Yarim bıraktiklarim
27 قصة
Avery: Koruyucu  بقلم Elentdri
Elentdri
  • WpView
    مقروء 605,829
  • WpVote
    صوت 51,095
  • WpPart
    فصول 69
• Seri final olduktan sonra kitap düzenlenecektir. • Avery serisinin birinci kitabıdır. .•° Ölüm ve yaşam, dünya üzerindeki ateş ve su gibidir. Su, ateşi söndürür; ölüm ise yaşamı. Hayat döngülerden ibarettir. Zıtlıklardan, yaşanmışlıklardan ve asla yaşanmayacaklardan. Barışlardan ve en çok da savaşlardan. Tüm bu döngülerin arasında yalnızca bir gerçek aynı kalır, ne dün ne de yarın görevleri değişmeyecek olan Koruyucular. Özellikle de biri, yalnızca türleri ve insanları değil Koruyucuları da güvenlik çemberinin içinde tutmaya çalışır. Midrestha evreninde yerle göğün yer değiştirmesine neden olabilecek güçte, ruhunun derinlerinde ölüm ve yaşamı dengede tutmaya çalışan biri. Aria Torres.
SON MANOLYA KOKUSU بقلم dilektopc
dilektopc
  • WpView
    مقروء 260,687
  • WpVote
    صوت 14,413
  • WpPart
    فصول 49
"Ben Manolya'yım. Bende her çiçek gibi solacak mıyım?" "Her çiçek bir gün solar, ben senin için ölümsüzlüğü bulacağım." * Hasta bir kadın ve onun her zaman yanında olan doktorunun hikayesi. Başlangıç: 1 Ekim 2022 Bitiş: 1 Ekim 2023
KÖYGÖÇÜREN بقلم servestizm
servestizm
  • WpView
    مقروء 5,606,605
  • WpVote
    صوت 448,679
  • WpPart
    فصول 86
Hasret köyden uzakta bir dere kenarındaki küçücük evinde hem hayatla hem de annesiyle mücadele eden başı dik, dili sivri bir kızdır. Yaşadığı yerin yazı kurak, kışı çorak, baharı biraz rahattır. Ama babası olmadığından evin direği sürekli gıcırdar. Annesinin zoruyla gittiği bir düğünde gözü bir Külhanbeyine çarpar, ama başı diktir, pek yüz vermek istemez. Düğün boyu bakışırlar, tek kelime etmezler. Adam da pek bir hoşuna gitse de Hasret bunca bakışı hayra yormaz, yine de içi kıpraşır. Beyaz gömleğine, yanık tenine, kara kaşına, üstünden ayrılmayan kara gözüne... Sonra nasıl olduysa düğünün gecesinde evine gitmiş, saçılmış dökünmüşken penceresinden bir ses işitir, akşamki adamı daha görmeden tanır. Penceresinin köşesine siner, perdesinin arkasına saklanır. Sesini duyar adamın, sonra sesini duyurur. Onca yıllık Hasret bir toz olur bir duman. Sonrası dere kenarı, dut ağaçları, üzüm bağları.. Geçmişten gelen bir Köygöçüren lafı, Hamza'nın Görgülü belası... ..... Tarihi bir hikayedir.
+15 أكثر
DÜŞLER AĞIDI بقلم zanegzo
zanegzo
  • WpView
    مقروء 27,730,623
  • WpVote
    صوت 1,580,232
  • WpPart
    فصول 99
••Final oldu, tamamlandı. Seri, üç ana kitaptan oluşuyor ve 2026 yılında düzenlenmiş versiyonuyla raflarda olması planlanıyor. Wattpad'de bulunan bölümler düzenlenmemiş haline aittir. ❝Bir düş, bin ağıt.❞ Marin Alakan çok küçük yaşlardayken doğduğu topraklardan ayrılmak zorunda kalmıştır. Babası, kaderin sancılı ağlarının önüne geçmek için yıllarca kızının doğup büyüdüğü Mardin'e gelmesini yasaklar ve İstanbul'da herkesten gizli bir hayat sürmesini sağlar. Marin, abisinin yaptığı bir hata yüzünden kendini tekrardan doğduğu topraklarda bulduğunda ise artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Eski adıyla Karan Ağa olan kitaptır.
ANWA بقلم Leeseaa
Leeseaa
  • WpView
    مقروء 2,906,016
  • WpVote
    صوت 179,920
  • WpPart
    فصول 51
Karanlık Orman, asırlar boyunca gizliliğini korumuş olan bir sırdı. Hiçbir insan ormanın içine girememişti, içindeki güçlerden haberdar değildi. Valerie Raven, karanlık dumanların ardına gizlenmiş olan ormana üç yaşındayken bırakılmış ve on üç yıl boyunca tek başına orada yaşamıştı. Ormandaki canlılar ona yol göstermiş ve yetiştirmişti. Valerie, Karanlık Orman'ın kızı olmuştu. Fakat artık evi bildiği karanlığın içinden çıkması gerekiyordu. Aşkı tadacak, ayrılığın acısıyla boğuşacak, yol gösterecekti. Kapak Tasarımı: DiesLux 'a ayrıca teşekkür ederim.
VURGUN بقلم burcinsaridogan
burcinsaridogan
  • WpView
    مقروء 1,979,885
  • WpVote
    صوت 118,879
  • WpPart
    فصول 43
VURGUN I, Kelebek Çiçekler çok yakında Lapis Yayınları ile raflarda!.. Geçmiş; yazılmayı bekleyen bir romanın ilk cümlelerini kulağıma fısıldadığında kurtarıcım olan adamın rahesinde ağzımdan akan kan vardı. ''Seni bulduğum gün kollarıma almasaydım, bunca kan durmazdı,'' dedi, sesi çığ düşüren dağların aşınmaz karlarını taşıyordu. Dağlar onun yuvasıydı, sinesine sakladığı yalnızlık ise bendim. Ondan ağabeyini alan acımasızlar benden de zihnimde taşıdığım hatıraları almıştı. ''Seni bulduğum günden sağ kurtulurdum ama affet, Leylifer. Sadece enkaz altında kalırım sanırken, sana bakarken titreyen sol yanımdan vuruldum.'' Bir eşikten öbürüne atlarken anladım; kanatları siyah benekli, kırmızı zehirli kelebek, ben senin dağlanan yarana vurgundum. Eğer bir gün ümit etmekten vazgeçecek olursan hatırla; göğsünün içindeki ağrılar seni bulduğum uçurumun kalbinde sızlamaya başlar. 🌨
KARANLIĞIN ŞEHRİ بقلم sulisindunyasi
sulisindunyasi
  • WpView
    مقروء 25,581,337
  • WpVote
    صوت 1,495,750
  • WpPart
    فصول 80
Doğum gününden sonra, kardeşiyle eğlenmek için konsere giden bir genç kız... Fırtına yüzünden iptal olan konserden eve dönmeye çalışırken, kendini bir anda hiç bilmediği bir yerde bulursa... Ve bu bilmediği yerden, evine dönecek hiçbir yolu olmasa... Kendisini yabancı hissettiği bu şehirde, tüm bunlar yetmezmiş gibi, aklını karıştıran ve tüm yolları kendisine çıkaran gizemli bir genç adamla karşılaşırsa... Neler olur?
TILSIM VE SİS بقلم umutlena
umutlena
  • WpView
    مقروء 783,783
  • WpVote
    صوت 69,647
  • WpPart
    فصول 42
"Kime, nasıl bir kötülük yaptın da kollarıma düştün?" Büyük Cadı Avı'nda yakalanan Larina; ailesiyle birlikte yanmak üzereyken kendini yabancı bir evrende, bir yabancının kollarında bulur. Kollarına düştüğü yabancı; yıkılmış Artevi Krallığının saklı, karanlık prensi As Valor Jarlan'dan başkası değildir. Tür: Fantastik Romantik
Artık Büyüdüm! (Tamamlandı) بقلم nynawea
nynawea
  • WpView
    مقروء 4,094,468
  • WpVote
    صوت 183,364
  • WpPart
    فصول 49
"Benim şu hayatta en çok korktuğum kişi karım." Hayranlıkla ekledi "Çok güçlü bir kadındır." "Ha böyle deyince ikide bir kavga eden, ters huylu, asabi, saldırgan, şirret bir şey aklına gelmesin." " Onun gücü karar verme yeteneğine sahip olmasıdır." "Bir çok insan kararsızlıkla ya da yanlış kararlarla harcar hayatını" "Ya da doğru karar verse bile onu planlayıp hayata geçirme cesaretinden ve potansiyelinden yoksundur." "O düşünür, aklına yatar da karar verirse... yapar." "Gökyüzünden güneşi, ayı bile alır gibi mucizevi demek istemiyorum." Dalga geçer gibi kafasını hafifçe yana eğdi adam "Allahtan ona karar vermedi" diye kıkırdadı. "Neyse ben kalkayım da eve gideyim, malum beni bekler. Kızmasın. Kal sağlıcakla" Ancak bunu söylerken korkar gibi değil koşar gibiydi ne hikmetse. *** +18 Hikayedir ***
+11 أكثر
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK بقلم bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    مقروء 10,103,092
  • WpVote
    صوت 565,474
  • WpPart
    فصول 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.