Mükemmel olanlar
47 historias
SERÇEYİ ÖLDÜRMEK por bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    LECTURAS 9,999,841
  • WpVote
    Votos 562,469
  • WpPart
    Partes 83
Efsun Zorlu; atandığı Urfa'da mecburi hizmetini yapan tıp fakültesinden yeni mezun, çiçeği burnunda bir hekimdir. Daha mesleğinin ilk günlerinde, henüz on sekizine yeni girmiş bir hastanın intihar vakasıyla karşı karşıya kalır. Hastasının vücuduna bırakılan izler onu adım adım kendi geçmişine götürürken, geleceğini aniden tanımadığı insanların dudakları arasında bulur. Asla geçmemiş geçmiş, verilmiş sözler, kurtarılan hayatlar, doğrultulan namlular, yalanlar, fermanlar ve aşk. Devrim gibi bir kadın, Urfa'nın göbeğinde destan gibi bir sevdanın koynunda bulur kendini. Koca düzene baş kaldırıp o düzenin minnet ettiğine yenilmekse ne aklının ne de kalbinin kabulüdür. *** "Ağlarsam ölürüm." derken sesim düz, çoktan kabullendiğim bu gerçeği ilk defa dile getirişime rağmen sakindi. Çoktan. Saatlere dökülürdü ama bana şehirler aştıracak kadar çok gelen o vakit. Vücudumun ağrısı ruhumun sancısının çok altındaydı. Onun gözleri bende olsa da ben boşluğa odaklanmıştım. Üzerimde olan bakışlarının ağırlaştığını hissettim. Fetih bana çok ağır bakıyordu. Sırtıma yüklenen çuvallar biraz daha bel bükmeme sebep oldu. "Neden," dediğinde ne dediğimi çok iyi anlamış da yersiz bir sorgulayışa bürünmüş gibiydi. "serçe misin sen?" Kaşlarım hafifçe havalandı, başımın ağrısı belirginleşti. Uzun süreden sonra ona bakan ben oldum. Söylediği şeyin altındaki anlamı yakalamaya çalışıyordum ama buna çok uzaktım. Bunu anladı ve dudakları kıvrılacak sandım. Halbuki gülümsemeye çok uzaktık. "Serçeler," yüzünü hafifçe yüzüme yaklaştırdı. "Ağlayınca ölürlermiş. Bu yüzden mi bunca zamandır gözlerinin kuruluğu?" Bu konuşmadan sonra onun serçesi olacağımı, hatta olduğumu bilemezdim. Tıpkı bu topraklarda serçeyi öldürmenin kadını ağlatmak olduğunu bilmediğim gibi.
AHZAR por izgocean
izgocean
  • WpView
    LECTURAS 3,491,403
  • WpVote
    Votos 176,209
  • WpPart
    Partes 42
Zorluklarla ayakta kaldığı hayatında bir de bursla kazandığı üniversitesini ilerletmeye çalışan Yağmur, hayatının en büyük pişmanlığını yaptı... Birine aşık oldu. O adam ondan sadece kalbini almadı... ama geride yalnızca pişmanlıklar kaldı. Peki yıllar sonra, bir anda karşılaştıklarında; her şey hâlâ aynı mıydı? *
ZAMANIN GÖLGESİ por ebyide
ebyide
  • WpView
    LECTURAS 3,888,363
  • WpVote
    Votos 167,257
  • WpPart
    Partes 36
Üniversiteyi bitirdikten sonra özgür olmak ve hayallerini gerçekleştirmek isteyen Sidem, Milano'da kendi halinde günlerini geçirirken iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine vize sorunu ile karşı karşıya kalır. En az kendisi kadar zor durumda olan bir yabancıdan hiç beklenmedik bir teklif alır. Sidem, yabancının teklifini umursamazken bir yandan da ülkesine geri dönmemenin yollarını arar. Babası, durumu öğrenip müdahale etmeye çalıştığında Sidem için yolun sonu gelmiştir. Her yanılgısı bir aksilik, her aksilik onu kat ettiği yoldan başlangıç noktasına götürürken, bu sefer başlangıç noktasının da ötesine geldiğini hisseder. Belki de her şeye yeniden başlamak gerekir. Bir yabancıyla. O gece onlara yıldızlar şahit etti, kader yeniden yazıldı artık onlar birbirlerinin çıkarları için aynı masaya oturmuş iki yabancıydı. Belki de zaman onları aynı masaya oturan iki yabancıdan daha fazlası yapacaktı.
MELANKOLİ  por CHERRYBERRYMANGO
CHERRYBERRYMANGO
  • WpView
    LECTURAS 10,482,008
  • WpVote
    Votos 584,502
  • WpPart
    Partes 87
Sevdiği çocuk yerine yanlışlıkla okulun serserisine yazan Ece, başına çok büyük bir bela aldığını fark ettiği an onu engeller. Fakat her şey için çok geçti... TAMAMLANDI✔️ Yarı Texting 240723✨by CHERRYBERRYMANGO.
LAL por hikayelerindeyasar
hikayelerindeyasar
  • WpView
    LECTURAS 28,274,116
  • WpVote
    Votos 1,405,176
  • WpPart
    Partes 81
"Aklım almıyor," diye söylendi kendi kendine, beni aniden kavradığı elimden yeniden kendine çekti ve dudaklarını saçlarıma bastırdı. "Ben sana böyle his-," duraksadı. "İnsanlar nasıl seni yaralayabiliyorlar?" Konuşma engelli bir kız ve onun için işaret dili öğrenen bir adamın hikâyesi...
YUVA por renklerinacisi
renklerinacisi
  • WpView
    LECTURAS 178,072
  • WpVote
    Votos 13,621
  • WpPart
    Partes 28
Avucumu öptü. Tekrar masaya uzanıp bir şey aldı. Tam karşımda durup siyah kutuyu açtı. Gümüş, taşlı bileklik gecenin karanlığında parlarken tekrar gözlerine baktım. O ise bileğimi kendi avuçları arasına almıştı. Ne olduğunu bile bilmediğim, yurtta çıkan o olaydan kalma olan küçük izi hafifçe okşamıştı. "Özgür..." dedim bilekliğe hayran hayran bakarken. Bileğimi öptü. "Tırnağın kırılsa içim yanıyor." dedi yara izinden gözlerini çekmeden. Bilekliği taktı. Tekrardan gözlerime baktı. "Her yaranı iyileştireceğime söz veriyorum, Afra. Bütün kırıklıklarını iyileştireceğim. Yüzün gülecek, bütün bu yaşadıklarımız geride kalacak. Sana söz veriyorum bundan sonra sadece iyi şeyler için savaşacaksın." "Özgür..." "İyi ki doğdun nefesim." dedi, bileğimi bir kez daha öptü. Dayanamayıp parmak uçlarımda yükseldim, boynuna sarıldım. Belimi sıkıca sarıp bedenimi sabitlerken elimi ensesine yasladım. "Ben seni hak edecek ne yaptım?"
En Baştan por renklerinacisi
renklerinacisi
  • WpView
    LECTURAS 1,790,889
  • WpVote
    Votos 105,486
  • WpPart
    Partes 61
"Yıllar sonra anneme kavuşmuş gibiyim Eylül." diyerek sardı beni abim. "Anne kokusu..." Saçlarımı koklayan abime karşılık beline sımsıkı sarıldım. Arkamda Ömer abimi hissettim. Saçlarıma öpücük bıraktı. "Kıskandım." diyerek Utku abim de kocaman açtı kollarını. Umut abim de aynı şekilde gelip sarıldığında, bu halimize güldüm ancak gülüşüm bile titriyordu. "Kardeşimi ezdiniz, çekilin." dedi Ömer abim. Beni ortadan çekti. Ayak ucumda kucağıma gelmeye çalışan oğlumun boyuna indim. Elimdeki hırkayı tereddüt etmeden sırtına geçirip kucağıma aldım. "Ömrüm boyunca saklayacağım bunu." ❃ "Yaralayacak sanacaksın, ama hep sen kazanacaksın. Üstlerine gitmeyi öğreteceğim." 03.11.2021 - 13.12.2021
PAYEDÂR(TÖRE) /TAMAMLANDI\ por Maysa_58
Maysa_58
  • WpView
    LECTURAS 7,776,994
  • WpVote
    Votos 380,430
  • WpPart
    Partes 57
🌹 Genç adam, karşısında melekleri kıskandıracak derece güzel olan karısına doğru adım attı. Tam önünde durdu ve siyah gözlerini kısıp derin bir nefes aldı. Elindeki kırmızı kutunun kapağını açtı ve yüz görümlüğünu çıkardı. Genç kız heyecandan titreyen elleri, deli gibi heyecandan atan kalbi ile gelinliğin eteklerinden tuttup arkasını döndü. Kocası yüz görümlüğünü takacaktı. İçindeki heyecana engel olamıyordu. Kocasının ellerini bir anda boyunun da hissedince istemsizce bir ürperdi. Tekrardan kocasına doğru döndü. Bu sefer elleri duvağı tuttu ve kaldırdı. Mavi gözlerindeki heyecan ile kocasının gece gözlerine baktı. Kocaman ellerini genç kızın yanağına koydu. Yüzü o kadar küçüktü ki, elleri arasında kaybolmuştu eğildi ve anlına bir öpücük kondurdu. - Yeni evine hoş geldin Gül." Dedi kalın gür sesiyle, genç kız uzun kipriklerini kıpraştırdı, ve kocasının aksine ince olan bir sesle konuştu. -Benim adım Gül değil ağam. Gülhanım." Gülhanım & Yusuf Mirza 🌹 Yayınlanma Tarihi:05.11.2022 Not; Çiftlerimin arasında yaş farkı vardır rahatsız olanlar okumasın lütfen.🌸
SOKAK NÖBETÇİLERİ por asliaarslan
asliaarslan
  • WpView
    LECTURAS 58,645,757
  • WpVote
    Votos 2,258,371
  • WpPart
    Partes 63
16 Mayıs 2021 güncellemesi: Bölüm yorumlarında fazlasıyla spoiler olabilir, eğer hoşlanmıyor ve keyif alarak okumak istiyorsanız yorumlara bakmayın. Bütün Sokak Nöbetçileri'nin gözleri benim üzerimdeydi, benim gözlerim ise onun turkuaz rengi gözlerinden ayrılmıyordu. Hepimiz yine bir amaç uğruna toplanmıştık. "Sokak çocuklarını her gördüğünüzde saçlarını okşayın," dediğimde gözlerim onun kumral saçlarına kaydı, alnına bir tutam saç düşmüştü ve her zamanki gibi dağınık, özensizdi. "Onları sevin, gülümseyin. Bir gün o çocukların büyüyeceğini ve karşınıza çıkacağını unutmayın." Hafifçe tebessüm ettiğimde canım hiç olmadığı kadar fazla yanıyordu. "Büyüdüm, büyüdün, büyüdük." Ona doğru bir adım attım ve başımı kaldırıp "Keşke hiç büyümeseydik," diye fısıldadım. "Keşke büyümeseydin. Keşke o sokaklara ait kalsaydık." Öfkeli değil, bıkkındı. Ruhsuz değil, tepkisizdi. Yalnız değil, kimsesizdi. "İçimi sokaklara çevirmenin bir yolu var mı?" diye sorduğunda sesinde ilk defa başkaldırı yoktu, vazgeçiş vardı. "Kendimi değil ama seni o sokaklarda yaşatıp gizlemek istiyorum."
EMANET por aysegulkalayzengin
aysegulkalayzengin
  • WpView
    LECTURAS 2,501,258
  • WpVote
    Votos 94,515
  • WpPart
    Partes 51
Bebeği lösemi olan Arslan ile kardeşinin beyninde tümör olan Ayşegül, çaresizlik dolu bir dönemde kaderin ağlarını örmesiyle karşılaşır. Onların çaresizlikten başlayan zoraki evlilikleri, acaba güçlü bir aşka yuva olabilecek miydi? "Sakin misin?" diye sorduğunda, iyice yaklaştı. "Sakinim." Onun sözlerinden cesaret alarak, dudaklarıyla dudaklarına dokundu ama ansızın yüzüne yediği tokatla, şaşkına döndü. Ayşegül'ün tedirgin bakan ela gözleri, kırpışan kirpiklerinin altında fazlasıyla masum duruyordu. "Özür dilerim." "Önemli değil... Şimdi ben seni tekrar öpeceğim ve sen bana tokat atmayacaksın." "Sen öpeceksin, ben tokat atmayacağım." "Aynen öyle..." "Tamam." "Öpüyorum." "Öp..." "Tokat yok?" "Tokat yok." Arslan, dudaklarını hafifçe onun dudaklarına değdirdiğinde, Ayşegül istemsizce geri çekildi. Onun gerilemesiyle, Arslan ona doğru yaklaştı. "Kaçarsan olmaz." "Kaçmamam lazım, evet!" "Ayşegül, sakin kal..." "Sakinim. Gayet sakinim!" Karısının titreyen ellerini tuttu ve dudaklarına götürüp öptü. Onu yatıştıracak başka bir çare bulamamıştı. Onun derin bir şekilde nefes almasıyla, rahatlamaya çalıştığını gördü ve tekrar denedi. Dudaklarını onun dudaklarına yakınlaştırdı ve ansızın Ayşegül'ün onu öpmesiyle şaşkınlığa uğradı. Geri çekilen Ayşegül, telaşla söylendi. "Çok pardon! Sen öpecektin, ben tokat atmayacaktım! Ben yanlışlıkla öptüm!" Arslan, kıza şaşkınca baktı. Bu kız gerçek miydi? "Biz öpüşmeye bu kadar zaman harcadıysak, gerisi..." diyen Arslan, geri çekilip önüne döndü. Ne yapsaydılar acaba? Sakin yaklaşınca, becerememişlerdi. Bir anda mı olsaydı? Bir de onu denemek isteyerek tekrar karısına döndü ve ansızın dudaklarına yapıştı. Uzun öpücüğü, nefes almak adına sonlandığında, tekrar yanağına yediği tokatla şaşkınlığa uğradı. "Ayşegül, tokat yok demi