EcrinKaracan5 adlı kullanıcının Okuma Listesi
4 stories
Ölüm fısıltısı by KalpHaniiiimmm
KalpHaniiiimmm
  • WpView
    Reads 6
  • WpVote
    Votes 2
  • WpPart
    Parts 1
Bir cinayet yazarı olmak basit. Hayal et,kelimelere dök,yayınla ve en sonundaysa yazdıkların gerçek olsun...
LILIUM | Kırmızı Yağmurluklu Çocuk  by DraculauraRaven
DraculauraRaven
  • WpView
    Reads 40
  • WpVote
    Votes 3
  • WpPart
    Parts 2
"Yıldızlar yalnızdır, çünkü güzellikleri parlayan bir demet ışıkmışçasına gözleri kamaştırır. Uzaklarda birer düş gibi parıldarlar; belki de yalnızlıkları bu yüzden. Ama sen... Senin ışığın yıldızların soğuk parıltısından farklı, sıcak ve erişilebilir. Bir inci kadar eşsiz ve zarifsin, ama uzak değil, tam burada, yanımda. Güzelliğin göz kamaştırmaktan öte, ruhumu sarıp sarmalıyor, yaralarımı iyileştiriyor. Seni sen yapan her detay seni daha özel, seni sen yapan her küçük kusursa seni daha güzel kılıyor. Sen, tam da olduğun halinle, biricik ve eşsizsin. Güzelliğin kelimelerin ötesinde, sevgim sonsuz bir derinlikte."
DOKUZUNCU MAYIS by vavelolas
vavelolas
  • WpView
    Reads 62
  • WpVote
    Votes 9
  • WpPart
    Parts 2
Boylarını aşmış günebakanların arasında koşturup duruyordu çocukluk. Avuç içleri okşardı hep rüzgârda salınıp duran yemyeşil kalp gibi yaprakları. Ay düşer, günebakanlar boynunu bükünce bile o tarlada kalırdı çocukluk. Zaten nereye giderdi, yöresi neresiydi ki onun? Rengi neydi, nasıl kokardı? Mavi, dedi İrfan. "Masmavidir çocukluk." Turuncu bir sonsuzluktu Feza'ya göre. Celil beyaz bildi, Asude siyah gördü. Şifa için alaca bir kızıllıktı sadece. "Tıpkı o günebakan tarlasındaki gibi sarı." diye anıları deşti Nüha. Ve yaraları da. "Bizdik çocukluk, Mihri Vadisiydi. Yıllar öncesiydi." dedi yabancı bir ses. Paylaşılan o çocukluğa ait olmayan bir ses. Her bir renge gölge düşüren, huzursuz edici bir sesti bu. Aynı zamanda Nüha'nın zihninde yer edinmiş bir cümleye ev olmuştu o ses. "Belki bir gün o vadiye tekrar döneriz." Şimdi, hepsi o vadideydi. Dokuzuncu Mayıs'tan sonra ilk kez.
SİYAHIM by vavelolas
vavelolas
  • WpView
    Reads 1,326,999
  • WpVote
    Votes 48,917
  • WpPart
    Parts 37
Ruhumda dolaşan, bir günlük kelebeğin cesedini ellerimle taşıdım kalbime. Parmak uçlarımla son kez okşayıp koydum tabuta. O kelebek kalbimle ruhumun arasında bir araf olarak tekrar kanat çırpacak. Bir gülüş gözümden kalbime düşene dek orada hapsolacak, kelebeğim. Ya hayat bulacak, ya da sonsuzlukta kaybolacak. Şimdi o kelebek gibi bir cesetten ibaretim ben. Bir kentte mucizevi şeyler yaşanırken, evin dışında kalmış, pencereden o sıcaklığı izleyen küçük çocuklar gibi hissediyorum. Hiç varolmamış bir aşkın hüznünü yaşıyorum. Hiç olmayan birinin özlemini çekiyorum. Neydi bu hissettiğim? Bu boşluk nedendi? Ruhumu delen, ciğerlerime batan bu duygu nereden gelmişti? Yağmurla gelen o tuhaf yabancınn etkisi olabilir miydi? O yabancı bana yağmuru sevdirebilir miydi? Yağmur onun bakışları gibi düşecek miydi gözümden yüreğime? Kirpikleri, saçları yağmurla nasıl böyle uyumlu olabilirdi? O yağmurun ta kendisiydi. "Yağmur gibisin. Hatta yağmursun." "Hayır, gökyüzüyüm."