Teneşir Tahtası
3 stories
HER AN SENİNLEYİM  by Bayramtemizligi
Bayramtemizligi
  • WpView
    Reads 176,732
  • WpVote
    Votes 35,889
  • WpPart
    Parts 61
"Bal gibi aşıksın işte geri zekalı! Niye inkar ediyorsun?!" diye bağırdı Bilal. Barış'ın aklı karışmıştı. Aşk bu muydu yani? Böyle, sanki her an kusacakmış gibi olmak; bir kamyon eşek ölüsü taşımış gibi bitkin hissetmek; onun yüzü, gözünün önünden defolup olup gitsin diye, bikinili Rihanna posteri seyrettiğin halde, gusül abdestine ihtiyaç duymamak... hayır bu çok saçmaydı! Ama ilk kez midesi uçuşa uçuşa bulanıyordu... İlk kez bir kızın resmini çizmişti. İlk kez bir kızın yanaklarını mıncıklayıp öpesi gelmişti. İlk kez bir kızın önüne gelen saçlarını, kulağının arkasına sokuşturmak istemişti. Hatta aynı saçlardan, kendisine bıyık yapmak bile istemişti. Çayına şeker atıp karıştırırken kendine dahi kabul ettiremediği şeyi, arkadaşlarının ona kabul ettirmiş olmasının şaşkınlığını yaşıyordu. "Sevsem ne olur?" Diye mırıldandı. "Kızın benden midesi bulanıyor." "Laaan!" diye bağırdı Ahmet, gözleri iri iri açılmıştı. "Yoksa kızın yanında gaz falan mı çıkardın?" Barış hiçbir şey söylemeden kalkıp balkona çıktı. Kendisini sigaraya daha yeni yeni teslim etmişti ki, Bilal'in gitarının sesi, kulaklarını okşamaya başladı. Sigarasını derin derin içine çekerken, içinde bir şeylerin kor gibi yandığını hissetti... UYARI: +13 SAHNELER, ARGO VE KÜFÜR BARINDIRIYOR !
Rus mafyası / Yarı Texting  by be0imor
be0imor
  • WpView
    Reads 2,061,575
  • WpVote
    Votes 102,342
  • WpPart
    Parts 39
Rusya'da yaşayan kuzenine yazmak isteyen Narin, numaraları karıştırarak başka bir adama denk gelir. Denk geldiği adam, dünyaca ünlü, karanlık işleriyle bilinen, Ivan Volkov'dur...
GECENİN İZİ by hisssizyazar
hisssizyazar
  • WpView
    Reads 641,613
  • WpVote
    Votes 29,488
  • WpPart
    Parts 54
Yağmur yağıyor, her yeri sel alıyordu. Sokaktaki insanlar ıslanmamak için oradan oraya koşuyor, trafik arabalar sayesinde tıkanıyordu. Şemsiyesi olan insanlar rahat bir şekilde yolda yürüyordu. Şemsiyesi olmayanlar ise şanssızdı. Yağmurdan ıslanmamak için korunacak yer arıyorlardı. Şemsiyesi olmayan, elinde kalın hukuk kitapları, üzerindeki deri ceketi ile rahatça yürüyordu İzem. Acelesi yoktu. Islanmayı seven biriydi. Küçükken babası onu sokağa attığında yağmurun altında kendi kendine eğlenir, biriken suların üzerine zıplardı. Uzun kahverengi saçları ıslanıp birbirine karışmıştı. Elindeki hukuk kitapları çantasına sığmadığı için elinde sımsıkı tutuyor, ıslanmamaları için boynundaki kahverengi atkıyı kitaplarına siper ediyordu. İzem Karasu. Üniversite son sınıf öğrencisiydi kendisi. Yirmi üç yaşında, geleceğinin hayallerini kuran ve başarılı bir savcı olmayı hedefleyen bir hukuk öğrencisiydi. Son yılının bitmesine ve mezun olmasına sadece aylar kalmıştı. Metro durağına inen yürüyen merdivenleri görene kadar normal hızda yürümeye devam etti. Yürüyen merdivenler gözüne çarpar çarpmaz adımlarını hızlandırdı. İzem dışarıdan çok sert görünürdü. Bakışları her zaman insanlara nefretle bakardı. Oysaki sıcakkanlı biriydi. Sevdiklerine karşı çocuksu olurdu. Merhametli ve sevecendi. Soğuk olduğu insanlara acımazdı. Metro durağına geldiğinde metro gelmişti bile. İnsanlar birbirlerini ittirerek metroya ulaşamaya çalışıyordu. Sanki birbirlerini itmeseler metroya binemeyecek gibi bir halleri vardı. .....