Asker
40 story
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK بقلم bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    مقروء 9,627,046
  • WpVote
    صوت 549,757
  • WpPart
    أجزاء 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
BARZA بقلم GeceAynur00
GeceAynur00
  • WpView
    مقروء 232,770
  • WpVote
    صوت 12,584
  • WpPart
    أجزاء 20
Havadan gelen nefes karaya vurmasaydı, Çiçek toprağa kavuşmazdı. Çiçek, oksijen bulması için toprağa karışması gerekirdi. Ve Hava Ve Kara Birleşirdi. Toprak ve Çiçek Buluşurdu. Bu ne demekti? Tam olarak şu demekti... Bir Makine, Bir İnsan. Tek Vücut Olduğunda Yeryüzü ve Gökyüzü Birleşir. Bir Savaşçı Doğar. •Bu hikayede geçen kurum ve kuruluş adları ile birlikte olmamakla tamamı ile hayal ürünüdür.
PİRUS GECESİ بقلم elfsspeare
elfsspeare
  • WpView
    مقروء 120,868
  • WpVote
    صوت 8,485
  • WpPart
    أجزاء 47
"Tarihin zaten iyiydi senin ama, anlatayım yine de..." Gözlerime baktı, karşımızda uçsuz bucaksız, can verdiğim ve can aldığım dağlar vardı ama o bana öyle bir bakıyordu ki yaşam da ölüm de onun gözlerindeydi. "Yani demem o ki; Pirus Zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer demek. Yani sen ne kadar bir zafer elde etsen de, öyle kayıplar vermişsindir ki o zafer bir hiçtir aslında. Tanıdık geldi mi?" Üsteğmen Burçin Elvi; gözü kara, hırslı ve en çok da başarılı bir subay olmasının yanında bir köy karakolundaki Lodos Timi'nin gözbebeği komutanıdır. Sıkışıp kaldıkları bir çatışmanın son demliklerinde, gecenin sabaha varan karanlığında karşısına çıkacak olan Üsteğmen Göktuğ Tunay onun "pirus zaferi" olur. Geçmişse onların peşinden koşmayı hiç bırakmaz.
+12 أكثر
DÜĞÜMLÜ بقلم orenda25
orenda25
  • WpView
    مقروء 1,559,203
  • WpVote
    صوت 126,249
  • WpPart
    أجزاء 55
KİTAP FİNAL OLDU!!! Bu bir Düğüm hikayesi... Güneşin, denizin, kuşların aşka düğümlenişinin hikayesi... Kaç gün, kaç ay, kaç yıl geçti. Beni bir çift yeşil göze tutsak edip, ruhunu kalbime düğümleyip gideli? Çocuk kalbimin vermiş olduğu hevesle bir şey yaptım. ASLA yapmam dediğim bir şey! Ona ulaşabileceğim en saçma yolu seçtim. Ya da seçtirildim! Aşk insana neler neler yaptırırmış? Aklını alır, sallar, çarpar, acıtır aynı zamanda kahkaha attırır, hüzne bulanmış sevinçler yaşatırmış... Bana ise yurt odamda, canım kadar sevdiğim iki yarenimle ilk mesajı atmayı uygun gördü. ✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨✨ "Yeter lan yeter! Buramıza kadar geldi ! Başlarım senin aşkının ızdırabına!" "Ama Meyra!" Poşetten çıkardığı telefona alık gözlerle baktık. Ama onun hinlik dolu gözleri kendinden çok emindi. Nazenin elimi tutunca korkusunu anladım. O da benim gibi yaklaşan fırtınanın farkındaydı. "O... O ne?" "Ben oturur bunun gelmişini geçmişini anlatırım da yeri değil. Babannemim üstüne hat aldım. Kaçakçılar çarşısından aldım lan ben bunu! Tipi kayık adamlardan mal isteyen müptezeller gibi kaçak telefon sordum! Kaç günlük yemek paramı Imeal atsınlar diye verdim! Ne diyorsam yapacaksın!!! Şimdi şu senin ünüformalı bıldırcını ava çıkıyoruz! Bağırtısı hiç kimsenin karşısında düşmeyen burnumu eğiyordu. Hızlı hızlı gezen parmaklarına dehşetle baktım. O ise keyifle bana telefonu uzattı. "İlk mesajı attık. Hayırlı olsun gaziler." O gülüş bizi bitirecekti... Ya da yep yeni bir kapıdan geçmem için güç verecekti. Uzattığı telefonu alıp ekrana baktığımda beynimden vurulmuşa döndüm. Canım dediğim kızın bana yaptığını düşman yapmazdı. "Beni bitirdin Meyra! Sen beni bitirdin..." Fısıltım Nazenin'in ürkek bakışlarıyla yanıma yaklaşmasına neden oldu. Ekrana bakan bakışları
İSYANDAN AKOR بقلم mavimsu_
mavimsu_
  • WpView
    مقروء 799,247
  • WpVote
    صوت 39,351
  • WpPart
    أجزاء 26
O kurtların göğsünde ateş vardır. Dağları aşıp ovaya iner, geceleri gündüze çevirirler. İşte böylece, yolunu o ateşten bulan bir ekip. Beyinleri vatanın toprağıyla yıkanmış, alaycı bir ekip... (İsyankarlar Komandosu) -Amacınız nedir, asker? -İsyan, komutanım. -Aferin, asker...
ZEMHERİ بقلم senayyls
senayyls
  • WpView
    مقروء 469,215
  • WpVote
    صوت 18,929
  • WpPart
    أجزاء 29
"Söylesene Güllü?" dedi tekrarlayarak. "Gönlünde büyük adam olabilmeyi başarabildim mi?" "Beni, senden gizleyen herkesi karşına aldığın günden beri..." Kurumuş dudaklarımı ıslatmama fırsat bile vermeden dudaklarıma kapanıp cayır cayır yanmama sebep oldu. ... Mirza Devran Polat ve Gülfem Asel Karaca çocukluk arkadaşı, aynı zamanda zamanda karşılıklı dairelerde oturan aile dostlarıdır. Günlerden bir gün Mirzalar, babasının polis oluşundan dolayı Ankara'ya taşınmak durumunda kalırlar. Bu taşınmanın üzerinden yıllar geçer ve artık Gülfem ile Mirza büyümüşlerdir. Mirza, babası gibi polis olurken Gülfem Ankara'da yani, çocukluk arkadaşı olan Mirza'nın yaşadığı şehirde Hukuk Fakültesi kazanmıştır. Gülfem okulu için Ankara'ya gittiğinde aile büyüklerinin ısrarları üzerine, Mirza ve ailesi ile birlikte aynı evde yaşamaya başlar. Yıllar önce ayrılmak zorunda kalan Gülfem ve Mirza, yıllar sonra yolları kesiştiğinde tekrar bir arada olabilmeyi başarabilecekler miydi? 170623 . . .
İKİ GÜN TEK GECE بقلم ashilsy
ashilsy
  • WpView
    مقروء 234,336
  • WpVote
    صوت 14,548
  • WpPart
    أجزاء 18
Sekiz yaşında, babasını kaybetse de, onu ayakta tutan, ruhunu besleyen bayrağı ve vatanıydı. Yıllar sonra babasının mesleğini göğsü gere gere, tırnaklarını kazıya kazıya alan, üsteğmenlik rütbesine kadar çıkan Elzem Karadoğan, kaos timinin komutanıydı. Ta ki, gittiği görevde, kimliğini gizlemiş bir yüzbaşı ile tanışana dek. Yüzbaşı Barut Kara Saruhan, ikisinin de kaderinin gökyüzünde çizilişinin adımını atmıştı. İki yıldız yan yana durduğunda, gün doğumunda kaybolacaklarından habersizlerdi. ** Tuttuğum silahım kabuslarımın başını çekse de vazgeçmeyen bir ben vardım. Yıkımlarım, parçalanmışlıklarım, yok sayılışlarım, ölümlere şahit gözlerim, yaşadığım darbelere karşı dik duran başım. Hepsi ama hepsi bendi. Ben kimdim? Buydum. Ölümdüm, yaşamdım, intikamdım, kaybedendim ya da kazanandım. Bir çocuk vardı geçmişte dur durak bilmez, delinin teki. Bilirdim hep, canı yanardı. Ne kadar gülse, ne kadar mutlu hissetse akşamında yalnız kalması yeterdi. Zaman, onun için milim milim işlerken, yalnız o küçük kız çocuğu büyüdü, kadın oldu. İlk vatan dedi sonra acım. Onu ve babasını yıkanları parçalamaya yemin etti. Yolunu çizdi, gücünü buldu, öfkesine sarıldı, kanayan yarasını umursamadı, kararan gözleri; ölümü fısıldıyordu. ** "Bir kaç dakika önce çok doğru söyledin. Tanışalım." Elini sıkmadım. "Batak." "Gerçek adın ne?" "Yok." dedim sertçe. "Batağım." "Bataksın," dedi boş elini kendine çekip, cebine sıkıştırırken. Anlamış gibi başını aşağı yukarı sallarken, gülümsedi. Az önceki sinirli halinden eser yoktu. Gözlerimin içine içine bakarken, "Yüzbaşı Barut Kara Saruhan." demesiyle başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Dudaklarım aralandığında, rütbe yukarımda olan komutanımı tehdit ettiğim gerçekliğiyle yüzleşiyordum. [30.06.23] | yetişkin içeriktir. |
DOKUZ OĞUZ بقلم mavizbek
mavizbek
  • WpView
    مقروء 174,411
  • WpVote
    صوت 6,124
  • WpPart
    أجزاء 9
Bir ölüm , kaç kişinin hayattına mal olur? Aynı evin içinde büyüyen üç çocuktan geriye iki kişi kalır. Biri ikizini kaybederek yarım kalır. Diğeri ise bu hayatta ilk güvendiği kişiyi kaybeder. Güven ve yarım kalma hissini ayakta tutan kişi abileriydi. Umut ölmüştü... Gidişiyle renkler kaybolmuştu. Sesler, şarkılar onun ölümüyle yok olmaya mahkum edildi. Kan kırmızısına boyanmış hayatlar... Geçmişin tozlu sayfalarına karışan bir çocukluk. Yıllar sonra abisinin yarım kalan hayalini gerçekleştirmek için kendi hayallerinden vazgeçerek savaş pilotu olan bir kadın.Hayat onu hiç beklemediği bir yere savurur. Abisinin katili olan kişilerin arasına... Çocukluğunu yaşamayan bütün çocuklara...
Polis Şakaya Gelmez بقلم mervegnr_
mervegnr_
  • WpView
    مقروء 11,277,747
  • WpVote
    صوت 484,933
  • WpPart
    أجزاء 38
Şakadan zerre anlamayan birine okkalı bir şaka yaparsanız elde edeceğiniz şey yüklü bir para ve birkaç bin fazla tıklanma olmaz. En azından benim öyle olmadı. Yayınlanma tarihi: 14.06.2019
+13 أكثر
GÜL REÇELİ بقلم Aysegulcee1
Aysegulcee1
  • WpView
    مقروء 347,668
  • WpVote
    صوت 20,781
  • WpPart
    أجزاء 42
Menekşe, bir askerin vicdanıyla sarıp sarmaladığı, şefkatiyle bağrına bastığı, getirildiği toprağı vatan bilmiş solmuşken yeşertilmiş o kız çocuğuydu. O gönlünü cevval bir yidiğe vermiş sevdasıyla büyümüş ve kışın ortasında açmış bir çiçekti... 🌺 Geçimlerini gül yetiştiriciliği ile sürdüren çocukları hiç olmamış Tozkoparan çifti ayrılığın hüznünü hissettmişti. Süheyla, Subay olan eşini kardeş vatanın dağlarına göreve gönderirken içinde büyük bir sıkıntı vardı. Genç subay, Karabağ dağlarında öldürdüğü teröristin yanında bir kız çocuğu olduğunu görünce, ona sırtını dönüp gidemedi. Kız çocuğu üşümüş ve günlerdir hiçbir şey yememişti. Eşinin çantasına koyduğu gül reçelinden bir kaşık uzattı. Bir bakışıyla yüreğine işlenen küçük kızın bakışlarını ardında bırakıp gidecekken duymayı planlamadığı o sözü işitti. "Baba!" Her şey bir gül reçeli ile başlamıştı. Başlama tarihi: 8 aralık 2023 Telif hakkı saklıdır...