En sevdiğim kitaplar
76 stories
ECSAD by lefazen
lefazen
  • WpView
    Reads 2,486,892
  • WpVote
    Votes 83,665
  • WpPart
    Parts 25
|Bu kitap yetişkin okurlara yönelik +18 sahneler içermektedir.| Keyifle "Nihayet tanışabildik..." dedi. Eğer beni tutmuyor olsaydı titreyen dizlerim yüzünden yere düşebilirdim. Kahretsin, Ecsad maskesi takıyordu! Kim olduğuna dair bariz düşüncemin yanlış olması için her şeyimi verirdim. Ama onun kim olduğunu biliyordum. Hissettiğim korku ruhumun üçüncü bir kişi olarak olayı izler pozisyon alacağı kadar ağır gelmişti. Kendimin farkında değildim, boşlukta yüzüyordum. Yutkunarak boğazımdaki düğümü itmeyi denedim fakat manasızdı. "Kimsin sen? Benden ne istiyorsun?" Kaygı içinde kısılan sesim yüzünden beni duyamaması mümkündü. Ama duydu. "İsmim Xhadriel. Beni tanıyor musun?" Ecsad'ın kurucusu, gelmiş geçmiş en tehlikeli hacker topluluğunun lideri Xhadriel... Hiç tanımamış olmayı dilerdim. Halbuki benimle birlikte bütün ülke onu tanıyordu. Bense onun hakkında bütün ülkenin bilmediği bir gerçeği biliyordum; benim peşimde olduğunu. Onu tanıdığımın, hatta peşimde olduğunu bildiğimin farkındaydı. Kendi ağzımla onaylamamı istiyordu. 'Beni bekliyordun, bende geldim' der gibiydi.
KARANLIĞIN ŞEHRİ by sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    Reads 25,859,697
  • WpVote
    Votes 1,504,091
  • WpPart
    Parts 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
MAHUR-EHVENİŞER by derinmevzular77
derinmevzular77
  • WpView
    Reads 3,084,482
  • WpVote
    Votes 186,382
  • WpPart
    Parts 81
"Bir kalbe iki aşk da sığıyormuş sevgilim; bir vatan bir sen..." Küçüklüğümden beri bir kalbe iki sevginin sığacağına hiç inanmazdım. Bir sevgi varsa bununla yetinmeliydik. Biri varsa diğeri eksik olmalıydı. Annem varsa babam,babam varsa annem olmayacaktı. Böyle de oldu. Hayatımın hiç küçümsenemeyecek kadar büyük bir bölümünü buna inanarak geçirdim. İki sevgiyi asla aynı anda hissetmedim. Bir kalbe iki sevgi sığmıyordu buna emin olmuştum. Sonra gerçek ailem geldi. Bana bir kalbe iki sevginin sığacağına inandıran annem ve babam vardı. Abilerim,hatta kardeşim bile vardı. Çok sevdiler, çok istediler. Anne,baba ve çocuktan oluşan o ailenin içine düşmek beni hiç olmadığı kadar afallattı. Ne yapacağımı asla bilemedim. Ailem vardı bu çok güzel bir şeydi. Abilerim benden nefret ediyordu bu çok kötü bir şeydi. İçine düştüğüm bu ehvenişer yani kötünün iyisi hâli kendi içimde çok uzun sürdü. Ne onlara kendimi açabildim ne de aramızdaki duvarları indirebildim. Beceriksizce kendi çapımda sevdim onları yalnızca. İçimde kimseye hissettirmediğimi sandığım savaşım hiç bitmedi ama ben hepsini çok sevdim. Zaman gerçekten her şeyin ilacıydı. Birdenbire kaldıramadığım o duvarlar kendiliğinden yıkılmaya başlayınca daha iyi anladım bunu. Bir şey istediğimiz anda olmuyorsa zorlamamak gerekiyordu. Daha güzel daha doğru bir anda bizi öyle veya böyle buluyordu. Ve bunlar olurken tüm savaşlarımın, gözyaşlarımın ve acılarımın şahidi ve mükâfatı olan adamlar benimleydi. Şahit abim, mükâfat sevgilim. Abimle kurduğumuz küçük dünyamıza inat,bizden bağımsız kurulan büyük dünyayı ben çok sevdim. 21/09/2021 💫 Kapak: @okyanus_grisi Bu bir KURGU'dur. Gerçek meslek, kişi ve kuruluşlarla alakası yoktur. Aile+aşk kurgusudur💙
DOKUZ OĞUZ by mavizbek
mavizbek
  • WpView
    Reads 200,331
  • WpVote
    Votes 7,046
  • WpPart
    Parts 9
Bir ölüm, sadece bir can almaz. O canın dokunduğu her hayatta, o kişinin yerini tutan ne varsa hepsini beraberinde götürür. Umut gittiğinde, geride kalan iki çocuk sadece bir ağabeyi değil; renkleri, şarkıları ve en önemlisi yarın'a duydukları o sarsılmaz inancı kaybetti. ​O gün o evde sadece Umut gömülmemişti; üç çocuktan geriye kalan o kopmaz bağın neşesi de toprağın altına bırakılmıştı. Şimdi iki kişiydiler, ama her biri bir buçuk kişi eksik... Kan kırmızısına boyanmış hayatlar... Geçmişin tozlu sayfalarına karışan bir çocukluk. Yıllar sonra abisinin yarım kalan hayalini gerçekleştirmek için kendi hayallerinden vazgeçerek savaş pilotu olan bir kadın. Hayat onu hiç beklemediği bir yere savurur. Abisinin katili olan kişilerin arasına... Çocukluğunu yaşamayan bütün çocuklara... Aramıza yeni gelen herkese sımsıkı sarılıyorum. :)
SÖNEN KİBRİTİN KÜLLERİ by zeynepsnmzsyy
zeynepsnmzsyy
  • WpView
    Reads 28,107
  • WpVote
    Votes 2,544
  • WpPart
    Parts 15
Albay Özçelik'in ortanca çocuğu olan Devrim Özçelik, Millî İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) en parlak ajanlarından biriydi. Çocukluğundan bu yana bir ülkeyi benimsemişti: önce vatanını, sonra bayrağını ve sevdiklerini korumak için yaşıyordu. Onun için her şey bu temel üzerine inşa edilmişti. Hayatı boyunca bildiği şeyler sınırlıydı, ama netti: Koruma içgüdüsü. Sevdiğin insanları korursun, güvenmediklerinden korunursun ve sevdiğin insanlar tarafından korunmayı hak edersin. Ona göre hayat, matematik kadar basitti: İki artı iki dört ederdi. Ta ki... Hayatı, yeni kurulan teşkilat ekibiyle kesişen kadar. Bu ekibin bir parçası olmak, onun için sadece bir görev değil, bir dönüm noktasıydı. Bazılarını tanısa da yenileri ile tanışmak, bugüne kadar üzerine inşa ettiği doğrularını sorgulamasına neden oldu. Ve bu sorgulamalar, onu hiç beklemediği bir gerçekle yüzleştirdi: Sevmenin, korumaktan çok daha fazlasını olduğu. Bu gerçeği ona öğreten, derin yaralarını saklamaya çalışan bir kadındı. Kadının bakışları, içindeki fırtınaları ve geçmişin izlerini yansıtıyordu. Hayat, onları birbirine kırmızı bir kader ipi ile bağladı. Onlar bu ipi çözmeye, özgürleşmeye çalıştıkça, ip daha da kördüğüm oldu. Kördüğümü çözmek için çabalamak yerine artık yapılacak tek bir şey kalmıştı: İpe sıkı sıkıya tutunmak. Çünkü bu bağ, sadece geçmişin yaralarını değil, geleceğin umutlarını da taşıyordu. Devrim Özçelik artık sadece korumak için yaşamıyordu. Şimdi, sevmek ve sevilmek için de mücadele edecekti.. .................. ~Zs~ .................. # Wattpad de SÖNEN KİBRİTİN KÜLLERİ adında bulunan ilk v
ARDIÇ                                                                            by UMAY_6
UMAY_6
  • WpView
    Reads 2,447,192
  • WpVote
    Votes 106,319
  • WpPart
    Parts 52
Kana bulanmış hatıralar, kanadı kırık kuşlar, üzeri yalanlarla süslenmiş sırlar, kalbi hasta kadınlar ve kırık pusulalar. "Sen benim pusulamsın İzgi. Ben seni kaybedersem yolumu kaybederim." ... Heyecanla gülümsediğinde sandalyeden atladı ve bana doğru koştu. "Teyze!" Dedi neşeyle bacaklarıma yapışırken kafasını kaldırıp bana baktı. "Bitti mi oyun?" Diye sordu merakla. Keskinin yere çömelen heybetli bedeni ayaklandığında ağır hareketlerle bana doğru döndü ve ona doğrulttuğum silahımın namlusuyla karşı karşıya geldiğinde hareketleri durdu. Kalbimi saran pamuk ipliği çözüldü. Ruhuma karışan karanlığının emaresi kalmadı içimde. Kara gözlerinde bir yıkım meydana geldi. "Bitti." Dedim titremememesi için üstün bir çaba sarf ettiğim buz gibi sesimle. Kara gözlerindeki ifade hayattayken cehennemi yaşamama sebep oldu. 26/01/2024 02/03/23 KİTAPTA +18 SAHNELER MEVCUT OLACAKTIR! BİLGİNİZE!
ZEVAHİR  by melekaydinn_56
melekaydinn_56
  • WpView
    Reads 489,884
  • WpVote
    Votes 28,320
  • WpPart
    Parts 26
Sen yaz saati uygulaması, Ben kış saati. Ortak bir takvimimiz bile olmadı. Seni bir saat ileri almışlar, Beni bir saat geri. Bu zamanlar yoksa bize düşman mı?
VEBA (+18) by mrsviia
mrsviia
  • WpView
    Reads 194,011
  • WpVote
    Votes 8,911
  • WpPart
    Parts 24
"Sen bana veda ettin." "Hayır. Kendimi sana feda ettim... İkimize de geçmeyecek bir veba bulaştırarak." -🖇️ "Canavarı uyandırdıysan eğer uysallaştırmayı da öğreteceksin. İnine girdin bir kere, yanmayı da yakmayı da göze almak zorundasın, Vera." "Benden ne istiyorsun?" Gözleri kanayan alt dudağımda gezinirken başparmağını dudaklarımın üzerinde gezdirdi ve akan kanı gri gözleriyle gözlerimin içine baka baka dudaklarına götürerek zevkle yaladı. "Ne istediğimi hala daha anlayamadın mı?" Çarpık bir gülümsemeyle bana bakarken, "Bunu kaç kere söyledim, bir asır geçsin yine söylerim." Dedi ve büyük elleri ince belimi kavradığı gibi beni kendisine yaslarken sertliğini net bir şekilde hissetmemi sağlayarak yüzünü yüzüme doğru eğip burun buruna gelmemizi sağladı. "Benim olmanı istiyorum, külkedisi." Şehvet dolu sesi yüzümü okşarken belimdeki elleri usulca okşuyor ve tüylerimin diken diken olmasını sağlıyordu. "Seni ilk gördüğüm andan beri, tek istediğim sensin. Sen benim olmalısın." O bana ağır derecede saplantılıydı, bu bir aşk hikayesi değildi. Beni taparcasına seviyordu, bu bambaşka bir seviyeydi. "Ya olmazsam?" Gri gözleri karardı. "Ya senin olmazsam Kutay, o zaman ne olur?" Dudakları kan akan dudaklarımı öpmeden hemen önce tüylerimi ürpertecek bir ses tonuyla fısıldadı. "Ya benim olursun ya da benim olursun, Doktor. Sana seçim yapma hakkı sunmadım."
İKİ GÜN TEK GECE by ashilsy
ashilsy
  • WpView
    Reads 242,652
  • WpVote
    Votes 14,855
  • WpPart
    Parts 18
Sekiz yaşında, babasını kaybetse de, onu ayakta tutan, ruhunu besleyen bayrağı ve vatanıydı. Yıllar sonra babasının mesleğini göğsü gere gere, tırnaklarını kazıya kazıya alan, üsteğmenlik rütbesine kadar çıkan Elzem Karadoğan, kaos timinin komutanıydı. Ta ki, gittiği görevde, kimliğini gizlemiş bir yüzbaşı ile tanışana dek. Yüzbaşı Barut Kara Saruhan, ikisinin de kaderinin gökyüzünde çizilişinin adımını atmıştı. İki yıldız yan yana durduğunda, gün doğumunda kaybolacaklarından habersizlerdi. ** Tuttuğum silahım kabuslarımın başını çekse de vazgeçmeyen bir ben vardım. Yıkımlarım, parçalanmışlıklarım, yok sayılışlarım, ölümlere şahit gözlerim, yaşadığım darbelere karşı dik duran başım. Hepsi ama hepsi bendi. Ben kimdim? Buydum. Ölümdüm, yaşamdım, intikamdım, kaybedendim ya da kazanandım. Bir çocuk vardı geçmişte dur durak bilmez, delinin teki. Bilirdim hep, canı yanardı. Ne kadar gülse, ne kadar mutlu hissetse akşamında yalnız kalması yeterdi. Zaman, onun için milim milim işlerken, yalnız o küçük kız çocuğu büyüdü, kadın oldu. İlk vatan dedi sonra acım. Onu ve babasını yıkanları parçalamaya yemin etti. Yolunu çizdi, gücünü buldu, öfkesine sarıldı, kanayan yarasını umursamadı, kararan gözleri; ölümü fısıldıyordu. ** "Bir kaç dakika önce çok doğru söyledin. Tanışalım." Elini sıkmadım. "Batak." "Gerçek adın ne?" "Yok." dedim sertçe. "Batağım." "Bataksın," dedi boş elini kendine çekip, cebine sıkıştırırken. Anlamış gibi başını aşağı yukarı sallarken, gülümsedi. Az önceki sinirli halinden eser yoktu. Gözlerimin içine içine bakarken, "Yüzbaşı Barut Kara Saruhan." demesiyle başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Dudaklarım aralandığında, rütbe yukarımda olan komutanımı tehdit ettiğim gerçekliğiyle yüzleşiyordum. [30.06.23] | yetişkin içeriktir. |
VEYL | KİTAP OLDU by fatmasamataa
fatmasamataa
  • WpView
    Reads 858,290
  • WpVote
    Votes 25,386
  • WpPart
    Parts 14
Veyl, üç kitaptan oluşan bir seridir ve ilk kitabı basılmıştır. İkinci ve üçüncü kitabı 2025-2026 yılları içerisinde basılacak ve seri tamamlanacaktır. Burada yalnızca tanıtım amaçlı bölümler bulunmaktadır. Cehennemin kapısı açıldı: Kötülerin Şehri'ne. Yekta Akay, suçluların gönderildiği Kötülerin Şehri isimli adaya düştüğünde suçlu olup olmadığını bilmiyordur. Tek bildiği, suçlu olamayacak kadar iyi bir kalbinin olduğudur. Kötülerin Şehri'nden çıkmanın iki yolu vardır: Ya adaletin biçtiği cezayı çekmek ya da ölmektir. Adadaki herkes kendi gibi kötülerle cezalandırılıyordur ve bu cezaların bir sınırı yoktur. Kötülüğün bir sınırının olmadığı bu şehirde Yekta'nın sekiz yıl, altı ay, on bir günü vardır. Kötülerin Şehri, öncüler ve yancılar tarafından yönetilir. Siyah Bölge Öncüsü Kunter, Yekta'yı yancısı yapmayı kafaya koymuştur çünkü Yekta, bir Gri'dir. Grilerin ne bir bölgesi ne bir öncüsü ne de yancısı vardır. Onlar hem her bölgeye ait hem de hiçbir yere ait değildirler ve Kötülerin Şehri halkının oyuncağı olmak için şehre düşerler. Bir Gri olarak Yekta Akay, Kötülerin Şehri'nde hayatta kalabilecek midir?