aetinnadidecicegi adlı kullanıcının Okuma Listesi
12 historias
BÜLBÜL KAPANI por Loresimaa__
Loresimaa__
  • WpView
    Lecturas 23,206,519
  • WpVote
    Votos 1,378,811
  • WpPart
    Partes 46
"Bela yağmur gibi gökten yağarsa Başını ona tutmaktır, adı aşk..." . . . 🪶❤️‍🔥 Kapak tasarım; @Publiisherr
BRONZ SERİSİ por zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Lecturas 16,133,081
  • WpVote
    Votos 1,017,422
  • WpPart
    Partes 138
Final oldu, tamamlandı. Seri altı kitapla raflarda yerini almıştır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
SOKAK NÖBETÇİLERİ por asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    Lecturas 59,363,882
  • WpVote
    Votos 2,274,787
  • WpPart
    Partes 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
GECENİN HİKAYESİ por thekabal
thekabal
  • WpView
    Lecturas 2,160,690
  • WpVote
    Votos 75,236
  • WpPart
    Partes 56
Sıradan bir günün akşamında, geçmeye çalıştığı köprüden nehre düşmek üzereyken ölüm tarafından kulağına fısıldandı. "Uzatılan buz gibi soğuk bir el bütün hayatına dokunacak." Bağımlılar ve Avcılar bu kez sıradan bir hayatın hayalini kuran, geceye doğmuş bir kız için karşı karşıya gelecek. Siyahla beyazın, geceyle gündüzün, iyiyle kötünün anlamını yitirdiği bir iç savaş. Zihin çıkmazı. Yaşam mücadelesi. Sarsıcı bir kısır döngü. Issız bir kasaba. Kusurlu bir kalp. Uçurumun diğer tarafına, gölgelerin arasına hapsedilmiş kayıp bir ruh. Önce sahip olduğu her şeyi elinden alacaklar ve siz bunu her bir satır arasında hissedeceksiniz. Hayata tutunacak bir neden verecekler, "Yapma!" diye haykırmak isteyeceksiniz. Bu hikâyenin masumu yok. Bu bir aşk hikâyesi değil, nefret hikâyesi. Gecenin soluğunu ensenizde hissedeceğiniz, okurken sıcak bir kahveye muhtaç olacağınız kadar soğuk bir hikâye. #Aylema #Aşeka #Dora #Amely
ÜZÜM BUĞUSU por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Lecturas 5,781,203
  • WpVote
    Votos 304,543
  • WpPart
    Partes 49
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
DengeSizler  por RamazanDemir
RamazanDemir
  • WpView
    Lecturas 483
  • WpVote
    Votos 305
  • WpPart
    Partes 15
ÖNSÖZ Her hikâye bir başlangıçla açılır ama bazı hikâyeler, sonlardan doğar. Bu kitap; sadece Muzaffer'in değil, hiçbir zaman tam olarak ait olamayan, sustukça içinde büyüyen çığlıkları bastırmaya çalışan herkesin hikâyesidir. Bu, kaderi zincirlenmiş ruhların manifestosudur. Suçla tanışmak zorunda kalan çocukların, adaleti ararken vicdanını kaybedenlerin, sevdiklerini toprağa verip nefes almaya devam etmek zorunda bırakılanların, yani "dengesini yitirmiş" ama hâlâ yürümeye çalışanların romanıdır bu. Dengesizler, bir sokak hikâyesi gibi görünse de altında çok daha derin bir çatışma yatar. Bu, iç dünyasında yerle bir olmuş bir adamın, dışarıdaki dünyanın enkazında hâlâ bir yol aramasıdır. Baş karakterimiz Muzaffer, ya da sokakların ona verdiği isimle Muzo, doğuştan suçlu değildir. Onu şekillendiren, bastığı toprağın sertliğidir ama kader, doğduğu coğrafyanın suskun dağlarında başlamış, şehirlerin kalabalığında yalnız kalmış, cezaevinde olgunlaşmış ve kaybettikleriyle bir cellada dönüşmüştür. Onun elleriyle tuttuğu silahlar değil; taşıdığı anılar, bastığı her kaldırım taşında yankılanan geçmişidir. Bu roman, bir vicdan muhasebesidir aslında. Hesabı ödenmemiş ruhların çığlığıdır. Kanla değil, kararla yazılmış. Her satırı, geçmişin bir iziyle işaretlenmiş. İçinde sadece aksiyon değil; annesinin mezarında sustuğu, çocukluk arkadaşına sırt döndüğü, bir bakışta yılları hatırladığı anlar da var. Sevgiyi bilmeden büyüyen bir adamın, sadakati namus bellemesi var. Aşka temas etmeden önce parmaklarında barut izleri olan birinin, bir kadına yalnızca gözleriyle dokunması var. Dengesizler, bir mafya romanı gibi okunabilir; çünkü arka planda baronlar, infazlar, ihanetler ve ölüm kol gezer. Gökyüzü kurşuni, sokaklar ise kanla çizilmiştir ama esasen bu kitap, herkesin kendi içindeki karanl
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Lecturas 11,122,249
  • WpVote
    Votos 595,168
  • WpPart
    Partes 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
KAZAZEDE por authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Lecturas 12,235,429
  • WpVote
    Votos 542,048
  • WpPart
    Partes 52
❝Bende iki sevdanın ucu, bucağı yok, Kaza. Gönlümü almışım elime, ikiye bölmüşüm; sonu, sınırı olmayan iki sevgi sığdırmışım o iki parçaya.❞ ❝Neymiş onlar?❞ ❝Biri vatan, diğeri sen.❞ ★ KURGU, VATAN İÇİN CAN VEREN, MİLLETİNİ KORUYAN ASKERLERİN HATIRASINA YAZILMIŞTIR. GERÇEK ASKERİ OLAYLARDAN VE BİLGİLERDEN BAĞIMSIZDIR. DURUMLAR, OLAYLAR VE YERLER DEĞİŞTİRİLEREK YAZILMIŞTIR. KURGU GERÇEKLİĞİ TAMAMİYLE YANSITMAZ.
KONUK SEVMEZ DENİZ por zanegzo
zanegzo
  • WpView
    Lecturas 6,333,662
  • WpVote
    Votos 394,715
  • WpPart
    Partes 39
Bölümler yazdıkça gelmektedir. ❝Burası Karadeniz, burada hiçbir aşk mücadelesiz olmaz.❞ "Karadeniz'e eskiden Konuk Sevmez Deniz derlermiş," dedi. Sesindeki buz dağı yüreğimi titretti. Bunu daha önce hiç duymamıştım. Demek hırçın dalgaların sahibi olan Karadeniz'e Konuk Sevmez Deniz diyorlardı. İlk kez duyduğum için olsa gerek garibime gitmişti. Ben de buraya gelen bir konuktum. "Peki ya, öyle mi?" diye sorduğumda bakışlarımı usulca ona kaldırdım. "Burası gerçekten konuk sevmez mi?" "Sevmez," dedi Kuzey net bir dille. "Alır, götürür, öldürür seni. Sen de elbet gideceksin buralardan, ait olduğun yere döneceksin. Buralar hiç konuk sevmez." Bir düşman kapıyı çalar. Elinde ölümle bekler. İmkânsız bir aşk başlar.
SARKAÇ(Kitap Oldu) por Maral_Atmc6
Maral_Atmc6
  • WpView
    Lecturas 21,877,268
  • WpVote
    Votos 820,802
  • WpPart
    Partes 46
"Delilerin sevdası hoyrat bir fırtına gibidir. Günün başında seni sarsan fırtına, gecenin şafağında ılık bir esintiye dönüşüp kaburgalarının arasına sokulur." Saka ve Sanrı'da tanıdığımız Gurur ve Farah'ın hikayesi. SVS'den bağımsız bir kurgu olduğu için Sarkaç'a başlamak için önce Saka ve Sanrı'yı okumanıza gerek yoktur.