Okunacaklar 2
133 histoires
ZEVAHİR  par melekaydinn_56
melekaydinn_56
  • WpView
    LECTURES 451,597
  • WpVote
    Votes 26,457
  • WpPart
    Chapitres 23
Sen yaz saati uygulaması, Ben kış saati. Ortak bir takvimimiz bile olmadı. Seni bir saat ileri almışlar, Beni bir saat geri. Bu zamanlar yoksa bize düşman mı?
SEVDAYA YENİK BİÇARE par cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    LECTURES 169,811
  • WpVote
    Votes 10,548
  • WpPart
    Chapitres 19
Derler ki diyarın birinde bir sevda yatarmış gizlice. Bir kelebeğin kanadında gecenin ayazında. Usul usul yayılırmış sokaklara, kervan geçmez yollara. Destan olurmuş dillere, küçük çocuklara masal olurmuş. Olurmuş da yüreğin birine konamazmış. İçeri girmek için çırpınır can çekişirmiş, çünkü biliyormuş. O yüreğe giremezse yok olur gidermiş. "Tamam, diyelim ki dediğini yaptım. Gelip seni istedim, evlendik... Sonuçta evlenme hayalleri kurduğun adam ben değilim, yine de mutlu olabilecek misin?" "Sen mutlu olursan ben de olurum." "Peki..." dedi Doğan. Bakışlarını başka bir yere çevirdi. Ardından sormaya korktuğu o soruyu sordu. "Bir gün beni de sevebilir misin?" 17.05.2025
FARKLI ZAMANLARA AİDİZ par cinemaceviri
cinemaceviri
  • WpView
    LECTURES 499,399
  • WpVote
    Votes 29,763
  • WpPart
    Chapitres 41
Bedenim tir tir titremeye başlamıştı. Gözlerim dolmuş neredeyse ağlayacaktım. Etrafta yeni yeni fark ettiğim geçmişe ait şeyler vardı. Tabelalar, arabalar, insanların üzerindeki kıyafetler bile... Kaza yaparken duyduğum gibi bir korna sesi duydum, acı bir fren sesi. Bu sefer gerçekten öleceğimi düşündüm. Ta ki belimden tutulup çekilene kadar. Kalbim daha önce hiç deneyimlemediğim kadar hızla atıyordu. O kadar hızlıydı ki göğüs kafesimde bir delik açacağını düşündüm. Avuç içlerimin arasında az önce beni ölmekten kurtaran adamın gömleği vardı. Gözlerim kapalı, başım ise göğsüne yaslıydı. Burnuma dolan sigaraya karışmış çam kokusu beni sakinleştirirken adrenalinin etkilerinin yavaş yavaş bedenimi terk ettiğini fark ettim. İnsanların bağırtılarını duydum. Sanırım az önce beni neredeyse ezmekte olan adama bağırıyorlardı. Göğsüne yaslandığım adamın sesi de onlara karıştı. Başımı kaldırarak ona baktım. Göz göze geldiğimizde zamanın durduğunu hissettim. Hayatını ve gerçeklerini araştırmak için aylarımı harcadığım adamın kollarındaydım. Kenan Mollaoğlu'nun kollarındaydım! * Araştırmacı gazeteci olan Liya Meryem Başer, üzerinde çalıştığı makalesini teslim etmesi için yirmi dört saatten az bir süresi vardı. Ancak aklına oturmayan ufak bir nokta, onu o makaleyi yayınlamaktan alıkoydu. Ofisinden ayrıldığı o fırtınalı gecede bir kaza yaparak geçmişe gittiğinde ise onu bekleyen kaderinden tamamen habersizdi. +18 içerik mevcut
Damla Düşen Yer par lazurithx
lazurithx
  • WpView
    LECTURES 12,482
  • WpVote
    Votes 1,499
  • WpPart
    Chapitres 18
Damla Düşen Yer... Damla, on altı yaşında. Ama ruhunun bir kısmı hâlâ on dört yaşında kaldı. Doğduğunda kaçırıldı. Yıllarca bir yetimhanede büyüdü. Ve on dört yaşında, kimsenin adını koymadığı şeyler yaşadı. Şimdi ailesi onu buldu. Ama bazı yaralar bulunmaz. Bazı travmalar, eve dönmekle iyileşmez. Kalabalık bir aile, suskun bir kız... Geç kalınmış bir kavuşma. Ve öğrenilmesi gereken tek bir gerçek: Bazen düşülen yer, insanın en çok kanadığı yerdir.
Arslanoğlu par FilizimenGezgin
FilizimenGezgin
  • WpView
    LECTURES 1,032
  • WpVote
    Votes 81
  • WpPart
    Chapitres 3
Narin karabay: Hayata bir sıfır geride başlamış, tüm zorluklara inat kendi kanatlarıyla uçmayı başarmış, narin ama güçlü bir genç kadın. Öksüz ve yetim büyüdü, çabalarıyla tıp okudu ve memleketi mardinde aile hekimi olarak göreve başladı . Onun hayatı, sadece hastalarına şifa dağıtmakla sınırlıydı. Ancak o, farkında bile olmadan, çoktan bir Ağa'nın kalbine düşmüştü... Boran Arslanoğlu: Karşısında dağların bile saygı duyduğu, sert, acımasız ve sözü kanun sayılan Düşman Aşiretin Ağa'sı. Boran için hayat, aşiretin onuru ve toprakların güvenliğinden ibaretti. Ancak kimsenin bilmediği bir sır vardı: Boran, Narin'i, yani düşman aşiretin yetim kızını, uzun zamandır uzaktan izliyor ve ona delicesine aşıktı. Aşkını kalbine gömdüğü sırada, kardeşlerinin beklenmedik kaçışı onu korkunç bir kararın eşiğine getirdi: Berdel. Boran, kaderin bir oyunuyla, kalbini çalan kadını bu sefer kendi evine, zorla da olsa, gelin olarak getirmek zorundaydı. Narin, masumiyetin ve bilgeliğin timsali, karşısında duran bu heybetli adamdan, Ağa Boran'dan çok korkuyordu. Ancak bilmediği şey, bu zoraki esaretin Boran için bir ceza değil, gizli bir aşka uzanan çaresiz bir köprü olduğuydu. Zoraki bir evliliğin gölgesinde, iki zıt kutup. Biri korku ve çaresizlikle doluyken, diğeri yanan bir aşkın ateşiyle kavruluyor. Boran, bu zoraki esareti, Narin'in kalbini kazanacağı bir aşka dönüştürebilecek mi? Yoksa Narin, Ağa'nın gizli aşkını fark ettiğinde, bu aşk onu daha çok mu korkutacak?
Arslanoğlu  par destekalbence
destekalbence
  • WpView
    LECTURES 4,597
  • WpVote
    Votes 209
  • WpPart
    Chapitres 14
"16 yıl önce benden kurtulmuştun,şimdi ebedi hayatınızın sikim gibi geçmesi dileğiyle "diyip kağıdı yere attığım gibi doktorun burnuna yumruğumu geçirdim ve anında kulaklarımın içi çok tiz bir ses doldu.
VADELYAN par yazalven
yazalven
  • WpView
    LECTURES 284,903
  • WpVote
    Votes 14,455
  • WpPart
    Chapitres 8
"Ateşin içine girdiysen, yanmayı bileceksin." ... Bir taht ve iki kanlı soy. Vadelyan'lar ve Alivyan'lar. Bir savaş... Kazananı yok, kaybedeni çok. Ateşe atılan o ilk adımdan sonra hiçbir şey aynı kalmayacak. "Şahın devrilişi bütün savaşı başlatır. Ruhu buzdan kız, hayatını cehenneme çevirecek o adamla karşılaşır." VADELYAN.
+21 autres
KUTLU OLSUN (KİTAP OLDU) par darknesscrescent
darknesscrescent
  • WpView
    LECTURES 10,147,707
  • WpVote
    Votes 467,651
  • WpPart
    Chapitres 48
PUKKA YAYINLARI ARACILIĞIYLA KİTAP OLMUŞTUR. KİTAP SATAN HER YERDE BULABİLİRSİNİZ. Doğduğu ilk gün yetimhaneye bırakılan Rüzgar, hayatı boyunca bir şeylere ve birilerine bağlanmaktan kaçınan, soğuk bir tiptir. Aynı yetimhanede büyüdüğü yaramaz bir kız çocuğu dışında da bağ kurduğu kimse yoktur. Yaşı dolduğu için yetimhaneden ayrılmak zorunda kalan Rüzgar, her seferinde beraber kurtulmaya söz verdiği kız için geri döner. Yine rutin ziyaretlerinden birinde kızın ailesi tarafından yetimhaneden alındığını öğrenir ve bir daha ondan haber alamaz. Senelerini ondan bir iz bulmak için araştırarak geçirirken bir gün, gizemli bir numara doğum gününü kutlar. Çok geçmeden Rüzgar, bu numaranın yetimhanede beraber büyüdüğü kız olduğunu anlar ve kızın içinde bulunduğu zor durumu öğrendiğinde onu kurtarmak için anlaşmalı bir evlilik yapmayı teklif eder. İkisi, aynı soyadını paylaşan, evli ev arkadaşları olacaktır. "Seni seviyorum. Hep sevdim."
𝖢𝖠𝖭𝖧𝖨𝖱𝖠Ş •𝖣İ𝖫𝖣𝖠𝖱•(AŞİRET +18) DÜZENLENİYOR.... par Sevval_Alpar01
Sevval_Alpar01
  • WpView
    LECTURES 902,402
  • WpVote
    Votes 36,711
  • WpPart
    Chapitres 43
"O silahı elinden indir!" dediğimde, yan duran vücudunu ağır ağır bana doğru çevirdi ama o silah abimin alnına daha da bastırıldı. Yüzündeki sinsi tebessüm meydandaki herkesin yüreğini sıkıştırıyordu. "Yoksa?" diye soruşu, meydandaki bütün insanları endişelendirmeye yeterdi. Kalabalığın nefesi bir anlığına tutulmuş gibiydi. Çenemi herkesin inadına dikleştirip, gözlerimi onunkilere kilitledim. "Yoksa sana yemin olsun! Bu meydanı kanınla yıkarım!" diye bağırdım. Sözlerim gökyüzüne çarpıp geri indi, meydanda taş kesilmiş onlarca insanın üzerinde yankılandı. "Efsun!" diyen abime bakmadım. Gözlerim, kanla kaplanmış yüzüne kayacak olursa gardımın düşeceğini biliyordum. Onun bitap nefesi bile içimdeki öfkenin dengesini bozabilirdi. "Demek kanım ile yıkarsın ha!" dediğinde, fısıltısı bile meydanı inletti. Sanki rüzgar, sesi alıp bütün taş sokaklara taşıdı. Kalabalık tek bir ağızdan derin bir nefes aldı, kimse kıpırdamaya cesaret edemedi. "Azad ağa, yaparım bilirsin! Bu seni ilk vuruşum olmaz!" deyişimin ardından kaşları çatıldı. Çelik gibi bakan gözleri bir anlığına karardı. O an kalabalıktan birkaç kişi korkuyla geriye doğru koştu; ayak sesleri taş zeminde yankılandı. Koskoca Mardin! Her taşında kanın, her sokağında intikamın yankılandığı o şehir... En iyi o bilirdi; yıllar önce nasıl AZAD KARAASLAN'ı gözümü bile kırpmadan vurduğumu. O gün güneş batmamıştı sanki, Mardin yasa bürünürken Diyarbakır'da zılgıtlar eşliğinde birçok kapıda düğün yapılmıştı. Gözyaşı ile kahkaha aynı anda yükselmişti gökyüzüne. Ben, EFSUN ŞANLI... Yıllar önce babamın kanını akıtan adamın kanını bu meydanda dökmüştüm. Zerre korkmadan, zerre aşkımı aklıma getirmeden. O an kalbimde ne kadınlık ne merhamet kalmıştı; sadece intikamın soğuk ve keskin tadı vardı.
ÜZÜM BUĞUSU par bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURES 3,941,384
  • WpVote
    Votes 222,996
  • WpPart
    Chapitres 41
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.