ve bir diğerinin başlangıcını o an fark etmedi. Ne dağların zirvesinde uyuyan ejderhalar, ne denizlerin derinliklerinde bekleyen gölgeler, ne de krallıkların en bilge kahinleri... Ama bir çocuk, alevlerin arkasında bir şeylerin değiştiğini hissetti.
Ve tam o anda, kaderin ipleri çekildi.
Uzakta, gök gürültüsünü andıran bir uğultu yükseldi. Karanlık, sadece gecenin değil, kalplerde saklanan eski korkuların da sahibi olduğunu hatırlatıyordu. Çünkü bu dünyada en çok unutulmak istenen şeyler, en çok hatırlamak isteyenler tarafından çağrıldı.
Ve bu gece, unutulmuş bir isim yeniden fısıldandı.
Kaos, uyanıyordu.