visadi83 adlı kullanıcının Okuma Listesi
4 stories
İBLİSLER VE AZİZELER by sentier_rose
sentier_rose
  • WpView
    Reads 3,731
  • WpVote
    Votes 604
  • WpPart
    Parts 21
"Ceylan da biliyor aslında, Tanrı kendisini bir av olarak yarattı. " 🕯️ O Azize'ydi. Ve ruhu benim cılız bedenimde yeşermişti. Sevgisi, nefreti, güçleri, iradesi ve aşkı benim kendi bedenimde yer bulmakta zorlanan ruhumla bir olmak üzereydi. O bir efsaneydi ve sadece atalarımızdan kalan, sararmış kitaplarda yer verilen bir Kraliçe'den ibaretti. Ve o, benim bedenimde tekrar gün yüzüne çıkmıştı. Demiştim ya. Sevgisi, nefreti, güçleri, iradesi ve aşkı... Artık doğru ve yanlışı ayırmak zordu. Tercihlerim ve koştuklarım benim mi kalbime aitti yoksa onun çekimi miydi, kestiremiyordum. İşte bu noktada hata yapmaya başlıyordum. Ben Alin. Hain doktorların, hain kızları.
GÜMÜŞ ZEHRİ by sentier_rose
sentier_rose
  • WpView
    Reads 5,053
  • WpVote
    Votes 706
  • WpPart
    Parts 22
Her gece yanına yattığın, seni senden kaçırdı. Üç satırdın, çürümüş ölüydün, taze ölümdün. Dokunduğunu yaktın, yakarken yandın. Sana kaç denildi, dönmen söylenmedi. Sen ise, şimdi başladığın yerdesin. 🕯️ İzbe bir cehennemden yalınayak kaçabildiğine aldanan Atlas Tanrıkulu, ardında bıraktığı yangını minik omuzlarına sardığı battaniye gibi peşinden sürüklediğinden bihaber kimsesiz kalacağı karanlık bir dünyaya doğru sonu asla gelmeyen adımlarla ilerler. İkiz erkek kardeşi, annesi ve babaannesi kundaklanan koskoca Tanrıkulu konağında kalakalırken Kemal Tanrıkulu tüm bu kıyametin asıl sorumlularından biri değilmiş gibi torunları arasından seçim yaparak kız çocuğunu kucaklar ve o evden hiç çıkmamış, bedenleri ateşe verilmiş gibi göstererek kaçıp gider. Ancak kararlar verilmiş, sözler alınmış, bir erkek çocuğu yıllar önce nefesi zehirden, kalbi demirden işlenerek asker gibi bilenmiştir. Saf güç kokan, bulunduğu tahtı alengirli oyunlarla kazanan Gökra Kaya infaz edilen annesinin hesabını sormak için oldukça kanlı bir oyunun resmini ilmek ilmek işler. Her şey soytarının kral için karıştırmamak zorunda kaldığı adımları kadar dikkatle planlanmış olsa bile ihanet üzere kurulu hiçbir saray sonsuza kadar dikili kalmaz. Bir sabah güneşiyle kaçıp vardığın metrekarelik kabinlerde seni bekleyen siyah poşete sarılı demir bir anahtarın kopyası, eline ulaşan mektuplar geçmişin yansıması, yatağına dadanan adamlar ise en büyük zehri sana resmederken senin yapabildiğin tek şey avucunu açıp kar tanelerini kucaklamak olacak; izin vermeyecekler. Omuzlarında bir yangın vardı, sarıp sarmalandığın ve koynuna kıvrıldığın. O yangın sensin, senin geçmişin, söndürmek zorundasın. GÜMÜŞ ZEHRİ
SERZENİŞ (KİTAP) by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 15,945,511
  • WpVote
    Votes 193,785
  • WpPart
    Parts 13
Hiçbir günah kefaretini unutmaz. Hiçbir kirli sır gecenin nezaretinde tutuklanamaz. Geleceği ellerinden tek gecede koparılan bir adam, öleceğini bilse dahi sessizliğin kanatlarına sığınmaz. İki karanlık gecenin iki büyük suça gebe kaldığı ve iki yabancı ruhun birbirine körkütük düğümlendiği acı bir hikâyenin içindeyim. O iki yabancı ruhtan biri benim. Ve ben bir zamanlar, yolunda giden bir hayata sahiptim. Bir gün o çıkageldi ve içinde sadece doğruların olduğu dünyamı yanlışlarıyla altüst etti. Gözlerime bir kez bakması bile beni düşürmeye, düştüğüm yerde darmadağın etmeye yetti. Beni tehditlerle örülü bir kafese hapsetti, o kafesin kilidini ve anahtarını elime verdi. Gitmek de, kalmak da senin seçimin dedi. Ama ne kalabildim ne gidebildim. Yalnızca bekledim. Benim de onu düşüreceğim bir gün elbet gelecekti ve ben intikam almayı severdim. O gün geldi. Bir leyl vaktinde, ay gecenin koynunda dalgalanırken, hakikati sırtından vurdu kirli parmakları. Artık bu saçma hikâyemizde bizden başkaları da vardı. Zaman aktı... Kendiliğinden kırıldı hapsolduğum kafesin kapakları. Dışarıya adım attığım an hislerim pervasızca tökezledi. Zira sevdayı puslu gecelerde yüreğime kazıyan adamın ruhu artık içime işlemişti. "Haklıymışsın," dedi beni öldürmek ister gibi. "Senin hikâyenin esas adamı ben değilmişim."
HÜKÜMRAN  by sumeyyelkoc
sumeyyelkoc
  • WpView
    Reads 6,900,606
  • WpVote
    Votes 439,686
  • WpPart
    Parts 77
"Gitmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet," dedim. "Gözlerime bak," dedi. Baktım. Ve saatler sonra bakışlarında ilk kez, ufacık bir ihtimalle cebelleşen şüpheyi gördüm. "Ben sana her şeyimsin dedim. Ama sen hiçbir şeyimmişsin." Artık yapabilecek hiçbir şey kalmamıştı. Yolun sonu burasıydı ve o ne yaparsa yapsın, gidişime engel olamayacaktı. Saatler içinde çökmüştü güzel yüzü. Bomboştu karanlık gözleri. Bana öyle bir bakıyordu ki, sanki bıçağı kalbine saplamışım da geri çekmek bilmemişim gibi. "Bu bir son değil," dedi sadece benim duyabileceğim bir sesle. "Gideceksin ve ne yazık ki ben seni bırakmayacağım. Daha önce de söylediğim gibi, istersen dünyanın öbür ucuna git, yine de bulurum seni. Ama eğer seni bulduğumda, bir şeylere mecbur kalmadığını anlarsam, ikimize de geçmiş olsun. Eğer ki gerçekten benden intikam almışsan..." Gözlerine uzun uzun bakmak, dakikalarca nefes tutmakla eş değerdi. "Dua et ki Allah seni karşıma çıkarmasın."