HÖNKÜRE HÖNKÜRE AĞLAMALIK
28 stories
LÂL by kamelya832
kamelya832
  • WpView
    Reads 57,821
  • WpVote
    Votes 3,008
  • WpPart
    Parts 24
Gerçek aile hikayesi. Klasik demek istemiyorum ama galiba klasik, bu kurguyu o kadar çok okudum ki. Bir an karşıma çıktı ve bir anda nerdeyse yazılanların tamamını okudum. Aşırı sarıyor ve yazmak istedim. Daha fazla uzatmadan geçelim o zaman hanımlar beyler. Umarım beğenirsiniz... ..... Küçük bir fanusun içine hapsedilmiş, on yedi yıllık hayatı sadece sessizliğe sıkıştırılmış Lâl. Nereden başladığını ve nasıl sonlanacağını bilmediği hayatının her saniyesi bir mücadele içinde geçiyordu. Öğrenmesi gereken şeyler vardı, savaşması gereken insanlar ve mücadele etmesi gereken bir hayatı vardı ama hangi hayat için mücadele edeceğini bile bilmiyor savaşmaya çoktan hazır olsa da savaşmaktan çoğunlukla kaçıyordu. Sebebi neydi peki? Düşmanı ondan güçlü olduğundan mıydı bu korkusu? Ya da ondan fazla oldukları için miydi? Hayır bunlar onu korkutacak şeyler değildi. Onun savaşmamasının tek nedeni düşmanının kendisi olmasıydı. Güçlü bir kız olduğunu düşünüyordu, bütün hayatı boyunca kendini buna inandırmış ve bunu dayatarak büyütmüştü kendini. Yanında kimse olmadan da yaşayabilir, her zorluğun içinden daha güçlü bir şekilde çıkabilirdi, en azından o öyle düşünüyordu. Her düşmenin ardından ayağa ısrarla kalksa da düştüğü için kendinden nefret eden ama düşmemek için çabalamayan biri nasıl olurda kalktığı için güçlü olabilirdi ki? Kendi zihninde yaşadığı iki kişilik hayat çoğu zaman onu yanlış kararlar vermeye zorlayan bir şeytandan farksızdı, kaçmalıydı. Bütün düşmanlarından kaçmalıydı evet ama kaçması gereken en büyük düşman ta kendisiydi. Mahkûm edildiği sessizlik zihninde bitmek bilmeyen bir savaşa neden olmuştu. O sessizliği güç sanmış sessizleştikçe kendi kendine düşman olmuştu. Ve o artık farkındaydı, güçlü bir kız değildi Lâl, sadece hâlâ hayatta kalmayı başarıyord
GÜZ YARASI by Melikenizz_Geldii
Melikenizz_Geldii
  • WpView
    Reads 50,367
  • WpVote
    Votes 4,184
  • WpPart
    Parts 59
Bilinmeyen numara: Neden bu kadar sinirlisin? Bilinmeyen numara: Polisler intihar etmene engel olduğu için mi? Bilinmeyen numara: Ne kadar öfkelenirsen öfkelen. Seni yaşatmak için her şeyi yapacağım. Bilinmeyen numara: Senin yaşaman gerek. Arel: Kimsin bilmiyorum ama şunu merak ediyorum. Arel: Neden yaşamamı bu kadar çok istiyorsun? Bilinmeyen numara: Çünkü, yaşamam için yaşaman gerekiyor can parçam. Kurgu yazılma tarihi: 10.04.09.2024
ÜZÜM BUĞUSU by bosverdilan
bosverdilan
  • WpView
    Reads 5,169,038
  • WpVote
    Votes 282,316
  • WpPart
    Parts 47
Sene 1992, ülke sağ ve sol çatışmasının izlerini hâlâ taşıyorken henüz yoluna girmiş bir düzen yoktur. Bu çatışmanın içerisinde aynı evde doğup büyümüş olan Firuze ve Ecevit birbirlerinin tek ve en sevdiği oyun arkadaşıdır. Yetişkinlerin kavgalarının ötesinde, boya kalemleri ve oyunlarıyla büyüyen iki çocuğun doğarken beraber yazılan hikayeleri; bir doğum gününde sert bir silgiyle silinir, hiç var olmamış gibi koparlar birbirlerinden. Silgi yazıyı siler, kağıdı hırpalar ve Ecevit bir ailenin avucunun içinde yok edilir. Suçlar ve cezalar. Cezaları yalnızca suçlular mı çeker? Silgi yazıyı siler, leke bırakır ve Firuze en sevdiği oyun arkadaşını kaybeder. Suçlananlar ve cezalandırılanlar. Suçlular sadece yetişkinlerden mi çıkar? Firuze Akın ellerinde fırçalar, karşısında tablolarla yıllardır oyun arkadaşını beklemektedir. Seneler sonra aynı sayfa açılır, silgi de kalem de tek kişinin eline düşer. Ali Ecevit Tarhan, yazıp silmek için yok edildiği o yere geri döner. *** "Firuze sen benim çocukluğumsun," Gözleri derin bir şefkatle bana bakıyordu. Konuşan Ecevit'ti. Onu evvelden tanıyordum. Gözlerindeki şefkat avucunun içine düştü, un ufak edildi. "Firuze sen benim çocukluğumun katilisin," dedi acıyla, nefesini keskin bir bıçak kesti, o bıçağı ben tuttum sandım. Konuşan Ali Ecevit Tarhan'dı. Onu yeni tanıyordum.
DÖRT ÇEYREK by AzraIzguner
AzraIzguner
  • WpView
    Reads 2,025,718
  • WpVote
    Votes 173,177
  • WpPart
    Parts 53
Bir kaldırımın köşesinde buldum hayalimi. Gözlerimi kapattım, bıraktım avucuna kalbimi. Dedi ki, sonuna kadar tutacak mısın elimi? İçimden cevapladım, birlikte tırmanacağız tüm merdivenleri. Mumlar üfledim, dilekler diledim. Kayan her yıldızda adını sayıkladı dilim. Ve o bana doğru tek bir adım geldiğinde Ben hiç gitmesin diye bütün yolları denedim. 🏀 "Doruk?" dedim heyecanla. Bakışları yüzümde oyalanmaya devam ettikçe duramadım yerimde. Bir şey söyleyecekti. Bir şey söylemek için buradaydı. "Kaptın mı formayı?" "Feza," dedi ve seri adımlarla ona doğru ilerlediğim sırada o da birkaç adım yaklaştı bana. Sadece ismimi söylemişti ama heyecanını yansıtması için bu yeterliydi. Devam etmesini beklerken kalbim yerinden çıkacak gibiydi. "Kaptık formayı."
ŞAFAK VURGUNU by authsevvy
authsevvy
  • WpView
    Reads 1,393,099
  • WpVote
    Votes 79,662
  • WpPart
    Parts 28
❝Işığa ulaşmak için önce karanlıktan korkmamayı öğrenmen gerek. Çünkü şafak karanlığın içinde. Karanlıktan uyan, gözlerini aç, geceyi terk et, şafaktan kaç.❞ ☼ Çeyrek Vurgun Serisi'nin birinci kitabıdır.
on ikiye dört kala| texting by versotappen
versotappen
  • WpView
    Reads 170,015
  • WpVote
    Votes 11,161
  • WpPart
    Parts 36
Kalp ritim bozukluğu olan Akşam Yıldız, lisede ki popüler futbol takımında olan Utku Giden'e bir gece ansızın mesaj atar. Hayatının aşkını bulduğunu düşünen Akşam, aşkın sadece zarar verdiğinden henüz haberi yoktu.
Afitap by elifderlerr3
elifderlerr3
  • WpView
    Reads 196,766
  • WpVote
    Votes 8,899
  • WpPart
    Parts 52
Vatan. Beş harf. Canım. Beş harf. İkisini de birbirinden ayırt etmememin sebebi, beş harf olmasından kaynaklı değildi. Vatan, canımdı. Canım, vatandı. Birbirinden ayırt edilemez, birbirinden ayrı düşemezdi. Canım var oldukça vatana hizmet edecektim, bu on yaşındaki kız çocuğunun babasının tabutunun üzerindeki bayrağı okşarken ettiği yemindi. ••• 'Afitap ne demek?' 'Aylin, ayın ışığı demekmiş. İsmini ilk duyduğumda anlamını merak etmiştim. Sen isminin anlamını taşıyan bir kadınsın Aylin. Sen ay ışığısın, sen benim karanlık gecelerime düşen ışıksın, önümü aydınlatırsın. İsminin anlamına ters düşen diğer yanın, gündümüzü de aydınlatıyor olman. Bu yüzden afitapsın, bu yüzden Aylin'imsin. Hem gündümüzü, hem gecemi aydınlatan o görkemli ışıksın...'
Aşiretmiş ( Gerçek ailem) by Elnaz_2222
Elnaz_2222
  • WpView
    Reads 977,120
  • WpVote
    Votes 46,322
  • WpPart
    Parts 59
Yıllar önce başlayan bir ayrılık hikayesi. Daha doğduğu gün ölüm emri verilen bir kız. Sırlarla dolu bir hayat. Nefret duyulan bir beden ve sevgiye muhtaç bir kalp. Yıllardır dedeleri tarafından kadınlara karşı bir nefretle büyüyen dört abi ve bir kardeş . Kız çocuklarını bir utanç kaynağı olarak gören bir baba. Yıllardır öldüğünü bildiği kızı için içi yanan bir anne. Ve ailenin değerini bilen masum bir kız. Peki sizce bu sekiz kişi onca engele rağmen aile ola bilecek mi? "Aşiretmiş " sırf kız çocuğu olarak doğduğu için bilinmeyen biri tarafından ölüm emri verilen lakin ağasının emrine rağmen bir masuma kıyamayan bir kahya ile başlayan bir gerçek ailem kurgusudur.
AKLIMDA | lades ' yarı texting | tamamlandı by shkazzy
shkazzy
  • WpView
    Reads 142,330
  • WpVote
    Votes 8,559
  • WpPart
    Parts 30
Üzerindeki sırılsıklam kıyafetlerinden akan damlalar parkeyi ıslatırken, "Pes et artık!" dedi sinirle burun kemerini sıkarak. Forması üzerine yapışmıştı, sıkıca kenetlediği çenesinden üşüdüğünü gayet iyi anlayabiliyordum ama her zamanki gibi inat ederek, bunu belli etmemek için elinden geleni yapıyordu. Elindeki, giymek için aldığı ama bana laf yetiştirmekten giymeyi unuttuğu kot ceketi ıslak olmayan tek şeydi ve biraz daha burada böyle dikilmeye devam ederse hem onu da ıslatıp, hem de hasta olacaktı. Kollarımı göğsümde birleştirip "Pes etmek mi?" dedim alayla. "Ben bu oyun için tavuk kemiğine dokundum be!" Gözlerini devirdi. "Evet, iki yıl önce." Omuzlarımı silktim. "Yine de dokundum o iğrenç şeye," dedim geri adım atmadan. "Hem çok istiyorsan sen pes et." "Asla," dediğinde, başımı sallayıp "Ben de öyle düşünmüştüm," diye mırıldandım. Önümdeki titreyen bedenine bakarken daha fazla dayanamadım. Nefesimi dışarı bırakıp yenilmişlikle yanına yaklaşmaya başladığımda, kaşlarını çatmış, adımlarımı takip ederek ne yaptığımı anlamaya çalışıyordu. Tam önünde durduğumda başımı kaldırıp gözlerinin içine baktım ve kısık bir sesle "Aklımda," diye mırıldanarak ısrarla üzerine giymediği ceketini aşağıdaki parmaklarının arasından çekip aldım. İki yanındaki kollarından birini kavradığımda, soğuktan buz kesen bedeninin kasıldığını anbean hissetmiştim. Umursamadan, "Giy şunu," diye mırıldandım ve sağ kolunu kaldırarak ceketin aynı taraftaki kolundan geçirmeye çalıştım. Ne yapmak üzere olduğumu anladığında, tam dibimdeki bedeninin titrediğini tüm hücrelerimle hissettim. Soğuktan olmadığına yemin edebilirdim. | Kısa hikaye