NehirToktas0's Reading List
25 stories
HAYALLERİN KATİLİ by Lillesoll433
Lillesoll433
  • WpView
    Reads 683
  • WpVote
    Votes 228
  • WpPart
    Parts 20
İnsanların korkulu kabusu geri dönüyordu, zifiri karanlığı kendine kalkan eden geri dönüyordu. Zar tekrar atılmış oyun değişmişti. Peki ya galip kim olacaktı? Savaşa girdiği kişi kimdi? Gökyüzü kan ağlayacak, insanlar güveneceği kişiyi saşıracaktı. İnsanlar kime güvenecekti? Sırtlarını doğru kişiye mi yaslıcaklardı? Yoksa yanlış kişiye yaslayıp, dünyanın sonunu kendi elleriylemi getireceklerdi?
Nemesis Kanlı Gümüş Serisi by noaz55
noaz55
  • WpView
    Reads 116
  • WpVote
    Votes 49
  • WpPart
    Parts 5
Bazı yaralar sadece kanla kapanır, bazı borçlar ise ömürle ödenir. ​Aslı, kendi hâlinde bir öğretmen adayıyken hayatın bu kadar çabuk kirlenebileceğini hiç düşünmemişti. Bir gecede, şehrin en karanlık sokaklarında canı için pazarlık yaparken tanıdı onu: Namesis. ​Kimine göre bir cellat, kimine göre adaletin kanlı eli, kimine göre ise sadece bir şehir efsanesi... Yüzünde soğuk bir metal, ruhunda ise kıştan kalma bir ayaz taşıyan bu adam, Aslı'nın uçuruma yuvarlanan hayatını tek bir hamleyle tuttu. Ancak bu bir kurtuluş muydu, yoksa başka bir karanlığa atılan ilk adım mı? ​Namesis, bir yandan Aslı'nın etrafına görünmez surlar örerken, diğer yandan kendi yarattığı cehennemde adaleti dağıtmaya devam ediyordu. Fakat Aslı, sadece korunmak istemiyordu. O, her adımını takip eden bu siyah gölgenin kalbine dokunmak, o çelik maskenin ardındaki adamı tanımak istiyordu. ​Biri masumiyetin sesi, diğeri sessizliğin celladı... ​"Neden o maskeyi hiç çıkarmıyorsun? Neden yüzünü dünyadan ve benden saklıyorsun?" ​Soru sorulmuş, zar atılmıştı. İstanbul'un yağmurlu sokaklarında bir günahkârın son nefesi bir masumun hıçkırığına karışırken, Namesis için en büyük savaş şimdi başlıyordu: Kendi karanlığından bir kadını korumak mı, yoksa o kadını karanlığına hapsetmek mi?
Müfr-ü Cefa | TÖRE by _hissizyazar
_hissizyazar
  • WpView
    Reads 2,305
  • WpVote
    Votes 423
  • WpPart
    Parts 31
"Gidiyorum," dedim, burnumu çekerek. Gözyaşlarımı elimin tersiyle sildim; ona belli etmemeye çalıştım. "Git," dedi düz bir sesle. Vazgeçmiş gibiydi... Benden, bizden, bize dair her şeyden. "Bir daha asla dönmeyeceğim buralara," dedim. Mavilerinin içine bakarken dudaklarım titriyordu. Ağlıyordum. O ise bu hâlime hüzünle bakıyordu. Gözlerinden bin türlü duygu geçiyordu ama yüzü sertti. Kendini tutuyordu. Belliydi; çoktan kararını vermişti. "Dönme," dedi keskin bir sesle. Boğazıma bir yumru oturdu. Konuşamadım. Sadece baktım... Ve ilk kez, gerçekten kaybettiğimizi anladım. "Seni hiç özlemeyeceğim!" dedim. Sözlerim dudaklarımdan çıkarken bile yalandı ama ona acı vermesini istedim. Bana baktı. Gözlerinde kırgınlık vardı; öyle derin, öyle sessizti ki insanın içini parçalayan cinsten. "Özleme," dedi. Ama Biranda beni kendine çekip öyle bir sarıldı. Sarılışı her şeyi yakıp kül ediyordu. Beni öyle sıkı sardı ki, sanki bırakırsa yok olacağımı biliyordu. Gitmemi istemiyordu. Belli edemiyordu. Ama bedeninin titremesi ele veriyordu onu. "Affetmeyeceğim de!" dedim. Kollarım ona daha da kenetlendi. Gözyaşlarım göğsünü ıslatıyordu. Son kez kokusunu içime çektiğimi iliklerime kadar hissediyordum. Burnumun direği sızladı. Bu, onun içimde bıraktığı son izdi. "Affetme," dedi. Sesi sertti ama öfkesi bana değil, çaresizliğeydi. Bizi buna mecbur bırakan her şeye... Ve biraz da bana. O da affetmeyecekti. Kendini de, beni de. "Artık sevmeyeceğim!" dedim. Acım o kadar büyüktü ki, onu sevdiğimi inkâr ederek itiraf etmiştim. Dudaklarının kenarı titredi. Öpücükleri saçlarımda dolaşırken boğazından kopan o kırık sesle- "Sevme," dedi. İkimiz de yanıyorduk. Aynı ateşin içindeydik. Ama o, kül olmayı sessizce öğrenmişti. Son kez baktım yüzüne. Bu kez gerçekten sondu. * * * MÜHR-Ü CEFA ismindeki ilk Wattpad kitabıdır.
Gölge Kadem:Şafak Sancısı by Ilqareniz
Ilqareniz
  • WpView
    Reads 39
  • WpVote
    Votes 21
  • WpPart
    Parts 1
"Bir yanda durdurulamaz bir fırtına, diğer yanda sönmeyen bir ateş..." ​Kuzey Irak'ın dondurucu soğuğunda, haritaların bile sustuğu bir noktada beş gölge. Onlar; devletin görünmez eli, vatanın sessiz çığlığı: Gölge Kadem. ​Timin başında, stratejisi buz kadar soğuk, kararlılığı bir şafak rüzgarı kadar keskin Yüzbaşı Almıla Tanyeli var. Onun sağ kolu ise; öfkesi kor, cesareti yıkılmaz bir kalkan olan Üsteğmen Sancar Alkor. ​Bir gece yarısı operasyonuyla başlayan bu kovalamaca, sadece teröristlere karşı değil, geçmişin tozlu raflarında saklanan ihanetlere karşı da bir savaşa dönüşecek. Almıla'nın zekası Sancar'ın gücüyle birleştiğinde, düşman için kaçacak bir yer kalmayacak. Ama asıl soru şu: Rüzgar ateşi körükleyecek mi, yoksa onu tamamen mi söndürecek? Vatan için ölmeye hazır olanların değil, vatan için yaşatmak zorunda olanların hikayesi başlıyor.
Beyaz Gece. by azAysel
azAysel
  • WpView
    Reads 625
  • WpVote
    Votes 326
  • WpPart
    Parts 4
Kara Kartel'in lideri olan Kaya Karayazı. Ve Türkiye'de ikinci yerde olan savcı Efruz Kandemir, Bir birileri ile düşmancılık yaparlar. Yıllarca peşine düşer, Taaki Kaya Karayazı, Efruz Kandemirin peşine düşen kadar. Efruz Kandemir, Kaya Karayazı'ya şunu söylemiştir. "Ölene kadar sana özgürlük yok.!" (Bu hikaye tamamen hayal ürünüdür.)
MAHALLE KURGUSU SON DEMLER(Abimin Arkadaşı) by Elifnaz9
Elifnaz9
  • WpView
    Reads 18,867
  • WpVote
    Votes 5,246
  • WpPart
    Parts 24
"Biz kavuşmayı değil, kavuşamamayı yazmışız kaderimize. Ben sana doğru her adım attığımda, kader bir duvar daha ördü aramıza. Yine de vazgeçemedim... Çünkü sen uzaklaştıkça ben daha çok sana ait kaldım. Kavuşamadığım her gecede biraz daha eksildim, ama en acısı ne biliyor musun? Seninle aynı hayali taşıyıp, aynı gerçeğe varamamaktı." Ömer asaf & Melek Abisinin arkadaşına aşık olan Melek onun nişanlanmasıyla yıkılır o mahalleyi terk etmek isterken bir anda eline bir mektup geçer ve gerçekleri öğrenir gerçekleri öğrenen Melek ne yapacağını bilemez...
Mafyanın Sarışını by zarif_yazar_
zarif_yazar_
  • WpView
    Reads 3,597,363
  • WpVote
    Votes 116,743
  • WpPart
    Parts 69
"Hiç boşuna çabalama sen benimsin!" diye tıslayınca utanmasam oturup ağlayacaktım. Neden bu bana aşık oldu ve başıma bela oldu. "İstemiyorum anlamıyor musun? istemiyorum! Rahat bırak beni, burdan çıkar çıkmaz seni şikayet edeceğim" diye bağırdığımda yüzüme boş boş bakmaya devam ediyordu. "Bitti mi?" diye sorunca yine ve yine ben şaşkınlıkla yüzüne bakmıştım. "Geç içeriye" deyip eliyle içeriyi gösterdiğinde sakin olmak için derin bir nefes aldım. Bunların hepsi bir rüya! Bunları hepsi bir rüya! Gözlerimi kapatacağım ve içimden 10'a kadar sayacağım. Daha sonra her şey eskiye dönecek ve ben evde yatağımda yatıyor olacağım. Gözlerimi kapatıp yavaşça 10 kadar sesli bir şekilde saymaya başladım. Kendimi o kadar çok gergin hissediyorum ki ne yaptığımı ben de bilmiyordum. "1-2-3-4..." diye devam ederken kalçamın altında hissettiğim kollarla çığlık atıp beni omuzuna atan Kaan'ın sırtını yumruklamaya başladım. "Yaa bırak beni! Manyak mısın? Bırak beni!" diye çığlık atarak bağırmaya devam ederken, kalçama vurunca ayaklarımı sallaya bildiğim kadar sallamıştım. "Ne vuruyorsun yaa" diye cırlayarak bağırdım. Ama o umursamaz bir şekilde içeriye girip merdivenleri çıkmaya başladı. Daha çok bağırıp daha çok debelendim. "Seviyorum kızım seni! Ve şuan böyle yapmaya devam edersen bırakırım" deyince susarak gömleğini tutmuştum. Bu piskopattan her şey beklenirdi. Allah'ım resmen bir piskopat tarafından kaçırılmıştım!! *** Mafyanın sarışını kitabını merak ediyorsanız. Ailemiz size her zaman açıktır:)) Tüm hakları bana aittir.) (26.11.2020)
Sessiz yankı by aslitoktass95
aslitoktass95
  • WpView
    Reads 95
  • WpVote
    Votes 15
  • WpPart
    Parts 5
Mert, dedesi Celal Bey'in yanında büyümüş, dışarıdan bakıldığında hayatı düzgün, belki biraz mesafeli ama düzgün bir genç adamdır. Dedesi onun için her zaman "disiplinli ama sevgi dolu" bir figür olmuştur. Ancak bir gün, Celal Bey'in yıllardır yaşadığı malikanenin arka tarafındaki boş arazide bir kadın cesedi bulunur. Ceset çok eskiye ait gibi durmaktadır. Polis soruşturma başlatır ama Celal Bey konuyu örtbas etmeye çalışır. Mert ilk başta sadece şaşkın ve üzgündür ama dedesinin soğukkanlı tavırları onu şüphelendirmeye başlar. Kendi başına araştırma yapmaya karar verir. Ancak bu cesedin kim olduğu konusunda en ufak bir fikri yoktur - ta ki malikanedeki eski bir günlük, bir mektup ya da dedesinin geçmişinden kalma bir eşyayla kadının hayatına dair izler bulana kadar.