n1zlx_
- Membaca 798
- Suara 81
- Bagian 7
"Keşke hiç oturmasaydım o lanet masaya, keşke hiç atmasaydım o aptal imzayı" dedi Sieun bir hışımla ayağa kalkarak.
Sinirliyli, belki birazda kırgın... Öyle sinirliydi ki dudaklarından dökülen sözcükler kullaklarına ulaşmıyor, bir kurşun misali direkt hedefe ulaşıyordu.
"Hayatımı mahfettin Suho! Senden önce arkadaşlarım, sevdiklerim, çevrem vardı. Beni seven insanlar vardı."
Bir kaç adımla karşısındaki bedene yaklaştı. Öfke saçan gözlerinde en ufak bir pişmanlık yoktu. İçinde biriktirdiği nefreti kusuyor ve bundan pişmanlık duymuyordu.
"Kahkalarım vardı lan kahkahalarım!"
Avuç içlerini, karşısında ellerini ceplerine atmış ifadesizce onu izleyen kocasının göğsüne yerleştirerek sinirle geri savurdu.
"Hepsini o alçak egonun altında ezdin!"
Yumruk yaptığı elleri öfkesiyle arka arkaya Suho'nun göğsüne çarparken sonunda Suho'dan da bir tepki gelmiş yumruk savuran bilekleri kavrayarak durdurmuştu. "Dur artık!"
"Bıktım senin bu fevri hareketlerinden, mide bulandırıyorsun Sieun."
Sieun sertçe bileklerini kurtararak geri çekildi. Odasına dönmek için hareketlendiğinde onun için rütin kavgalarından biri daha hiç bir yere varmadan sonlanıyordu. Taa ki arkasından seslenen Suho'yu duyana kadar;
"Madem benden bu kadar nefret ediyorsun... Boşanalım Sieun."