edaa803 adlı kullanıcının Okuma Listesi
48 Geschichten
AKLIMDA | lades ' yarı texting | tamamlandı von shkazzy
shkazzy
  • WpView
    GELESEN 119,866
  • WpVote
    Stimmen 7,120
  • WpPart
    Teile 30
Üzerindeki sırılsıklam kıyafetlerinden akan damlalar parkeyi ıslatırken, "Pes et artık, Belde!" dedi sinirle burun kemerini sıkarak. Forması üzerine yapışmıştı, sıkıca kenetlediği çenesinden üşüdüğünü gayet iyi anlayabiliyordum ama her zamanki gibi inat ederek, bunu belli etmemek için elinden geleni yapıyordu. Elindeki, giymek için aldığı ama bana laf yetiştirmekten giymeyi unuttuğu kot ceketi ıslak olmayan tek şeydi ve biraz daha burada böyle dikilmeye devam ederse hem onu da ıslatıp, hem de hasta olacaktı. Kollarımı göğsümde birleştirip "Pes etmek mi?" dedim alayla. "Ben bu oyun için tavuk kemiğine dokundum be!" Gözlerini devirdi. "Evet, iki yıl önce." Omuzlarımı silktim. "Yine de dokundum o iğrenç şeye," dedim geri adım atmadan. "Hem çok istiyorsan sen pes et." "Asla," dediğinde, başımı sallayıp "Ben de öyle düşünmüştüm," diye mırıldandım. Önümdeki titreyen bedenine bakarken daha fazla dayanamadım. Nefesimi dışarı bırakıp yenilmişlikle yanına yaklaşmaya başladığımda, kaşlarını çatmış, adımlarımı takip ederek ne yaptığımı anlamaya çalışıyordu. Tam önünde durduğumda başımı kaldırıp gözlerinin içine baktım ve kısık bir sesle "Aklımda," diye mırıldanarak ısrarla üzerine giymediği ceketini aşağıdaki parmaklarının arasından çekip aldım. İki yanındaki kollarından birini kavradığımda, soğuktan buz kesen bedeninin kasıldığını anbean hissetmiştim. Umursamadan, "Giy şunu," diye mırıldandım ve sağ kolunu kaldırarak ceketin aynı taraftaki kolundan geçirmeye çalıştım. Ne yapmak üzere olduğumu anladığında, tam dibimdeki bedeninin titrediğini tüm hücrelerimle hissettim. Soğuktan olmadığına yemin edebilirdim. | Kısa hikaye
KANDEMİRLER CENNETİ (Yeniden Yazılacaktır) von Vanessa_744
Vanessa_744
  • WpView
    GELESEN 63,188
  • WpVote
    Stimmen 2,998
  • WpPart
    Teile 23
(Biyo aile kitabı) 16 yaşında olan Asel Mina' nın cehhenemin den kurtulma hikayesi (Mizah ve argo kelimeler içerir) Alıntı *** Bana üsten üsten bakıp " ben senin yerinde olsa-" " Sen kimsin benim yerimde olacaksın lolipop bir kendi tipine bak birde bana bak " hop Memati'nin lafını yapıştırdım.Tek kaşını kaldırıp " akılı ol Memati "dedi. Sırıtarak " diyelim ki olmuyorum ne yapacaksın lan izmarit" onur araya girip. " Kavga çıkarmayın olm çekirdek yok çıkışa gelin çıkışa" İnek çocuk Onur'a dip dip baktık. Burak " olm ne çekirdeği çiğ köfte almamız lazım" dediğinde Hakan" ya biz çiğköfte almaya gittiğimizde bunlar barışırlarsa" yunus hakanın ensesine vurup "harbi salaksınız olm burak ve ben çiğköfte almaya gidecez sizde video çekeceksiniz hiç bir anı kaçırmak istemiyorum ona göre" Diyip gidiyordu ki inek çocuk ensesinden tutup kendine doğru çekti. " Olm gelirken uç ta alsana bitti benimki" Elimi kaldırıp " Yarabbim ben nereye düştüm böyle " Onur kolunu omzuma atarak " Kandemirlerin cennetindesin yavrum" Ona bombastic side eye bakışı attım. Bakışlarımı görünce "gelme üzerime katil" Diyip kantinin kapısına koştu. Ellerimi açıp "Allah'ım bir tane akıllı" Elimi yüzüme vurup amin dedim. Tam o anda da zil çalınca Yanımdan füze geçti. Füzeye baktığım da inek çocuğun olduğunu gördüm. Ona uzaylı görmüş insancıl bakışı atıyordum. Arkadan " koşun lan derse geç kalacağız yoksa koş koş" ***
Peri Masalı von kumrucuk0
kumrucuk0
  • WpView
    GELESEN 72,059
  • WpVote
    Stimmen 3,609
  • WpPart
    Teile 24
Bu hikaye Peri Masalın gerçek ailesiyle tanışma hikayesidir Hikayede argo ve küfür bulunuyor, rahatsız olan lütfen okumasın Teşekkürler ... Kapıdan tıkırtılar gelmeye başlayınca gözlerimi açtım, karanlıktı, odanın içi çok karanlıktı. Ben karanlıktan korkardım, alışmıştım ama buradaki karanlığa. Hatta hoşuma bile gitmişti, artık karanlığı seviyorum, karanlık bana kendimle baş başa kalmayı ve kendimi sevmeyi öğretmişti Yaptıklarımı ve bundan sonra yapacaklarımı düşündürüyordu buradaki karanlık bana Başımı tekrar kapıya çevirdim Bir ses geldi kulağıma " Eğer kapının yakınındaysan çekil, kıracağım " diye Ayyy gerçekten beni kurtarmaya gelmişler Kurt bakışlarında hayat bulduklarım Kapı kırıldı, yüzüme gelen ışıkla yüzüm buruştu ve istemsizce "ananı sikim " deyiverdim Ağzım epey bir bozulmuştu benim harbiden Bu yavşaklara küfür ede ede, yeni yeni küfürler üretiyordum, yani bir sürü küfür ediyordum ama sanki hepsi yetersiz gibi geliyordu Asker adam suratımı gördüğü an o da "siktir " çekmişti Kafasındaki kaskı çıkartıp Bana yaklaşmaya başlayınca ayağa kalkmaya çalıştım ama ayaklarım beni tutmadı ve yere yapıştım Siktir Ayağım gerçekten çok acıdı " Ştt dur, bekle ben sana yardım edeceğim. " dedi ve iki adımda yanıma geldi " Canının acıdığını biliyorum, hareket etmemeye çalış. Biraz daha burada bekleyeceğiz seninle, çatışma bitene kadar " dedi tekrar ılımlı bir sesle Ağlayacağım galiba Çok tatlı bir adam bu ya Yanıma oturduğunda başımı ona çevirdim, onun bakışları ise odanın etrafına dört dönüyordu, her gördüğü bir kan birikintisine kötü kötü bakıp küfür ediyordu Güldüm onun bu haline Bakışları beni buldu Garip garip bana bakmaya başladı bu sefer " Nerdeyiz biz?" Diye sordum çatallaşmış sesimle Evet bilmiyordum, kimse
BRONZ SERİSİ von zanegzo
zanegzo
  • WpView
    GELESEN 14,160,684
  • WpVote
    Stimmen 920,565
  • WpPart
    Teile 108
••Kitap oldu. Yakında final olacak ve seri altı kitaptan oluşacaktır. ❝El bebek, gül bebek değil; el bebek, öl bebek.❞ Karanlık örgütün kurduğu düzen için doğmuş bir kız çocuğuyken ona verilen en büyük ceza sevgisizlikti. Kaderini kabullendi ve kartını oynadı. O kim miydi? Hisar Alatav. Hayır, sil. His Alatav. Karanlık düzenin kıyameti olmak üzere. O ise Bronz. Karanlık örgüte başkaldırıp kartları yeniden dağıtan adam. Ona Bronz derler. Onların tohumları el bebek gül bebek değildi; el bebek öl bebekti.
ÜZÜM BUĞUSU von bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    GELESEN 3,928,793
  • WpVote
    Stimmen 222,494
  • WpPart
    Teile 41
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
toprak yağmur'a von uyuzkoala
uyuzkoala
  • WpView
    GELESEN 661
  • WpVote
    Stimmen 52
  • WpPart
    Teile 4
Bazen bazı kapıların açılması için bazı kapıların kapanması gerekir. İnsan bunu ilk anda bir kayıp sanır; gidenin arkasından uzun uzun bakar, ne yapacağını bilemez. Oysa kapanan kapı, ardında bırakılan bir hayattan çok, taşınamayan bir ağırlıktır. Herkes her yere sığamaz; her umut her zamanda yeşermez. İki kişi tarafından aldatılmanın ağırlığını taşımaya çalışırken, görüş açıma giren bir çift kahverengi göz dağıttı dikkatimi. Uzun zamandır fark edilmenin ağırlığını taşıyan hareler içime oturuyordu. "İkimiz de mutsuz ailenin çocuklarıyız Toprak-" "Bu birlikte mutlu olamayız demek değil, mutsuz olursak da birlikte mutsuz oluruz." elleri yanaklarımı kavradı, alınlarımızı birleştirirken çaresizliği sesinden anlaşılıyordu, "Bize bunu yapma, sana bu kadar yaklaşabilmişken beni tekrar elinin tersiyle itme." hissettiği kırılganlık, sözcüklerin arasına sıkışmış bir yalvarış gibi titriyordu.
YARALI DÜŞLER von selviora
selviora
  • WpView
    GELESEN 2,371
  • WpVote
    Stimmen 303
  • WpPart
    Teile 13
❦ yarı texting, koruyucuşeytan: Yaşamaya devam etmek istiyor musun? ✦ Bazen en derin yaralar, sessizce severken açılır. Bir yabancı mesaj, iki hayatı aynı ipte yürümeye zorlar. Rovan, İlkim'i sustuğu yerden konuşturmak ister; İlkim ise kelimelerinin bedelini ödeyebilecek mi, ondan emin değildir. Kimi aşklar, iyileştirmek için değil, daha derinden kanatmak için vardır. Ve bu hikâyede kalp kırıkları, bazen en güzel melodiyi çalar. 〆 KIRIK SÖZLER EVRENİ, birinci kitaptır.
Balın von Floressloraa
Floressloraa
  • WpView
    GELESEN 68,698
  • WpVote
    Stimmen 4,755
  • WpPart
    Teile 8
•Abilerim ve gerçek ailem kurgusudur iyi okumalarrr ................................. Minicik bir yürek, koca bir adamın bedenini doldurmaya yeter miydi? ................................... Floressloraa'nın kaleminden
İçindeki Kırgınlık  von kirazcicegii
kirazcicegii
  • WpView
    GELESEN 207,440
  • WpVote
    Stimmen 11,369
  • WpPart
    Teile 46
Aile kelimesinin ne anlama geldiği unutturulmuş, Ruhu kırgınlıklarla,bedeni yaralarla dolu kız.... Bu yaraları açanların gerçek ailesi olmadığını öğrenip, gerçek ailesiyle karşı karşıya gelir... Peki aile kelimesinden bile korkan kız, yeni ailesine alışabilecek mi?
Abiler Mi ? von beneftelyaa
beneftelyaa
  • WpView
    GELESEN 116,038
  • WpVote
    Stimmen 6,346
  • WpPart
    Teile 40
16 yıl sonra gerçek ailesini bulan Lizge Lalin gerçek ailesine uyum sağlayabilir mi ?