Aşk,Aile,Acı
59 stories
Bir Serçe  Masalı by ayca_k__
ayca_k__
  • WpView
    Reads 624,318
  • WpVote
    Votes 40,312
  • WpPart
    Parts 31
Yorgun kahveleri gözyaşları ile parlayan açık kahveler ile buluşurken genç adam derin bir soluk daha aldı. Sakin adımlarla odayı arşınlayıp da kızın yatağının başında durduğunda onun duvar dibine büzülmüş küçük bedenine baktı önce , daha sonra bakışları kızın yatağın başlığına zincirlenen incecik bileğine kaydı. Kızarmıştı. Kaşları hafifçe çatılırken , "Sen yine mi ağlıyorsun ? " dedi. Bu cevap beklemediği ve öylesine sorulmuş bir soruydu . Genç adam yorgun bir şekilde bakışlarını sadece bir masa , bir yatak , bir dolap ve bir kaç kitaptan ibaret olan boş odada gezdirdi . Ve gözleri tekrar o ürkek , yaşlı kahvelerle buluşurken , "Ağlama . " diye mırıldandı. "Çünkü serçeler ağlarsa ölür " ♣♣♣ "Bir serçenin ömrü gözyaşını dökene kadardır . "
İkinci Bahar by my_khushi
my_khushi
  • WpView
    Reads 1,035,116
  • WpVote
    Votes 65,010
  • WpPart
    Parts 37
İkinci Bahar Çok sevdiği karısı ve iki kızıyla mutlu mesut yaşarken bir sabah evden çıkıp giden karısından bir daha haber alınamamış. Karısının kendisini ve kızlarını terk etmesi ile hayatı altüst olmuş bir adam. Daha on dokuz yaşındayken evlenmiş. İki sene sonra bir trafik kazasında annesini babasını ve kocasını kaybetmiş, aynı kazadan hafif yaralarla kurtulmuş, geçirdiği şok nedeniyle kaldırıldığı hastanede hamile olduğunu öğrenmiş ve bununla hayata yeniden tutunmuş bir kadın. Bu iki yaşam, çocukları için bir araya gelirse ne olur dersiniz?
Lavanta✔️ by pluiek
pluiek
  • WpView
    Reads 275,103
  • WpVote
    Votes 16,383
  • WpPart
    Parts 27
|Tamamlandı| Yirmi üç yaşındaydı. Okulunu yeni bitirse de iş bulamamış, evden kovulmuştu. Evden çıkarken annesinin ona yalan söylediğini, dedesinin yaşadığını öğrenmişti. Yıllardır sakladığı kitaplarını satarak kazandığı parayla dedesinin yanına giderken bulmuştu kendisini. Dedesinin onu istemesi için dua etmişti, kucağında etrafı seyreden kardeşiyle. Dayanacak, yardım isteyecek birine ihtiyacı vardı. Yıllardır Isparta da onu özleyen iki adamı bilemeden. Yol boyu endişe içinde kardeşini izleyerek rahatlamaya çalıştı. Biri torununun özlemi ile bir gün belki gelir diye mahallenin kahvehanesinde köyün girişini izlerken bir diğeri onu unutmaya çalışmıştı. Gelmeyeceğine emindi artık. Küçükken onu beklemişti. On dört yaşındayken ona veda bile etmeden giden küçük kıza kızgındı, kırgındı. En çok kendisine kızgındı. Abisi gibi sahiplendiği kız gittikten sonra onu düşünmekten vaz geçmediği, ona olan duygularını yanlış yerlere çektiği için kendisine kızgındı.
BİR TUTAM KAHVE KOKUSU by eelliiffiippeekk
eelliiffiippeekk
  • WpView
    Reads 120,229
  • WpVote
    Votes 7,000
  • WpPart
    Parts 38
TAMAMLANDI! Kopan düğme Eylül'ün ayaklarının dibine düşerken Galip gözlerini Eylül'ün gözlerinden ayırmadan, "Evet çok kalın kafalıyımdır! " diyerek bir düğmesini daha kopardı. "Laftan da anlamıyorum! " demesiyle bir tane daha kopardı. "Sözden de anlamıyorum! " ve bir tane daha. "Oldukça kabayım! " bir düğme daha yeri boyladı. "Zorbayımda aynı zamanda! " son düğmede yerle buluşurken, Galip yüzünde yaptığından gayet memnun bir ifadeyle Eylül'ün gömleğini kollarından sıyırdı. Eylül çattığı kaşları ve sıktığı dişleriyle bakarken burnundan soluyordu. "Başın göğe erdi mi?! " diye sordu sinirle. "Daha değil " diyen Galip Eylül'ün pantolonunun düğmesini açtı. Eylül gözlerini gözlerinden ayıramayıp itiraz edemedi. Galip kalçalarından aşağı ittiği pantolonu ve iç çamaşırını dudakları teninde iz bırakırken eğilerek bacaklarından çıkardı. Doğrulup kendi tişörtünü çıkarıp yere attı. Eylül'ün sütyenini çıkarıp diğer elbiselerin üzerine attı. Üryan bir şekilde elleri arasında kalan Eylül'ü belinden kavrayıp kendiyle birlikte duvara yasladı. Belindeki elleri kalçalarına inerken Eylül'ün tenine düşen ateş tüm bedenine yayılıyordu. Galip'in elleri büyük bir zevkle Eylül'ün teninin her kıvrımında dolandı Bazen ne yaparsanız yapın hayat size dönüp tebessüm bile etmez. Hele ki bir sonbahar Eylül-seniz. Yaptığı kapaktan dolayı teşekürler -PrisonersBoss
EMANET by aysegulkalayzengin
aysegulkalayzengin
  • WpView
    Reads 2,444,278
  • WpVote
    Votes 93,078
  • WpPart
    Parts 51
Bebeği lösemi olan Arslan ile kardeşinin beyninde tümör olan Ayşegül, çaresizlik dolu bir dönemde kaderin ağlarını örmesiyle karşılaşır. Onların çaresizlikten başlayan zoraki evlilikleri, acaba güçlü bir aşka yuva olabilecek miydi? "Sakin misin?" diye sorduğunda, iyice yaklaştı. "Sakinim." Onun sözlerinden cesaret alarak, dudaklarıyla dudaklarına dokundu ama ansızın yüzüne yediği tokatla, şaşkına döndü. Ayşegül'ün tedirgin bakan ela gözleri, kırpışan kirpiklerinin altında fazlasıyla masum duruyordu. "Özür dilerim." "Önemli değil... Şimdi ben seni tekrar öpeceğim ve sen bana tokat atmayacaksın." "Sen öpeceksin, ben tokat atmayacağım." "Aynen öyle..." "Tamam." "Öpüyorum." "Öp..." "Tokat yok?" "Tokat yok." Arslan, dudaklarını hafifçe onun dudaklarına değdirdiğinde, Ayşegül istemsizce geri çekildi. Onun gerilemesiyle, Arslan ona doğru yaklaştı. "Kaçarsan olmaz." "Kaçmamam lazım, evet!" "Ayşegül, sakin kal..." "Sakinim. Gayet sakinim!" Karısının titreyen ellerini tuttu ve dudaklarına götürüp öptü. Onu yatıştıracak başka bir çare bulamamıştı. Onun derin bir şekilde nefes almasıyla, rahatlamaya çalıştığını gördü ve tekrar denedi. Dudaklarını onun dudaklarına yakınlaştırdı ve ansızın Ayşegül'ün onu öpmesiyle şaşkınlığa uğradı. Geri çekilen Ayşegül, telaşla söylendi. "Çok pardon! Sen öpecektin, ben tokat atmayacaktım! Ben yanlışlıkla öptüm!" Arslan, kıza şaşkınca baktı. Bu kız gerçek miydi? "Biz öpüşmeye bu kadar zaman harcadıysak, gerisi..." diyen Arslan, geri çekilip önüne döndü. Ne yapsaydılar acaba? Sakin yaklaşınca, becerememişlerdi. Bir anda mı olsaydı? Bir de onu denemek isteyerek tekrar karısına döndü ve ansızın dudaklarına yapıştı. Uzun öpücüğü, nefes almak adına sonlandığında, tekrar yanağına yediği tokatla şaşkınlığa uğradı. "Ayşegül, tokat yok demi
Görevimiz Mutluluk 2 by hnde_cevk
hnde_cevk
  • WpView
    Reads 55,608
  • WpVote
    Votes 3,315
  • WpPart
    Parts 45
Görevimiz Mutluluk devam kitabıdır. Tüm yaşanılanlardan sonra Bade, toparlanıp yeniden hayata tutunmak için çaba gösterirken karşısına ona yardım etmek için can atan bir yabancı çıkar. Onu tanımaya çalışırken bitti diye düşündüğü geçmiş hesapları da yeniden gün yüzüne çıkmaya başlayınca Bade'yi zor anlar beklemektedir. Herkese keyifli okumalar :)
Görevimiz Mutluluk by hnde_cevk
hnde_cevk
  • WpView
    Reads 418,906
  • WpVote
    Votes 14,518
  • WpPart
    Parts 45
Bebeğini kaybeden acılı bir anne ve bebeğine süt anne arayan terk edilmiş bir babanın aşk ve ihanetlerle çevrelenmiş sıra dışı sürprizlerle dolu hayat hikayesi. "Hiçbir şey göründüğü gibi değildir." Keyifli okumalar...
DİLAY HANIM by mermarid
mermarid
  • WpView
    Reads 145,126
  • WpVote
    Votes 9,062
  • WpPart
    Parts 43
TANITIM İki düşman bakışın çakışmasıyla genç kız alaycı bir şekilde gülmüştü. Karşısında ki adama tahammül sınırları oldukça tükenmişti. Adamın da ondan aşağı kalır yanı yoktu. Yıllar sonra döndüğü evde yine aynı manzarayla karşılaşmıştı. Karşısında ki kadın yüzünden kolundaki kadının varlığını dahi unutmuştu. Dilay Yavuz... Hayır yıllar önce Dilay Bozkurt olmuştu! Adam hala onu boşamayı unuttuğuna inanamıyordu. Evlendikleri gecenin sabahında kızın gözlerinin içine bakarak alaycı bir şekilde konuşup boşanma evraklarını imzalatıp büyük evden ayrılmıştı. Ailesi oldukça variyetli olmasına rağmen şehirden yarım saat uzaklıktaki bu büyük çiftlik evinde kalmayı seviyordu. Kısa bir süre etrafı inceledikten sonra yeniden önünde ki kadına dönmüştü. Kadının gözlerinde ki o bakışı ölse unutamazdı. Aynı bakış şimdide kadının gözlerinde vardı. Tiksinti! Kadının gözleri kolunda ki kadına takılınca adam gerildiğini hissetmişti. Dilay hiç bir şey söylemeden çiftliğin kapısından içeriye girerken adam arkasından sadece bakmıştı. Babası olmasaydı Dilay ile asla evlenmeyeceğini biliyordu. Ama görüyordu ki gittiğinden beri çiftlikte pek bir şey değişmemişti. Kadın hala çiftliğin sahibi olarak dolanıyor, etraftakilerin hayran bakışlarını üzerine topluyordu. Dilay güzeldi! Kahretsin ki eskisinden bile daha güzeldi. Dişlerini sıkarken en büyük imtihanının başladığından habersizdi.
Karanlıktaki Mavi (DÜZENLENİYOR) by aaytacaliyeva
aaytacaliyeva
  • WpView
    Reads 84,159
  • WpVote
    Votes 3,977
  • WpPart
    Parts 21
Bu Mavi ve Kara'nın hikayesi... Adları gibi iki hikaye... İki varlıklı ailenin bireyleri... Mavi adından da göründüyü gibi pırıl-pırıl,cıvıl-cıvıl,hayat enerjisi yüksek,bıcır-bıcır,tatlı mı tatlı bir kız...Mavi babasını çocukken kayb etdi.Ama hayat onun enerjisinden bir şey alıp götüremedi...Çünki babası ona hep mutlu olmağı ve güçlü durmayı öyretmişdi... Kara da adı gibi tam bir "kara".Sadece kendisini ailesine adamış,abisiyle birlikte ailesinin başında duran,içine kapanık birisi..Aslında o da çok hayat enerjili birisi,birisiydi yani...Ama babasını kayb etdikten sonra içine kapandı.O mutlu çocuktan geriye hiç bir şey kalmadı... Mavi ve Kara... Kara Mavi'yi bir tesadüf eseri her gün görür.Bir ay boyunca kendisini gözlemler ve ona aşık olur... Bir gün Mavi ve Kara'ya aynı anda gelen zarf hayatlarını değiştirir... Kara'nın yolu Mavi ile kesişir.Kendisinin aşık olduğu kızı karşısında görür ve onunla iş birliği yapar. Gizemli zarfın sırrını çözmeye çalışırlar...
NAMÜTENAHİ by misi_deny
misi_deny
  • WpView
    Reads 130,085
  • WpVote
    Votes 4,915
  • WpPart
    Parts 10
Evlilik için zorlanan iki genç.. Babasının zoruyla sevmediği bir kızla evlenmek için tamam demişti Gökalp. Ama unuttuğu bir şey vardı. Zeynep.. Genç kız liseyi yeni bitirmiş, üniversite sınavına girmek için heyecanlıyken evlilik konusu açılmıştı. Babasının en yakın arkadaşının oğlu.. Gökalp! İkisi de bu evliliği istemiyordu ve kurtuluş yolu Gökalp'in gitmesiyle sonuçlandı. Genç adam, hem Zeynep için hem de kendisi için gitti. Giderken arkasında Zeynep'in kalbini de götürdüğünden habersizdi.. ******* Sertçe yutkundu Zeynep. "Ben beni sevmemenden korktum adam. O kadar imkansız geldin ki bana. Seni sen yokken sevmeye o kadar alıştım ki, sen gelince bocaladım. Sen gelince hissettim ben yüreğimin ateşini. Bilmezdim ben sevmeyi. İlk sevdam, ilk kıskançlığım, ilk acım, ilk özlemim hepsi sensin . Şimdi gel istediğin kadar vazgeç de kalbime. Umursamaz ki. O beni, seni severken umursamadı ki sen vazgeç dediğinde senin dediğini umursasın. " Söyledikleri birer mızrak gibi battı adamın kalbine. Karşısındaki karısının sözlerine inanmak istiyordu ama.. Aması vardı işte. Ona yalan söylemesi ve arkasından iş çevirmesi aklına gelince sustu genç adam. Tıpkı bir zamanlar Zeynep'e ' Susma, konuş' dediğinde sorduğu sorulara cevap vermeyen ve ondan her şeyi gizleyen kızın sustuğu gibi..