noaz55
- Reads 87
- Mga Boto 15
- Mga Parte 3
"Ayna, sadece bir yansıma değil; kaderin yeniden yazıldığı bir kapıdır."
Helena, sıradan hayatından kopup 1461 yılının karanlık ve entrika dolu saray dehlizlerine düştüğünde, kendini bekleyen gerçekle yüzleşmek zorunda kaldı: Artık o, ait olduğu dünyanın yabancısı değil, Osmanlı ve o kadim krallık arasındaki kutsal kan bağının yaşayan kanıtıydı. Herkes onu, büyük bir krallığın saygı duyulan prensesi, Osmanlı hanedanının güvenilir bir ferdi sanıyordu.
Bizzat Fatih Sultan Mehmet bile, ablasının vasiyetini yerine getirme arzusuyla Helena'yı koruması altına aldı. Saray, onu "kutsal bir emanet" olarak bağrına basarken, Helena büyük bir oyunun içine hapsoldu. Bir yanda Fatih'in o meşhur, korkutucu ve sarsılmaz otoritesi; diğer yanda Pontus sarayının onu bir piyon gibi kullanma isteği...
Helena'nın omuzlarındaki tek yük, sadece kendi hayatı değil; bir padişahın vicdanı ve bir imparatorluğun geleceğidir.
Gerçekler maskelerin ardında saklanırken, bir dayının şefkati mi yoksa bir imparatorun fermanı mı baskın gelecek?
Gölgenin Hakimiyeti: Geçmiş Uyanıyor.